Devran hâli nasıl başlar, nasıl yerleşir?
Devran hâli, tasavvufta hem kâinatın Hakk'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini temsil eden kevnî bir hakikat hem de sâlikin zikir esnasında halka olup dönmesiyle icra edilen bir ibadet şeklidir. Bu hâl, genellikle zikir veya murâkabe sırasında kalpte oluşan ânî bir cezbe veya vecd ile başlar. Halvetî ve Mevlevî tarikatlarında yaygın olan devran zikri, dervişlerin çember biçiminde toplanıp kıyam hâlinde adım atarak dönmeleriyle icra edilir. Devranın yerleşmesi ise sâlikin bu dönüş hareketini kemâliyle huzur, tecrid (tam temizlenme) ve istiğrak (gark olma) hâliyle yapmasıyla mümkündür. Bu sayede sâlikin unsûrî bedeni, Nur-u Esmâ, ef'âl ve sıfattan hissedar olarak tahkik makamına ulaşır¹·²·³.
Detaylı cevap
Devran hâlinin başlaması, tasavvufî bir hâlin zuhûru gibi, çoğu zaman ânî bir vâridât şeklinde gerçekleşir. Bu, sûfînin kalbinde vecd hâlini doğuran, Allah'ı hatırlatacak herhangi bir sesle duygulanıp coşması sonucu gayri ihtiyârî olarak yerinden fırlayıp dönmeye başlamasıyla ortaya çıkabilir⁴. Bu ilk parıltı, bir bârika gibi, hâlin şimşekvari bir başlangıcıdır. Devran, tek başına bir sûfînin dönmesiyle olabileceği gibi, derviş cemaatinin topluca ayağa kalkıp dönmesiyle de gerçekleşebilir⁴.
Devran hâlinin yerleşmesi ve tahakkuku için sâlikin belirli şartları yerine getirmesi gerekir. Devran halkasında olanlar, İsm-i A'zam'ın nisbetinde, bağlılığında ve eşitliğini devran suretiyle ima etmek için teveccühe (yönelmeye) başlarlar¹·²·³. Sâlikin, suret-i devrandan ruh devranına yükselmek (urûc) için devranda kemâliyle huzur, tecrid (tam temizlenme) ve istiğrak (gark olma) hâliyle devran etmesi lâzımdır¹·²·³·⁵. Bu sayede, toprak, su, ateş ve havadan meydana gelmiş olan unsûrî beden, Nur-u Esmâ, ef'âl ve sıfattan hissedar olarak tahkik makamına ulaşır¹·²·³. Halvetî devranlarında dervişler, sağ elleri yukarıya, sol elleri aşağıya bakar şekilde el ele tutuşur ve sol tarafa doğru yarı adımlar atarak "Hu" ismini zikrederler. Her adımda baş sağdan sola döndürülerek "Hu" denir. Zâkirler ilahi okurken, şeyh "Haaay" diye seslenerek "Hay" isminin zikredilmesini başlatır⁶. El ele tutuşmadan yapılan devran, Makam-ı Vahidiyet sıfatının suretiyken, el ele halka şeklinde tutunarak dönmek Vahdet-i Zatiye'nin Ahadiyet ile bağlantısına işarettir⁷·⁸. Devranın yürütülmesi ve idaresi bütünüyle şeyhe aittir⁹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.59“Devran halkasında olanlar tarafına teveccüh'e (yönelme) başlar, İsm-i A'zam'ın nispetinde, bağlılığında, eşitliğini devran suretiyle ima için gösterir. ... Ey s”Oku
- 2Rûm Sûresi · s.79“Devran halkasında olanlar tarafına teveccüh'e (yönelme) başlar, İsm-i A'zam'ın nispetinde, bağlılığında, eşitliğini devran suretiyle ima için gösterir. ... Ey s”Oku
- 3Tesbih ve Zikir · s.119“173 bütün esmâların arasında müşterek olduğunu göstermek için de Mürşid mihver noktasında, kendi mihverinde kendi kendinde olarak dönmeğe (devran-a) başlar. Dev”Oku
- 4Mübârek Geceler — Bitirme Tezi · s.17“Halvetî Devrânları Allah’ı hatırlatacak herhangi bir sesin sûfînin kalbinde vecd hâlini doğurmasıyla duygulanan ve coşan bir sûfînin çok defa gayri ihtiyarî ola”Oku
- 5Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.13“Ey salik-i hakiki ledünni hakikatlerden Allah’ın yanındaki hakikat suret-i devrandan ruh devranına Uruc, yükselme için devranda salikler kemaliyle huzur tecrid ”Oku
- 6Mübârek Geceler — Bitirme Tezi · s.18“Uludağ, Süleyman, “Devran” Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (Ankara: TDV Yayınları, 1994) 9/248. seslenmesiyle devrân zikrine başlanır. Dervişler sağ e”Oku
- 7Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.8“Sonra halvetiye devranı usulinde el ele tutmadan hem devran hem zikre başlanıp bir kere sağa bir kere sola darb-ı zikir ile zikir ile vurdurarak devam edilir. Y”Oku
- 8Sohbet Arası Sohbetler CD 16 · s.8“Sonra halvetiye devranı usulinde el ele tutmadan hem devran hem zikre başlanıp bir kere sağa bir kere sola darb-ı zikir ile zikir ile vurdurarak devam edilir. Y”Oku
- 9Mübârek Geceler — Bitirme Tezi · s.10“Halvetî Devrânları Allah’ı hatırlatacak herhangi bir sesin sûfînin kalbinde vecd hâlini doğurmasıyla duygulanan ve coşan bir sûfînin çok defa gayri ihtiyarî ola”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.