Enbiyâ Sûresi hangi Fass ile en yakından ilişkilenir?
Enbiyâ Sûresi, Fusûsu'l-Hikem'deki Ya'kûbî Fassı ile en yakından ilişkilidir. Bu ilişki, enbiyânın (peygamberlerin) hidayet bahşetme kudretinin sınırları ve davetlerinin bazı kimseler üzerindeki etkisi gibi konular üzerinden kurulur. Özellikle, peygamberlerin hidayete kabiliyeti olmayan kimselere nasihat etseler dahi, onların azgınlıklarının artabileceği hakikati, Ya'kûbî Fassı'nda açıklanır ve bu durum, enbiyânın vazifesinin yalnızca teklifî emirleri tebliğ etmekle sınırlı olduğunu vurgular¹·².
Detaylı cevap
Enbiyâ Sûresi'nin Ya'kûbî Fassı ile olan yakınlığı, peygamberlerin davetinin her zaman olumlu sonuç vermediği, hatta bazı durumlarda muhatapların şaşkınlıklarını artırdığı hakikatinde yatar. Şeyh-i Ekber Muhyiddin Arabî, Fusûsu'l-Hikem'deki Ya'kûbî Fassı'nda bu durumu beyan etmiştir³. Buna göre, enbiyâ hazretleri tabip gibidirler; bir hastanın isti'dâdında ölüm ve helâk galip ise, onun tedavisi bu isti'dâdın inkişafını hızlandırır. Benzer şekilde, enbiyâ ehl-i dalâleti davet ettikçe, onların şekâvetleri artar². Bu durum, enbiyânın hidayete kabiliyeti olmayan kimselere hidayet bahşetmediklerini gösterir⁴. Enbiyânın vazifesi, ancak âmmeye "emr-i teklîfî"yi tebliğden ibarettir; zira hidayet Allah'ın dilemesiyledir ve peygamberler sevdikleri kimselere dahi hidayet veremezler (Kasas, 28/56)¹. Bu hakikat, enbiyânın sırr-ı kaderden muhtecib olmalarıyla da ilişkilidir; yani davet anında kaderin sırrına vakıf değillerdir⁵. Enbiyâ Sûresi'nde geçen "Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn" duası (Enbiyâ 21/87), Hz. Yûnus (a.s.)'ın balığın karnındaki zikri olarak zikredilir ve "Hikmet-i Nefesiyye" ile anılır⁶. Bu dua, tevhidin ve Allah'a teslimiyetin bir ifadesi olup, peygamberlerin dahi kendi acziyetlerini idrak ettikleri anları gösterir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Ya'kûbiyye · s.234“Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.)Fass-ı Ya’kūbî’de buyurmuşlar idi ki: “Hâdim-i matlûb mahdûmunun mersûmu indinde, ya hâl ile veyâ kavl ile vâkıftır.” Ya’ni ervâh ve ”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.913“Ma'lûm olsun ki, enbiyâ hazretleri tabîb gibidir. Bir hastanın isti'dâdında mevt ve helâk gâlib ise, onun tedâvîsi bu isti'dâdın tesri'-i inkişâfına hâdim olur.”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler (23) · s.110“Cenâb-ı Şeyh-i Ekber Muhyiddin Arabî hazretleri Fusûsu'l-Hikem'de Fass-i Ya'kubî'de. Yani Yakub Fassında beyan buyurdukları yön ile, vecih ile. Yani beyân buyur”Oku
- 4TB. Kelime-i İsmâîliyye & Ya'kûbiyye · s.177“Enbiya-ı izam hazaratının adimü’l-istidat olan kimselere hidayet bahş olmadıkları bu fassı Ya’kubî’de beyan buyurulmuş idi. Mesnevi-i şerifin cild-i salisinde, ”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.8““Ben ilm-i yakin ile bilirim ki, yâ Rab bunların hepsi ayn-ı hikmettir; aslâ mahali-i i'tirâz değildir. Fakat benim suâlimdeki maksad, senin hikmetlerini âşikâr”Oku
- 6Hz. Yûnus a.s.
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.