İçeriğe atla

Dâvûdiyye Fassı'nın 'Hikmet-i Vücûdiyye' adıyla anılmasının hikmeti nedir?

Fass İçeriği4 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Dâvûdiyye Fassı'nın "Hikmet-i Vücûdiyye" adıyla anılmasının hikmeti, Hz. Dâvûd'un şahsında ilâhî varoluşun ve hilâfet emânetinin kemâlâtının tecellî etmesidir. İbn Arabî, Fusûsu'l-Hikem'de her peygamberin bir hikmeti temsil ettiğini belirtir ve Dâvûd (a.s.)'a "hikmet-i vücûdiyye"yi (varoluş hikmetini) özel kılar¹·². Bu hikmet, Hz. Dâvûd'un vücudunda ilâhî kemâlâtın ve halîfelik vasfının tam olarak ortaya çıkmasıyla ilişkilidir. Zira halîfelik, insanın Allah'ın esmâsını câmi bir mahalde izhar etmesi ve tüm varlıklar üzerinde bir üstünlük kazanmasıdır³.

Detaylı cevap

Fusûsu'l-Hikem'de her Fass, bir peygamberin temsil ettiği özel bir hikmeti taşır. Dâvûdiyye Fassı'na "Hikmet-i Vücûdiyye" denilmesinin temel sebebi, Hz. Dâvûd'un şahsında ilâhî varoluşun ve hilâfetin kemâlâtının zuhur etmesidir¹·². Bu durum, Hz. Dâvûd'un vücudunda ilâhî kemâlâtın meydana gelmesiyle açıklanır².

Tasavvufî anlayışa göre, halîfelik, insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfıdır ve Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ayeti, Esmâ-i İlâhiyye'nin câmi bir mahalde, yani Âdem'de tecellî ettiğini bildirir. Halîfe, kendi başına müstakil bir vücud sahibi olmayıp, Halîk'ın zuhûruna ayna olan bir mahaldir. Hz. Dâvûd'un halîfelik emrini tamamlaması ve Hz. Süleyman'ın da bu emri iştirakle kâmil kılması, "hikmet-i vücûdiyye"nin Dâvûd (a.s.)'da tam olarak tezahür ettiğini gösterir⁴.

İbn Arabî'ye göre, ilahlık hikmetinin Hz. Âdem'e tahsis edilmesi, insanın Allah'a halîfe olmasıyla ilgilidir. Bu halîfelik, insanı tüm varlıklardan üstün kılar ve âlemin insana boyun eğdirilmesi anlamına gelir³. Âdem Fassı'nda meleklerin secdesi üzerinden açıklanan bu gerçek, insanın "câmi' varlık" yani bütün varlıkların özü ve Allah ile mahlûkat arasında vasıta olmasıyla vurgulanır³. Dolayısıyla, Dâvûdiyye Fassı'nın "Hikmet-i Vücûdiyye" olarak adlandırılması, Hz. Dâvûd'un bu ilâhî halîfelik ve varoluş kemâlâtını kendi şahsında en kâmil şekilde temsil etmesinden kaynaklanır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Dâvûdiyye · s.18"hikmet-i vücûdiyye"yi (varoluş hikmetini) Kelime-i Dâvûdiyye'ye (Dâvûd'a ait kelimeye) özel kıldı. &10024;Oku
  2. 2TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.118Binâenaleyh bilcümle enbiyânın kemalâtı, hakîkat-i Muhammediyye mertebesinden nazil olur. Yani bütün enbiyanın evliyanın ne varsa bu alemde hepsinin kemalatı haOku
  3. 3Sâd Sûresi · s.50Davud’da Varlık (Vücûdiyye) Hikmeti İbnü’l-Arabî’ye göre ilahlık hikmetinin Hz. Âdem’e tahsis edilmesi, insanın Allah’a halife olmasıyla ilgilidir. Halifelik, hOku
  4. 4Kelime-i Dâvûdiyye · s.16Suâl:Emr-i hilâfet Dâvûd (a.s.)da tamâm ve Süleymân (a.s.)da da bi-hükmi’l-iştirâk kâmil olunca ( ) Efendimiz’e emr-i hilâfette ne kalır? Cevâb:Fusûs’un hitâmı Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.