İçeriğe atla

Ceberût ile Melekût aynı Fass'ta nasıl bir mekanizmayla buluşur?

Çaprazlama1 görüntülenme11 kaynak
Kısa cevap

Ceberût ve Melekût, tasavvufî vücud mertebeleri hiyerarşisinde birbirini takip eden ve birbirine bağlı olan iki âlemdir. Ceberût, lâhûttan sonra gelen, akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam mertebesi olup, Hakk'ın sıfatlarının tecellî ettiği yerdir. Melekût ise ceberûttan sonra gelen, ruhânî varlıkların ve esmâ âleminin mahallidir. Bu iki âlem, Risâle-i Gavsiyye'de belirtildiği üzere, "ceberût ile lâhût arasındaki her tavır hakîkattır" ve "melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarîkattır" ifadeleriyle mânevî sülûkun farklı aşamalarını temsil eder¹·². Ceberût, sıfat mertebesi olarak Melekût'un (esmâ mertebesi) kaynağı ve üst sınırı konumundadır; Melekût ise Ceberût'tan zuhura gelerek mülk âlemine doğru bir tenezzülün başlangıcını oluşturur³·⁴.

Detaylı cevap

Ceberût ve Melekût, tasavvufî vücud bahsinde lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût şeklindeki beş mertebeli sıralamada yer alan iki önemli âlemdir. Ceberût, lâhûttan (Hak'ın zâtı) sonra gelen, akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam mertebesidir. Bu âlem, Hakk'ın sıfatlarının tecellî ettiği yer olarak kabul edilir ve "sıfat mertebesi" olarak da adlandırılır⁵·⁶. Ceberût'ta soyut akıllar (kerubiyyîn) ve hakîkat-i muhammediyye bulunur. Melekût ise ceberûttan sonra gelen, ruhânî varlıkların ve esmâ âleminin mahallidir⁷·⁵. Melekût âlemi, melâike, ruhanîler ve mücerred varlıkların bulunduğu, esmâ mertebesi olarak da bilinen bir âlemdir⁷·⁸.

Bu iki âlem arasındaki ilişki, bir zuhur ve tenezzül silsilesi içinde gerçekleşir. Kamer Sûresi'nde belirtildiği üzere, "Zat’ı ilahî" coşarak "ceberut âlemi"ni zuhura getirmiş, "Âlem-i Ceberut" coşunca da "âlem-i Meleküt" meydana gelmiştir³. Bu durum, Ceberût'un Melekût'un kaynağı ve üst sınırı olduğunu gösterir. İnci Tezgâhı'nda da "ceberût ile melekût arasındaki fark, kendini sıfatları ile bulma" olarak açıklanır ve "varlık esmâ mertebesine tenezzül eder" ifadesiyle Ceberût'tan Melekût'a geçiş vurgulanır⁴.

Mânevî sülûk açısından bakıldığında, Risâle-i Gavsiyye'de bu âlemler arasındaki geçişler "tarîkat" ve "hakîkat" olarak tanımlanır: "melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakîkattır"¹·². Bu, sâlikin Melekût'tan Ceberût'a yükselişinin tarîkat mertebesini, Ceberût'tan lâhûta yükselişinin ise hakîkat mertebesini ifade ettiğini gösterir. İnsân-ı Kâmil, bu mertebelerin hepsinin aynasıdır ve hiçbir mertebe ona câmi değildir⁹·¹⁰·¹¹. Bu bağlamda, Ceberût ve Melekût, Hakk'ın tecellîlerinin farklı katmanlarını ve mânevî yolculuğun aşamalarını temsil eden, birbirini tamamlayan âlemlerdir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Risâle-i Gavsiyye · s.2. − Nâsut ile melekût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhut arasındaki her tavır da hakîkâttır.Oku
  2. 2Bakara Sûresi · s.365“-Nâsût ile melekût arasındaki her tavır şerîat; melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarîkat; ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakikattır!.." “- YOku
  3. 3Kamer Sûresi · s.153“Lahut” da derler... “ küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe”, “gizli bir hazineydim ”, hükmüne ve düsturuna göre; “Zat’ı ilahî” coşarak “ceberut âlemi” nOku
  4. 4İnci Tezgâhı (1) · s.90Melek bilgi ile kurtuldu, hayvan bilgisizlikle kurtuldu, insanoğlu ikisinin arasında çekişe dövüşe kaldı gitti. 130 A’MA: (1) ehadiyet (2) Hüviyet (hu) (3) İnniOku
  5. 5Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2) · s.143Mülk âlemi - Madde âlemi Melekût âlemi - Esmâ âlemi Ceberut âlemi - Sıfat âlemi Burada belirtilen üç ilâh bâtınen bu mertebelere iltifat edenlerin ilâhlarıdır. Oku
  6. 6İnsân-ı Kâmil (Cilt 6) · s.57Bunun adı: Melekûttur… c) Mülkten de, melekûttan da münezzeh olan kısım... İşbu kısım için: - Ceberut-u İlâhî kısmı… Diye söylenir… Mülk, Melekut, Ceberut yani Oku
  7. 7K1-73
  8. 8Risâle-i Gavsiyye · s.55Melekût, yâni esmâ mertebesinde olan âriflik ma’rifet mertebesinde olan âriflik değil alimliğin biraz üstünde olan ârifliktir. Ceberût, sıfat mertebesidir ve buOku
  9. 9Lübbü'l-Lübb (Özün Özü) · s.18Mülk, melekütun; meleküt, ceberütun; ceberut, lâhutun; ve İnsan-ı Kamil de “halifetullah” olarak, cümlesinin aynasıdır.. İlahi varlığı, kainatı yansıtan bir aynOku
  10. 10Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.18Mülk, melekütun; meleküt, ceberütun; ceberut, lâhutun; ve İnsan-ı Kamil de “halifetullah” olarak, cümlesinin aynasıdır.. İlahi varlığı, kainatı yansıtan bir aynOku
  11. 11Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi · s.30Mülk, melekütun; meleküt, ceberütun; ceberut, lâhutun; ve İnsân-ı Kâmil de “halifetullah” olarak, cümlesinin aynasıdır.. İlâhi varlığı, kâinatı yansıtan bir aynOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.