İçeriğe atla

Devran kavramının sâlikteki işleyişi nedir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey5 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Devran kavramının sâlikteki işleyişi, sâlikin Hak'tan çıkıp Hak'a dönen varlık döngüsünü kendi sülûkunda idrâk etmesi ve bu idrâki fiilî zikirle somutlaştırmasıdır. Bu işleyiş, niyet, fiil, hâl ve mârifet eksenlerinde tezâhür eder. Sâlik, devran zikriyle kendi nefsinden soyunarak kâinatın dönüşünü temsil eder ve bu sayede ledünnî hakikatlere urûc eder. Özellikle Halvetî ve Mevlevî tarikatlarında uygulanan devran zikri, sâlikin kalbinde nur meydana getirmeyi ve tahkik makamına ulaşmayı hedefler¹·². Bu, aynı zamanda "kün" emrinin vücudî temelini teşkil eden devr-i kâinatın sâlik tarafından yaşanmasıdır.

Detaylı cevap

Devran kavramının sâlikteki işleyişi dört temel eksende gerçekleşir: niyet, fiil, hâl ve mârifet.

Niyet ekseninde işleyiş: Sâlik, devrana başlamadan önce kalbini Allah'a yöneltir. Bu yöneliş, kâinatın Hak'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini (devr-i kâinat) kendi varlığında temsil etme ve bu hakikate vâsıl olma niyetidir. Sâlik, bu niyetle kendi benliğinden sıyrılıp, varlığın Hak'a ait olduğunu idrâk etmeye yönelir.

Fiil ekseninde işleyiş: Niyet, uzuvlara intikâl ederek fiilî devran zikrine dönüşür. Tarikatlarda, özellikle Halvetî ve Mevlevî geleneğinde, dervişler halka olup dönerek zikir yaparlar³·⁴. Bu dönüş hareketi, "lâ ilâhe illâllâh" kelimesinin somut bir tezâhürüdür; "lâ" ile dış âlemden geçilir, "illâllâh" ile merkeze, yani Hak'a yönelinir. Sâlikler, bu fiilî devran esnasında el ele tutunarak veya tutunmadan, sağa ve sola darb-ı zikir ile kalplerine kelime-i tevhidi veya esmâyı vurdurarak nur meydana gelmesini hedeflerler⁵. Bu fiil, sâlikin kendi vücudî iddiâsından soyunarak fenâya doğru ilerlemesinin bir göstergesidir.

Hâl ekseninde işleyiş: Sürekli devran zikri, sâlikin kalbinde belirli hâllerin zuhûruna yol açar. Bu hâller, huzur, tecrid (tam temizlenme) ve istiğrak (gark olma) hâlleridir¹·². Sâlik, bu hâllerle kendi nefs-i emmâresinden sâfiyeye doğru yedi nefs mertebesindeki kişisel devranını yaşar. Bu hâller, sâlikin ruh devranına urûc etmesine vesile olur¹.

Mârifet ekseninde işleyiş: Devranın niyet, fiil ve hâl eksenlerindeki yaşanışı, sâlikin mârifet ve idrâkinin gelişmesine katkıda bulunur. Sâlik, bu süreçte ledünnî hakikatleri müşâhede eder ve kendi toprak bedeninin (vücut-u unsuri) Nur-u Esmâ, ef'âl ve sıfattan hissedar olarak tahkik makamına ulaşmasını sağlar¹·². Mevlevî devranında ise "kün" emrinden sonra ef'âl, sıfat ve zât mertebelerine ima yoluyla üç defa cem ve fark ile beraber devran yapılır; bu, vahdet-i zâtiyye ilmindeki şe'n, ahadiyet-i zâtiyye ve vahidiyet sıfatıyla birlemeye işaret eder⁶·⁷. Bu mârifet, sâlikin kâinatın girdâbından kurtulup Hakk'ın vuslat hazinesine ulaşmasına imkân tanır⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.59Devran halkasında olanlar tarafına teveccüh'e (yönelme) başlar, İsm-i A'zam'ın nispetinde, bağlılığında, eşitliğini devran suretiyle ima için gösterir. ... Ey sOku
  2. 2Tesbih ve Zikir · s.119173 bütün esmâların arasında müşterek olduğunu göstermek için de Mürşid mihver noktasında, kendi mihverinde kendi kendinde olarak dönmeğe (devran-a) başlar. DevOku
  3. 3Mübârek Geceler — Bitirme Tezi · s.17Tasavvuf âyinlerinin taksim edilmesinde "Devrânî" olarak isimlendirilen âyinler, zikir halkası adı verilen, çember biçiminde tertip alan dervişlerin kıyam hâlinOku
  4. 4Devran
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 16 · s.8Sonra halvetiye devranı usulinde el ele tutmadan hem devran hem zikre başlanıp bir kere sağa bir kere sola darb-ı zikir ile zikir ile vurdurarak devam edilir. YOku
  6. 6Sohbet Arası Sohbetler CD 16 · s.13Tarik-i aliyei mevleviye devranında ise sırr-ı nefih gaibden feyz alan zuhurdan harfsiz ve sessiz “Kün” yani ol emri ile Hakkıyla olunan tecelliden sonra yani “Oku
  7. 7Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.13Tarik-i aliyei mevleviye devranında ise sırr-ı nefih gaibden feyz alan zuhurdan harfsiz ve sessiz “Kün” yani ol emri ile Hakkıyla olunan tecelliden sonra yani “Oku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1527“Ta ki devrânın bu girdâbından kurtulasın, benim visâlim hazinesinin .4142 başı üzerine ayak. koyasın." “Ey benim zillim olan sâlik, sana geçit yolunu göstermemOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.