İçeriğe atla

Hârûniyye Fassı, Mûseviyye Fassı ile nasıl ilişkilenir?

Kavram-Fass Eşleşmesi1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Hârûniyye Fassı, verilen kaynaklarda doğrudan tanımlanmamakla birlikte, Mûseviyye Fassı ile Hz. Musa ve Hz. Harun arasındaki kardeşlik ve peygamberlik ilişkisi üzerinden dolaylı bir bağlantı kurar. Fusûsu'l-Hikem'de her peygambere ayrılan bir fass olduğu ve Mûseviyye Fassı'nın "Hikmet-i Ulviyye" ile ilişkilendirildiği göz önüne alındığında¹, Hârûniyye Fassı'nın da Hz. Harun'un peygamberlik hikmetini ve bu hikmetin Hz. Musa'nın hikmetiyle olan irtibatını ele alması beklenir. Mûseviyye Fassı, Tevhîd-i Esmâ ve tenzih hakikati üzerine kuruludur²·³, bu da Hz. Harun'un da bu hakikatle ilişkili bir mertebeyi temsil ettiğini düşündürür.

Detaylı cevap

Verilen kaynaklarda Hârûniyye Fassı'na dair doğrudan bir tanım bulunmamaktadır. Ancak, Fusûsu'l-Hikem'in yapısı gereği her peygambere bir fass ayrıldığı ve bu fassların peygamberlerin temsil ettiği hikmetleri işlediği anlaşılmaktadır⁴·⁵. Bu bağlamda, Hz. Harun'a da özel bir fassın tahsis edildiği, kaynaklarda geçen "191-Fü-Hi-24-Harun-Fassı" ifadesinden anlaşılmaktadır⁵.

Mûseviyye Fassı ise "Hikmet-i Ulviyye" ile ilişkilendirilir ve Hz. Musa'nın Allah Teâlâ ile melek vasıtası olmaksızın tekellüm etmesi gibi ulvi mertebesine işaret eder¹. Bu fass, seyru sülûk yolculuğunda Tevhîd-i Esmâ mertebesine ulaşan kişinin "eymen vadisi"ne düşmesi ve nefsinin nalınlarını çıkararak "hakikat-i mûseviyye" üzere olması gerektiğini vurgular³. Hakikat-i Mûseviyye, Tevhîd-i Esmâ ve tenzih üzerinedir².

Hz. Harun, Kur'an'da Hz. Musa'nın kardeşi ve yardımcısı olarak zikredilir. Bu kardeşlik ilişkisi, tasavvufî metinlerde de mertebeler arası bir irtibatı ifade edebilir. "Kendinde bulunan Mûseviyye mertebesi ile diğer Mûseviyyelerle" ifadesi⁶, her insanın kendi içinde farklı peygamberî mertebeleri barındırdığına işaret eder. Bu durumda, Hârûniyye Fassı'nın, Hz. Harun'un peygamberlik hikmetini, belki de Hz. Musa'nın temsil ettiği tenzih ve Tevhîd-i Esmâ hakikatinin farklı bir veçhesini veya tamamlayıcı bir yönünü ele alması muhtemeldir. Hz. Musa'nın ulvi mertebesi ve doğrudan kelam alması, Hz. Harun'un ise bu ulviyetin tebliğ ve icraatındaki rolü üzerinden bir hikmetin işlenmesi beklenebilir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Kelime-i Mûseviyye · s.1XXV فَص ُّ حِكْمَة ٍ عُلْوِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ مُوسوِيَّةٍ KELİME-İ MÛSEVİYYEDE MÜNDEMİC OLAN HİKMET-İ ULVİYYE FASSIDIR 2. Şerh “Hikmet-i ulviyye”nin Kelime-i Oku
  2. 2Fussilet Sûresi · s.69Hâl böyle olunca kişinin seyru sülûkunda, kontrollu çalışmalarından sonra hakikat-i mûseviyye yi ki, (Tenzih) üzerinedir, Rabb’ının gönlünden kendisinin vereceğOku
  3. 3Tûr Sûresi · s.48İşte seyru sülûk yolculuğunda Tevhid-i esma mertebesine gelindiği zaman kişinin yolu “eymen vadisi” ne düşer ve orada nefsinin nalınlarını çıkarması ve idraken Oku
  4. 4A'lâ ve Gâşiye Sûreleri · s.109Fusûs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk Şerhi, İbrâhim Fassı ↑ Fusûs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk Şerhi, İshâk Fassı ↑ Fusûs’ül Hikem, Ahmed Avni Konuk Şerhi, Lût Fassı Oku
  5. 5Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.358182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1Oku
  6. 6Vahiy ve Cebrâîl · s.172(hayvan-ı natık) → diğer nefsi benliklerle, kendinde bulunan İnsân-ı natık mertebesi ile → diğer natıklarla, kendinde bulunan Nefs mertebesi ile → diğer nefisleOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.