Fenâ fillâh kavramının zuhûr ettiği mahaller nelerdir?
Fenâ fillâh, tasavvuf sülûkunun zirve makâmı olup, sâlikin kendi vücut iddiasından soyunarak Hak ile kâim olduğu hâlin adıdır. Bu makamın zuhûr ettiği mahaller, sâlikin sülûk mertebeleri, nefsânî arınma süreçleri ve farklı peygamberî mertebeler ekseninde ele alınır. Fenâ fillâh, sâlikin kendi varlığının Hak'tan ibaret olduğunu hak'el-yakîn ile bildiği fenâ-yı zât mertebesinde tam karşılığını bulur. Aynı zamanda, kişinin nefsaniyetinden arınıp yokluk hükmüne girdiği "gece" hâlinde¹ ve zekât ibadetiyle başlayan fakr hâlinin kemâle erdiği noktada zuhûr eder². Ayrıca, İseviyet mertebesi gibi farklı peygamberî mertebelerde de kendi sınırları içinde fenâ fillâh yaşanır³.
Detaylı cevap
Fenâ fillâh kavramının zuhûr ettiği mahaller, tasavvufî sülûkun farklı veçhelerinde kendini gösterir. Öncelikle, sâlikin sülûkî zuhûr mertebelerinde, özellikle de nihâyet makamında fenâ fillâh hâli yaşanır. Bu, tevbe, inâbe ve riyâzat gibi bidâyet merhalelerinden sonra, mücâhede, mukâşefe ve müşâhede gibi vasat merhalelerinin ardından gelen bir kemâl noktasıdır. Fenâ fillâh, fenânın üç kademesinin en üstü olan fenâ-yı zât ile tam olarak zuhûr eder; burada sâlik kendi zâtının müstakil bir varlık olmadığını, varlığın Hak'tan ibaret olduğunu hak'el-yakîn ile idrak eder.
Bu makamın zuhûru, kişinin nefsânî arınma süreçleriyle de yakından ilişkilidir. Zekât ibadetiyle başlayan ve kişinin tüm varlığının hakiki sahibinin Hakk olduğunu idrak etmesiyle gelişen bir fakr hâli üzere fenâ fillâh mertebesine ulaşılır². Ayrıca, kişinin nefsaniyetinden arınıp nefsinin ışığının söndüğü, kendi varlığının ortadan kalktığı ve yokluk hükmüne girdiği "gece" hâli de fenâ fillâhın zuhûr mahallerindendir¹·⁴. Bu hâlde kişi, Hakk'ta fâni olup Hakk'la Hak olduğu zaman Kur'ân'ın nazil olmaya başladığı bir makama erişir⁵.
Fenâ fillâh, farklı peygamberî mertebelerde de kendi sınırları içinde zuhûr eder. Örneğin, İseviyet mertebesinde de fenâ fillâh yaşanır, ancak bu Nûhiyyet mertebesindeki fenâ fillâh'tan veya Mertebe-i Muhammediyye'deki fenâ fillâh'tan ayrıdır³. İseviyet mertebesi, nefs-i mülhime ile mutmeinne arası, ruhânî hâlin belirginleştiği bir makamdır (İseviyet Mertebesi). Bu mertebede, fenâ fillâh, "Allah de, gerisini bırak" (Kulillâhi Sümme Zerhüm) emrinin sırrını işaret eden tevhidin özüyle de bağlantılıdır. Arif-i billah olan sâdık sâlik, fenâ fillâh mertebesi olan toprak üzerinde her türlü işlemi yapar⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mübârek Geceler · s.44““fiy leyletin mübareketin” “mübareketin” “mübarek bir gecede” demesi zahir anlamda Berat gecesi içerisinde, batın-i anlamda kişinin kendini fena fillah mertebe”Oku
- 2Mü'minûn Sûresi · s.14“Zekât ibâdetiyle başlayan bu anlayış geliştikçe, kişi yalnızca zekâta konu olan malların değil, tüm varlığının ve tüm mevcûdâtın hakîkî mâlikinin Hakk olduğunu ”Oku
- 3Altı Peygamber (Cilt 2) · s.22“Ancak burada ki, (fenâ fillâh) “Hakk’ta fânî-yok olmak hususu, Îseviyyet mertebesinde ki, (fenâ fillâh) ile karıştırmayalım. Bura da ki; (fenâ fillâh) Nûhiyyet ”Oku
- 4Aşk ve İrfân Yolunda · s.270“Ona göre gece, fenâ fillâhtır. Kişi, Hakk’ta fâni olduğu ve Hakk’la Hak olduğu zaman Kur’ân nâzil olmaya başlar. Ayrıca gece ifadesiyle; yokluk, hiçlik, eşyanı”Oku
- 5DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.270“Ona göre gece, fenâ fillâhtır. Kişi, Hakk’ta fâni olduğu ve Hakk’la Hak olduğu zaman Kur’ân nâzil olmaya başlar. Ayrıca gece ifadesiyle; yokluk, hiçlik, eşyanı”Oku
- 6Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.64“Çünkü bu tohum onlarda var başka yerde satılmıyor, çarşı pazarda yoktur Arif-i billahtır ki zahir ve batın hakkın zuhur mahalli ve yedullahtır, -bakın- o elle e”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.