Haşr kavramı neye işaret eder?
Haşr, lügatte 'toplama, bir araya getirme' anlamına gelir ve tasavvufta hem kıyamet günü tüm insanların hesap için tek bir mahalde toplanmasını (zahirî haşr) hem de Hak'ın bütün esmâ ve sıfatlarının insân-ı kâmilde bir mahalde toplanmasını (vücudî haşr) ifade eder. Kur'ân'da Haşr Sûresi'nin başlangıcında Yahudilerin Medine'den toplu çıkarılması bağlamında kullanıldığı gibi, tasavvufta sâlikin nefsini hesaba çekmesi (küçük haşr) ve ruhların insaniyet mertebesinde toplanması gibi farklı katmanlarda da ele alınır¹. Haşr, aynı zamanda uykudan uyanmayı küçük haşr, ölümden sonra dirilişi ise büyük haşr olarak kıyaslama imkânı sunar².
Detaylı cevap
Haşr kavramı, İslâmî eskatolojinin temel basamaklarından biri olarak kıyamet sonrası tüm yaratılmışların hesap günü için bir araya toplanmasını ifade eder³. Tasavvufta ise bu kavram, farklı mertebelerde tecelli eder. Birinci katman, kıyamet haşrıdır ki bu, Zümer Sûresi 68. ayetindeki sûr üfürülmesi ve Vâkı'a Sûresi 50. ayetindeki "belirli bir günde toplanırlar" ifadesiyle desteklenen, bütün insanların mahşerde fizikî olarak toplanmasıdır. Bu, çıplak ve hesapsız bekleyişi içerir. İkinci katman, ahlâkî haşrdır ve sâlikin günlük olarak kendi nefsini hesaba çekmesini, niyetlerini incelemesini kapsar. Bu durum, "küçük haşr" olarak adlandırılır ve "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin" hadis-i şerifiyle temellendirilir. Uykudan uyanma vakti de küçük haşr olarak kabul edilirken, ölümden sonraki diriliş büyük haşr olarak kıyaslanır²·⁴. Üçüncü katman, vücudî haşrdır ki bu, Hak'ın bütün esmâ ve sıfatlarının insân-ı kâmilde bir mahalde toplanmasıdır. İnsân-ı kâmil, bu vücudî haşrın somut tezahürüdür; bütün esmâ onda câmî' olur. Mesnevî-i Şerîf şerhlerinde de haşr, ruhların kendi mertebelerinden geçip insaniyet mertebesinde toplanması olarak açıklanır. Bu, ruhların bakışlarının toplanmasıdır; zira insaniyet mertebesi, ruhların bakışlarını kendi mertebelerine hasretmekten men ederek kendi mertebesinde toplar¹. Bu bağlamda, nefs-i hayvâniyyeyi kesmek ve iradî ölüm (mevt-i ihtiyâri) ile ölmek, çeşitli ruhların bakışlarını insaniyet mertebesinde haşr ve cem' etmenin bir yolu olarak sunulur⁵. Ayrıca, Haşr Sûresi'nin sonunda geçen "Eğer biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, sen onu Allah korkusundan saygıyla başını eğmiş ve parçalanmış görürdün" (Haşr, 59/21) ayeti, Hak'ın kelâmının tecellisinin haşyetini ve etkisini gösterir⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1283“"Haşr"dan kasıt, bu ruhlardan her birinin, kendi mertebesinden geçip, insaniyet mertebesinde toplanmasıdır. Bu haşr ve toplanma, onların bakışlarının toplanması”Oku
- 2Kâf Sûresi · s.36“Ey mülteci, haşr sabâhı küçüktür; büyük olan haşri ondan kıyâs tut! “Müstecîr”, ilticâ edici ve sığımcı demektir. “Haşr sabâhı"ndan murâd, uy-kudan uyanmak vakt”Oku
- 3- Haşr
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1868“Ey sığınan, haşr (diriliş) sabahı küçüktür; büyük olan haşri ondan kıyas et! "Müstecîr", iltica edici ve sığınıcı demektir. "Haşr sabahı"ndan kastedilen, uykuda”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1284““Haşr”dan murâd, bu ruhlardan her birinin, kendi mertebesinden geçip, insaniyet mertebesinde toplanmasıdır. Bu haşr ve toplanma, onların bakışının toplanmasıdır”Oku
- 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.3971“Haşyetinden parça parça oldu Tur, Âdeme bilmem neden gelmez fütur (gevşeklik)! Yani "Kelâm" sıfatımızdan doğan Mütekellim (konuşan) ismimizin tecelligâhı olan k”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.