İçeriğe atla

Halîlullâh kaç kademede ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey6 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Halîlullâh makâmı, Hz. İbrâhîm'e mahsus özel bir seçilmişlik mertebesi olup, tasavvufî idrâke göre iki ana kademede ele alınır: başlangıç ve kemâl. Bu makâm, Hak ile kul arasındaki dostluğun (hullet) her zerresine nüfûz etmesini ifade eder. Başlangıç kademesi, Hz. İbrâhîm'in yıldız, ay ve güneş gibi fânî varlıklardan yüz çevirip "batanları sevmem" (En'âm 6/76) diyerek yüzünü gökleri ve yeri yaratana döndürmesiyle (hanîf olarak) tecellî eder¹. Kemâl kademesi ise, Hz. İsmâîl'i kurban etmeye götürmesi gibi en zorlu imtihanlarda dahi Hak'ka tam teslimiyet göstermesiyle zirveye ulaşır. Bu makâm, peygamberlere verilen üç temel makâmdan biri olan hullet makâmıdır ve İbrâhîmiyye Fassı'nda tahkîk edilir.

Detaylı cevap

Halîlullâh makâmı, Hz. İbrâhîm'e özgü bir seçilmişlik ve dostluk mertebesidir. Bu makâm, Hak ile kul arasındaki hulletin, yani dostluğun, sâlikin varlığının her gözeneğine nüfûz etmesini ifade eder. Tasavvufî anlayışta bu makâmın tahakkuku iki temel kademede incelenir:

1. Başlangıç Kademesi (Lâ uhibbu'l-âfilîn): Bu kademe, Hz. İbrâhîm'in zâil ve fânî olan şeylerden yüz çevirerek Hak'ka yönelişini temsil eder¹. Kur'ân-ı Kerîm'de En'âm Sûresi'nin 76-79. âyetlerinde anlatıldığı üzere, Hz. İbrâhîm'in önce yıldızı, sonra ayı ve güneşi gözlemleyip bunların batışını gördükten sonra "lâ uhibbu'l-âfilîn" (batanları sevmem) demesi, fânî olan her şeyden kalbini arındırıp mutlak ve bâkî olana yönelmesinin işâretidir. Bu yöneliş, "innî veccehtu vechiye lillezî fataras-semâvâti ve'l-arda hanîfâ" (yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim, hanîf olarak) ifadesiyle hullet makâmının başlangıcını oluşturur. Bu, hakikat talep eden sâlikin isimlerden ve şekillerden kaçıp mânâya yönelmesi gerektiği irfânıyla örtüşür².

2. Kemâl Kademesi (Teslimiyet ve Kurban): Hullet makâmının kemâli, Hz. İbrâhîm'in en büyük imtihanlarda dahi Hak'ka tam bir teslimiyet göstermesiyle belirginleşir. Sâffât Sûresi'nin 102. âyetinde geçen, oğlu Hz. İsmâîl'i kurban etme emrine tereddütsüz icâbet etmesi, bu dostluğun zirve noktasıdır. Bu durum, "dağ gibi sağlam olan İbrâhîm Halîlullâh gibi bir zâta" dahi hayalî nakışların zarar verebileceği, ancak onun bu tür imtihanları aşarak kemâle erdiği hakikatini gösterir³. Halîlullâh makâmı, peygamberlere verilen üç temel makâmdan biri olan hullet makâmıdır ve Hz. Mûsâ'ya verilen kelâm makâmından ve Hz. Muhammed'e verilen mahbûbiyyet makâmından farklı olarak, Hak ile kulun "iç içe oturması" şeklinde bir dostluğu ifade eder. Bu makâm, "İbrâhîm Halîlullâh" olarak anılan seçilmişlik mertebesinin öncüsü ve icad edicisidir⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.307Yukarıda zikr olunan vasıfta bir insân-ı kâmil bul ve İbrâhim Halilullâh (a.s.) gibi, zâil ve fâni olan şeyleri görüp çW'Y! ! Y de! Bu beyt-i şerifde, süre-i EnOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.12021285. ve nâmdan ma'nâya kaç! &10024; 1285. ve isimden anlama kaç! 1285. ve isimden manaya kaç! &10024; 1285. ve isimden manaya kaç! ... Şekillerden geç ve isimlOku
  3. 3Kelime-i Yûsufiyye · s.224İşte bu hayalî nakışlar, dağ gibi sağlam olan, İbrâhîm Halîlullah gibi bir zâta zarar verdi. 9/69 &10024; Bunun ayrıntısı Yûsuf Fassı'nda geçmiştir. İşte bu hayOku
  4. 4Altı Peygamber (Cilt 3) · s.13Bu bölümde konumuz (İbrâhîm Halîlûllah ) olduğundan sadece bu mertebeyi kitabımız da İnşeallah bildirmeye çalışacağız. Yukarıda belirtilen isimlerle ifade edileOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.