İçeriğe atla

Devran kavramının zuhûr ettiği mahaller nelerdir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Devran kavramı, tasavvufta hem varlığın Hak'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini hem de bazı tarîkatlerin zikir esnasında halka olup dönmesini ifade eder. Bu kavramın zuhûr ettiği mahaller, Hakk'ın isim, sıfat veya eserle belirdiği yerler olarak dört ana eksende çözümlenir: mertebî, sülûkî, latîfevî ve zâhir-bâtınî. Özellikle Mevlevîlik ve Halvetî-Uşşâkî geleneğindeki zikrî devran, "Kün" emrinin tecellisiyle başlayan varoluşsal devranın bir yansımasıdır¹·². Devranın zuhûr ettiği bu mahaller, Hakk'ın Zâtî zuhurunun gerçekleştiği ve irfan ehli kâmillerin idrak edebildiği yerlerdir³.

Detaylı cevap

Devran kavramının zuhûr ettiği mahaller, tasavvufî bir kavramın hangi mertebede, hangi makamda ve hangi hâlde belirdiğini gösterir. Bu zuhûr mahallerini dört ana eksende incelemek mümkündür:

1. Mertebî Zuhûr (Hazerât-ı Hamse içinde): Devran, vücudî devran olarak, vücud-ı mutlakın esmâî tecellîlerle aşağıya doğru tenezzül edip (kavs-i nüzûl) sonra mârifet-i Hak'la yukarıya doğru urûc etmesiyle zuhûr eder. Bu, devr-i a'lâ ve devr-i edna olarak da bilinir. Hakk'ın Zâtî zuhurunun gerçekleştiği bu mahaller, irfan ehli kâmillerce idrak edilir³. Özellikle "Kün" emrinin tecellisiyle başlayan varoluşsal devran, Mevlevîlikteki zikrî devranın temelini oluşturur¹·². Kavs-i imkân mertebelerinin kavs-i vücûb'a ayna olması, Vâhid'in Ehad'ın zuhuru, Ehad'ın Samed'in zuhuru ve Ehad'ın mertebe-i câmi'nin zuhuru olarak devranın mertebî zuhurunu gösterir⁴·⁵·⁶.

2. Sülûkî Zuhûr: Devran, sâlikin nefs-i emmâreden başlayıp sâfiyeye kadar olan yedi nefs mertebesindeki dönüşüyle, yani sülûkî devran olarak zuhûr eder. Bu, kişisel bir devran-ı sülûktur ve İdrîsiyye Fassı'nın 'tathîr → mevt-i irâdî → ruhâniyet' silsilesinde yaşanır. Sâlikin bu girdaptan kurtulup Hakk'ın vuslat hazinesine ulaşması, devranın sülûkî zuhurunun nihai gayesidir⁷.

3. Latîfevî Zuhûr: Devranın zuhûr ettiği mahaller, sâlikin manevî yapısındaki ince organlar olan letâiflerle de ilişkilidir. Letâifler, kalpte her birinin ayrı bir vazîfesi olan beş veya yedi mahaldir. Her bir letîfenin kendine özgü bir zuhûr mahalli ve vazîfesi vardır; örneğin, kalp letîfesi îmân ve ihlâsın, rûh letîfesi mahabbet ve şevkin, sırr letîfesi mârifetin, hafî letîfesi müşâhedenin, ahfâ letîfesi ise fenâ ve bekânın mahallidir.

4. Zâhir-Bâtınî Zuhûr: Devran, tarîkatlerde halka olup dönerek yapılan zikrî devran olarak zâhirde zuhûr eder⁸·⁹. Bu zikrin bâtını ise, dönen sâlikin kendisini kâinatın merkezine koymaktan vazgeçmesi ve hareketin 'lâ ilâhe illâllâh' kelimesinin somut bir tezâhürü olmasıdır. Bu, dış devranın iç devranın aynası olduğunu gösterir; sâlikin halka olup dönüşü, kâinatın Hak'tan çıkıp Hak'a dönüşünü temsil eder. Her bir zakirin zuhuruna diğerinin sadrının mukabil olması, bu zikrî devranın birliğini ve karşılıklı tecellisini ifade eder⁴·⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sohbet Arası Sohbetler CD 16 · s.13Tarik-i aliyei mevleviye devranında ise sırr-ı nefih gaibden feyz alan zuhurdan harfsiz ve sessiz “Kün” yani ol emri ile Hakkıyla olunan tecelliden sonra yani “Oku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.13Tarik-i aliyei mevleviye devranında ise sırr-ı nefih gaibden feyz alan zuhurdan harfsiz ve sessiz “Kün” yani ol emri ile Hakkıyla olunan tecelliden sonra yani “Oku
  3. 3Fussilet Sûresi · s.80İşte bu irfan ehli mahaller lillâhi “Allah içindir,” yani Zât-ı zülcelâlin, o mahallerde Zât-î zuhurunun olmasıdır, gene bu yüzden o mahaller Hakk’ın zâtının zuOku
  4. 4Tuhfetu'l-Uşşâkî · s.58Sonra Cem-ül Cem (toplulukların topluluğu mertebesinde) müşahadesinde VAHİD, EHAD, SAMED, ALLAH Esma-i şerifleriyle devran edilip KAVS 'in () tecellisinde, kavsOku
  5. 5Rûm Sûresi · s.78Kavs-i imkan mertebeler sebebi ile kavs-i vücub' e ayna olduğunu göstermek için de Vahid → Ehad'ın zuhuru, Ehad → Samed'in zuhuru, Ehad mertebe-i cami-i'nin (toOku
  6. 6Tesbih ve Zikir · s.118----------- kavs-i imkân mertebeler sebebi ile kavs-i vücub' e ayna olduğunu göstermek için de Vahid → Ehad'ın zuhuru, Ehad → Samed'in zuhuru, Ehad mertebe-i caOku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1527“Ta ki devrânın bu girdâbından kurtulasın, benim visâlim hazinesinin .4142 başı üzerine ayak. koyasın." “Ey benim zillim olan sâlik, sana geçit yolunu göstermemOku
  8. 8K1-224
  9. 9Devran []
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.