İçeriğe atla

Hamd kavramı için Hûdiyye Fassı'ndaki anahtar mekanizma nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Hamd kavramı için Hûdiyye Fassı'ndaki anahtar işleyiş, "ahadiyyet-i rubûbiyyet" yani Rablık birliğidir. Bu birlik, her varlığın hakikatinin, mazhar olduğu ismin aynısı olduğu idrâkiyle, Allah'ı hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şeyin bulunmadığı hakikatini açığa çıkarır. Bu bağlamda, Hûd (a.s.)'ın hikmeti de bu Rablık birliğine dayanır ve her şeyin Hakk'ı tesbih etmesi için canlı olması gerektiği, ancak hakikatleri göremeyenlerin bu tesbihi idrâk edemediği vurgulanır¹·².

Detaylı cevap

Hûdiyye Fassı'nda hamd kavramının anahtar mekanizması, "ahadiyyet-i rubûbiyyet" (Rablık birliği) olarak açıklanır¹. Şeyh-i Ekber'in (r.a.) Yûsuf Fassı'nda zikrettiği "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye" (ilâhî isimler birliği) kavramlarının ardından, Hûd (a.s.)'ın hikmeti bu Rablık birliğine dayanır³.

Bu Rablık birliği, her şeyin Hakk'ı hamd ile tesbih ettiği hakikatini ortaya koyar. Kur'ân-ı Kerîm'deki İsrâ Sûresi'nin 44. ayeti ("Allah'ı hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; velakin siz onların tenzihini ve tesbihini anlamazsınız") bu durumu açıkça ifade eder². Bu ayet, her varlığın canlı olması gerektiğini ve Hakk'ı tesbih ettiğini belirtir. Ancak "perde ehli" yani hakikatleri göremeyenler, bu varlıkların tesbihlerini işitemez ve bilemezler².

Tasavvufta hamd, sâlikin Hakk'a kulluğun en kemâl ifâdesi olan medih ve teşekkürün adıdır. Şükürden daha geniş olup, her hâlde yapılır. Hûdiyye Fassı'ndaki bu işleyiş, hamdin sadece lisânî veya kalbî bir eylem olmaktan öte, bütün varoluşu kuşatan bir hakikat olduğunu gösterir. Her bir varlığın hakikati, mazhar olduğu ismin aynısıdır ve isim müsemmanın (ismin işaret ettiği varlığın) aynısı olduğu için, o varlığın şekli yok olsa da hakikati kalıcıdır². Bu da, varlıkların özünde taşıdıkları ilâhî isimler aracılığıyla sürekli bir hamd ve tesbih hâlinde olduklarını ifade eder.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye · s.10Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)Oku
  2. 2Kelime-i Âdemiyye · s.804(İsrâ, 17/44) Allah'ı hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; velakin siz onların tenzihini ve tesbihini anlamazsınız. Şimdi her bir şeyin Hakk'ı tesbih etmeOku
  3. 3Kelime-i Hûdiyye · s.9Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "Zât birliği" (ahadiyyet-i zâtiyye) ile "ilâhî isimler birliği"ni (ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye) zOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.