İçeriğe atla

Edep'in üç açılım dili (lugat / akâid / mârifet) nasıldır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey1 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta edep kavramı, sâlikin Hak'la, Resûl ile, mürşid ile ve halk ile olan ilişkilerinde gözettiği ahlâkî inceliklerin tümünü ifade eder ve tasavvufun temel taşıdır. Edep, her tasavvufî kavram gibi üç açılım diliyle idrak edilir: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde edep, sözlük anlamıyla 'ahlâkî incelik, terbiye, edebli olma' demektir. Akâid dilinde edep, İslâmî ilimlerdeki teknik tanımıyla, hadis-i şeriflerdeki "eddebenî rabbî, fa-ahsene te'dîbî" (Rabbim beni edeplendirdi, edeb ile güzel kıldı) ifadesiyle mesnedini bulan, amelden dahi üstün görülen bir ahlâkî disiplindir. Mârifet dilinde ise edep, sâlikin Hak'la olan mîrâcında, kalbin tahavvülünde ve ilâhî hakikatlerin zevkle idrakinde tecelli eden bâtınî bir hakikattir; bu mertebede dilin ifade edemediği mârifetler ve ilâhî ihsanlar söz konusudur¹.

Detaylı cevap

Her tasavvufî kavram gibi edebin de üç açılım dili mevcuttur: lugat, akâid ve mârifet. Bu diller, kavramın katmanlı idrakini sağlar ve yukarıya doğru bir tahkîk süreci sunar.

Lugat dili: Edebin lugat dili, kelimenin Arapça kökenine ve sözlük anlamına işaret eder. Bu bağlamda edep, 'ahlâkî incelik, terbiye, edebli olma' anlamlarına gelir. Lugat, bir kelimenin etimolojik kökünü, türevlerini ve cümle içindeki kullanımlarını kapsar; herkesin paylaştığı zâhirî mânâdır ve ehl-i lisân ile ehl-i tasavvufun anlaştığı en geniş zemindir. Örneğin, "Ettehiyyatü"nün lugat mânâsı, bütün mahlûkatın hayatları, kâl ve hâl dilleri ile Allah'a karşı yaptıkları hamdlar, şükürler ve manevi hayat hediyeleri olarak ifade edilir². Dil, arifin kalbindeki mârifet güneşlerinin suretlerini örten bir perde gibidir; bu dil söylemezse, mârifetler ve ilâhî hakikatler lafız ve ses ile bu his âleminde ortaya çıkmaz³.

Akâid dili: Edebin akâid dili, kelimenin İslâmî ilimlerdeki, yani kelâm, fıkıh, hadîs ve tefsîrdeki teknik anlamına karşılık gelir. Tasavvufta edep, sâlikin Hak'la, Resûl ile, mürşid ile ve halk ile olan ilişkisinde gözettiği inceliklerin tümüdür. Hadîs-i şerîfteki "eddebenî rabbî, fa-ahsene te'dîbî" (Rabbim beni edeplendirdi, edeb ile güzel kıldı) ifadesi, edebin asıl mesnedidir ve tasavvufun bütünüyle edebden ibaret olduğunu vurgular. "el-edebu hayrun mine'l-amel" (edeb amelden hayırlıdır) hadisi, edebin amelden bile üstün olduğunu beyân eder.

Mârifet dili: Edebin mârifet dili, irfan ve tasavvuftaki bâtınî hakîkatidir; ehl-i Hak'ın zevkle bildiği mertebedir. Bu mertebede edep, sâlikin kalbinin tahavvülüyle ve ilâhî tecellîlerle kurbiyyete mazhariyetle⁴ ortaya çıkar. Arifin kalbinde olan mârifet güneşleri ve ilâhî hakikatler, dilin ifade edemediği, gözlerin görmediği ve kulakların işitmediği ihsanlardır¹. Bu, Hak'ın kendi kendine hamd etmesi gibi, sâlikin aracılığıyla tecelli eden bir hâldir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.858Yani, o temiz ve iyi kimselere Yüce Allah öyle şeyler verir ki, o verilen ihsanları dil ile ve lügat ile tarif etmek mümkün değildir. Çünkü (32/17) yani “Amel eOku
  2. 2Bi'smi Has, Selâm (13) · s.47Ettehiyyatü nün lügat manası: (Bütün mahlükatın hayatları, kâl ve hâl dilleri ile halikları olan ALLAH’a (c.c.) karşı yaptıkları hamdlar, şükürler, manevi hayatOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1126“Hiç şüphe yok ki, her bir kimsenin dili kalbinin perdesidir. Kalbe gelen hatıralar meydana çıkmak için dil perdesinin açılması lazımdır. Çünkü dil söylemeye baOku
  4. 4Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3) · s.158Berk’in, lügat mânâları. Şimşek çakması. Parlama. Yıldırım. Zinetlenme, süslenme. Tas: Tecelli-i İlâhiye ile kurbiyyete mazhariyyet. Ahmak olmak. Bu tecelli zamOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.