Ceberût nasıl gerçekleşir?
Ceberût, tasavvufî vücud bahsinde sıfat mertebesi olup, Hak Teâlâ'nın azamet ve kudretinin tecellî ettiği, akl-ı evvel ve rûh-ı a'zamın bulunduğu âlemdir. Bu mertebe, lâhût (Zât-ı İlâhî) ile melekût (melekler âlemi) arasında bir köprü vazifesi görür ve Hak'tan gelen ilâhî tasarruf ile sâlikin amelî gayretinin birleşimiyle idrâk edilir. Ceberût'un gerçekleşmesi, Hak'tan gelen vehbî bir cezbe ve sâlikin tarikat ve hakikat yolundaki tertîb ve terbiyesiyle mümkündür; zira "melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakîkattır"¹·².
Detaylı cevap
Ceberût'un gerçekleşmesi, tasavvufî sülûkun derinliklerinde, hem ilâhî bir lütuf hem de sâlikin ciddi gayretiyle vuku bulan bir hâldir. Ceberût, "azamet, kudret, cebri kuvvet" anlamına gelir ve "sıfat mertebesidir"³·⁴. Bu mertebe, "küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe" (gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim) hadîs-i kudsîsinin işaretiyle, Zât-ı İlâhî'nin coşarak zuhura getirdiği ilk âlemdir ve ona "ruh-u izafî" de denir⁵·⁶.
Ceberût'un idrâki ve yaşanması, tasavvufî yolculukta belirli merhalelerden geçmeyi gerektirir. "Nâsût ile melekût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakîkattır"¹·². Bu ifadeye göre, ceberût mertebesine ulaşmak için öncelikle tarikat yolunun gereklerini yerine getirmek icap eder. Tarikat, sâlikin amelî gayretini, zikir, vird, murâkabe gibi tertîb-i sülûku ve mürşidin terbiyesini içerir.
Ceberût'un gerçekleşmesi, ilâhî tasarrufun (vehbî yön) ve sâlikin kesbî gayretinin birleşimiyle olur. Hak Teâlâ'dan gelen bir cezbe, bir nûr veya bir inkişâf (bârika) ile bu mertebenin ilk parıltıları hissedilebilir. Ancak bu hâlin yerleşmesi (rusûh) için sâlikin sürekli gayret göstermesi, edep ve sohbet üzere olması elzemdir. Ceberût, "vücud-ı vâcib (Hak) ile vücud-ı mümkin (yaratılmış) arasındaki ilk köprü" olduğundan, bu mertebede Hak'kın sıfatları ile kendini tanıma durumu yaşanır ve varlık esmâ mertebesine tenezzül eder⁷. Bu, sâlikin kendi varlığında Hak'kın azamet ve kudretini müşâhede etmesiyle gerçekleşir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Risâle-i Gavsiyye, s. 2“. − Nâsut ile melekût arasındaki her tavır şeriat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarikat, ceberût ile lâhut arasındaki her tavır da hakîkâttır.”Oku
- 2Bakara Sûresi, s. 365““-Nâsût ile melekût arasındaki her tavır şerîat; melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarîkat; ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakikattır!.." “- Y”Oku
- 3Risâle-i Gavsiyye, s. 3“Ceberût, sıfat mertebesidir. İşte gerçek tarikat burada yaşanmaktadır. Genel olarak beşeri anlamda kullanılan ve kılık kıyafete bürünerek, belirli sayıda esmâla”Oku
- 4İnsân-ı Kâmil (Cilt 6), s. 57“İşbu kısım için: - Ceberut-u İlâhî kısmı… Diye söylenir… Mülk, Melekut, Ceberut yani ef'al, esma, sıfat mertebeleridir. İşbu kısım için hadis-i şerifte geçen iş”Oku
- 5Kamer Sûresi, s. 153““Lahut” da derler... “ küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe”, “gizli bir hazineydim ”, hükmüne ve düsturuna göre; “Zat’ı ilahî” coşarak “ceberut âlemi” n”Oku
- 6Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 150““küntü kenzen mahfîyyen fe ahbibtü en u’rafe”, “gizli bir hazineydim ”, hükmüne ve düsturuna göre; “Zat’ı ilahî” coşarak “ceberut alemi” ni zuhura getirdi... On”Oku
- 7İnci Tezgâhı (1), s. 90“Melek bilgi ile kurtuldu, hayvan bilgisizlikle kurtuldu, insanoğlu ikisinin arasında çekişe dövüşe kaldı gitti. 130 A’MA: (1) ehadiyet (2) Hüviyet (hu) (3) İnni”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.