İçeriğe atla

Devran hâli nasıl başlar, nasıl yerleşir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey22 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Devran hâli, tasavvufta hem kâinatın Hakk'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini temsil eden kevnî bir hakikat hem de sâlikin zikir esnasında halka olup dönmesiyle icra edilen bir ibadet şeklidir. Bu hâl, genellikle zikir veya murâkabe sırasında kalpte oluşan ânî bir cezbe veya vecd ile başlar. Halvetî ve Mevlevî tarikatlarında yaygın olan devran zikri, dervişlerin çember biçiminde toplanıp kıyam hâlinde adım atarak dönmeleriyle icra edilir. Devranın yerleşmesi ise sâlikin bu dönüş hareketini kemâliyle huzur, tecrid (tam temizlenme) ve istiğrak (gark olma) hâliyle yapmasıyla mümkündür. Bu sayede sâlikin unsûrî bedeni, Nur-u Esmâ, ef'âl ve sıfattan hissedar olarak tahkik makamına ulaşır¹.

Detaylı cevap

Devran hâlinin başlaması, tasavvufî bir hâlin zuhûru gibi, çoğu zaman ânî bir vâridât şeklinde gerçekleşir. Bu, sûfînin kalbinde vecd hâlini doğuran, Allah'ı hatırlatacak herhangi bir sesle duygulanıp coşması sonucu gayri ihtiyârî olarak yerinden fırlayıp dönmeye başlamasıyla ortaya çıkabilir². Bu ilk parıltı, bir bârika gibi, hâlin şimşekvari bir başlangıcıdır. Devran, tek başına bir sûfînin dönmesiyle olabileceği gibi, derviş cemaatinin topluca ayağa kalkıp dönmesiyle de gerçekleşebilir².

Devran hâlinin yerleşmesi ve tahakkuku için sâlikin belirli şartları yerine getirmesi gerekir. Devran halkasında olanlar, İsm-i A'zam'ın nisbetinde, bağlılığında ve eşitliğini devran suretiyle ima etmek için teveccühe (yönelmeye) başlarlar¹. Sâlikin, suret-i devrandan ruh devranına yükselmek (urûc) için devranda kemâliyle huzur, tecrid (tam temizlenme) ve istiğrak (gark olma) hâliyle devran etmesi lâzımdır¹. Bu sayede, toprak, su, ateş ve havadan meydana gelmiş olan unsûrî beden, Nur-u Esmâ, ef'âl ve sıfattan hissedar olarak tahkik makamına ulaşır¹. Halvetî devranlarında dervişler, sağ elleri yukarıya, sol elleri aşağıya bakar şekilde el ele tutuşur ve sol tarafa doğru yarı adımlar atarak "Hu" ismini zikrederler. Her adımda baş sağdan sola döndürülerek "Hu" denir. Zâkirler ilahi okurken, şeyh "Haaay" diye seslenerek "Hay" isminin zikredilmesini başlatır³. El ele tutuşmadan yapılan devran, Makam-ı Vahidiyet sıfatının suretiyken, el ele halka şeklinde tutunarak dönmek Vahdet-i Zatiye'nin Ahadiyet ile bağlantısına işarettir⁴·⁵. Devranın yürütülmesi ve idaresi bütünüyle şeyhe aittir⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Tuhfetu'l-Uşşâkî, s. 59“Devran halkasında olanlar tarafına teveccüh'e (yönelme) başlar, İsm-i A'zam'ın nispetinde, bağlılığında, eşitliğini devran suretiyle ima için gösterir. ... Ey s”Oku
  2. 2Mübârek Geceler — Bitirme Tezi, s. 17“Halvetî Devrânları Allah’ı hatırlatacak herhangi bir sesin sûfînin kalbinde vecd hâlini doğurmasıyla duygulanan ve coşan bir sûfînin çok defa gayri ihtiyarî ola”Oku
  3. 3Mübârek Geceler — Bitirme Tezi, s. 18“Uludağ, Süleyman, “Devran” Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (Ankara: TDV Yayınları, 1994) 9/248. seslenmesiyle devrân zikrine başlanır. Dervişler sağ e”Oku
  4. 4Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001), s. 8“Sonra halvetiye devranı usulinde el ele tutmadan hem devran hem zikre başlanıp bir kere sağa bir kere sola darb-ı zikir ile zikir ile vurdurarak devam edilir. Y”Oku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 16, s. 8“Sonra halvetiye devranı usulinde el ele tutmadan hem devran hem zikre başlanıp bir kere sağa bir kere sola darb-ı zikir ile zikir ile vurdurarak devam edilir. Y”Oku
  6. 6Mübârek Geceler — Bitirme Tezi, s. 10“Halvetî Devrânları Allah’ı hatırlatacak herhangi bir sesin sûfînin kalbinde vecd hâlini doğurmasıyla duygulanan ve coşan bir sûfînin çok defa gayri ihtiyarî ola”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.