İçeriğe atla

Hak ve Halk nedir?

Kavram TanımıTemel düzey23 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta "Hakk" ve "halk" kavramları, Hâlık ile halk edilen arasındaki ilişkiyi açıklayan temel bir ikilidir. Hakk, Hâlık, zâtî ve hakiki varlık iken; halk, halk edilen, göreli ve izafi varlıktır¹. Bu iki kavram, bir sikkenin iki yüzü gibi olup, Hakk bâtın yönünden varlık, halk ise zâhir yönünden Hakk'ın tecellîsidir¹. Sâlikin seyr ü sülûkunda bu ikili arasındaki ilişkiyi doğru idrak etmesi, vahdet-i vücûd anlayışının temelini oluşturur ve nihayetinde halkın Hakk'ın isimleri, işitmesi ve görmesi, Hakk'ın da halkın kulağı, gözü ve kuvvetleri olduğunu müşâhede etme mertebesine ulaşılır²·³.

Detaylı cevap

Hakk ve halk arasındaki ilişkiyi tasavvuf, tenzîh-i mutlak ve teşbîh-i mutlak gibi aşırı uçlardan uzak durarak açıklar¹. Tenzîh-i mutlak, Hakk'ı halktan tamamen ayrı ve kopuk görmek iken; teşbîh-i mutlak, Hakk'ı halka indirgemek veya halkı Hakk'ın aynısı sanmaktır¹. Ehl-i sünnet tasavvufu, "Hakk halk değildir, ama halk Hakk'ın âyâtıdır" prensibini benimser¹.

Bu ilişkinin idrakinde farklı makamlar bulunur: 1. Fark Makamı: Bu makamda halk halk olarak, Hakk da Hakk olarak görülür. Yani halk edilen ile Hâlık arasındaki ayrım net bir şekilde idrak edilir⁴. 2. Cem' Makamı: Bu makamda, halkın varlığı olmaksızın her şeyin Hakk olduğu idrak edilir. Sâlik, Hakk-ı Mutlak birliğini ve her şeyin O'ndan ibaret olduğunu müşâhede eder⁴. 3. Cem'u'l-Cem' Makamı (Beraberlik Hükmü): Bu en yüksek makamlardan biridir. Burada ârif, varlığın hakiki birliğini bildiğinde, halkın bir yönden Hakk, Hakk'ın da bir yönden halk olduğunu anlar⁴. Bu, halkın Hakk'ın zuhurları ve suretlerinden ibaret olduğunun şuuruna ulaşmaktır⁵. Bu makamda, Hakk zâhir olduğunda halk O'nda gizli ve bâtın olur; halk, Hakk'ın bütün isimleri, işitmesi ve görmesi olur. Halk zâhir olduğunda ise Hakk halkta gizli ve bâtın olur; Hakk, halkın kulağı, gözü, eli ve bütün kuvvetleri olur²·³. Bu durum, hadîs-i kudsîdeki "kulum bana nâfilelerle yaklaşmaya devam eder, ben de onu severim; sevdiğim zaman onun gören gözü, işiten kulağı olurum" ifadesiyle de desteklenir.

Hakk'ın âlemdeki zuhuru halktır. Hakk'taki "Ha" sesi kelâmı, yani nefesi temsil ederken, halktaki "Hı" sesi nefesle zuhur bulan mahalli ifade eder⁶. Halkın vücudu Hakk'ın vücudundan meydana geldiği için, zahiren ve bâtınen vücut Hakk'tan ibaret olur ve bu hakikatte kesret (çokluk) yoktur⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Hak ve Halk
  2. 2Kelime-i İbrâhîmiyye, s. 56“Şimdi eğer Hak ortaya çıkacak olursa, halk onda örtülü ve gizlidir. Bu sebeple halk, Hakk'ın bütün isimleri, işitmesi ve görmesi ve bütün bağıntıları ve idrakle”Oku
  3. 3Kelime-i İdrîsiyye, Bölüm 176“-------------- Eğer Hak zahir olacak olursa halk onda mestur ve batındır. Böylece halk Hakkın cemi esması sem’i ve basarı yani duyuşu ve görüşü ve cemi niseb ve”Oku
  4. 4Kelime-i İsmâiliyye, s. 121“Ya’ni ey ârif sen, vaktâki vahdet-i hakîkiyye-i vücûdiyyeyi bildin ve maiyyet hükmü ile halkın bir vecihden Hak ve Hakk’ın bir vecihden halk olduğunu; ve makām-”Oku
  5. 5Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Bununla birlikte diğer bir halvet daha vardır ki o da hem halkı Hak hem de Hakk’ı Hak olarak görmektir. Ancak halk, Hak mevkiinde görüldüğü zaman, halkın hakîka”Oku
  6. 6Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi, s. 173“Sonuç olarak (ﺧﺦ) HI; (ﺣﻖ) HAK ’ın âlemdeki zuhuru ( ﺧﻠﻖ ) HALK olmuştur. ( ﺗَﻠﺎَﺛَﺔ ) “SELÂSE (T)” te ki üçlemeyle zuhur bulan hakikatin Zat, irade ve söz yani”Oku
  7. 7Kelime-i Sâlihiyye, s. 80“O zaman hâlk” olmuş oluyor. Zahire çıktığı için damaktan dışarıdan çıkmış oluyor, “hak” derken “h” genizden içten, “hâlk” denildiğinde zahire çıkıyor seste dışa”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.