İçeriğe atla

Hikmet kaç kademede ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey3 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufta hikmet, dört ana kademede ele alınır. Bu kademeler, Allah'ın "el-Hakîm" isminin âlemdeki tecellisinden başlayarak, sâlikin bu ilahî bilgeliği kendi varlığında tahkik etmesine kadar uzanan bir sülûk yolunu ifade eder. İlk kademe olan akâidî hikmet, her şeyin bir nizam ve gâye üzere halk edildiğini vurgularken, ikinci kademe ahlâkî hikmet, insanın söz ve davranışlarını yerli yerine koymasını, edep sahibi olmasını gerektirir. Üçüncü kademe ilmî hikmet, eşyanın ardındaki ilahî gâye ve illeti idrak etmeyi hedeflerken, dördüncü ve son kademe olan zâtî hikmet, sâlikin Hak'ın "el-Hakîm" ismine tam bir ayna olma mertebesini temsil eder.

Detaylı cevap

Hikmet, tasavvufî anlayışta sadece bir bilgi değil, bilginin tahkik edilmiş hâli, yani bilineni yerli yerine koyma eylemidir. Bu mertebeli idrak, dört ana kademede açıklanır:

Birinci kademe: Akâidî hikmet. Bu kademe, Allah'ın "el-Hakîm" isminin kâinattaki tezahürüdür. Âlemde hiçbir şeyin abes, yani boş ve gâyesiz halk edilmediğine dair inancı ifade eder. Mü'minûn Sûresi'nin 115. ayetinde geçen "Sizi boşuna mı halk ettiğimizi sandınız?" ifadesi, bu kademenin temelini oluşturur. Her varlık, ilahî bir nizam ve gâye ile halk edilmiştir.

İkinci kademe: Ahlâkî hikmet. Bu kademe, insanın kendi söz ve davranışlarını yerli yerine koyması, edep sahibi olması ve gerekli sözü gerekli yerde söylemesiyle ilgilidir. Lokman Sûresi'nde geçen Lokman'ın oğluna nasihatleri, bu ahlâkî hikmetin klasik bir örneğidir. Bu, kişinin dış âlemle olan ilişkilerinde ilahî hikmeti yansıtma çabasıdır.

Üçüncü kademe: İlmî hikmet. Bu kademede sâlik, eşyanın ardındaki gâye ve illeti bilmeye çalışır. "İlm-i marifet" ile "ilm-i hâl" arasında bir köprü kurarak, her amelin ardındaki Hak'ın hükmünü görmeyi hedefler. Bu, "niçin" (lima) sorusunu sorarak varlığın derin anlamlarını keşfetme yoludur.

Dördüncü kademe: Zâtî hikmet. Bu en yüksek kademe, sâlikin Hak'ın "el-Hakîm" ismine tam bir ayna olma mertebesidir. Bu, sadece bilmek değil, aynı zamanda o bilgeliği kendi özünde yaşamak ve tecelli ettirmektir. Bu mertebeye ulaşan sâlik, ilahî hikmetin kendisinde zuhur ettiği bir varlık hâline gelir. Bu dört kademe, sâlikin Allah'ın hikmetini farklı mertebelerde idrak etme ve yaşama sürecini gösterir.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 10 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Lokmân Sûresi · s.1Kelime-i İdrisiye’de Mündemic Olan “Hikmet”...............(38) İlâhi Hikmet ile ilgili, bir kaç Ayeti kerime.................... (44) 31-3- Ayet................Oku
  2. 2Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.185Bunların hiç birine “ feylesof ” denmemiştir, bunlar hikmet ehlidir. Bizim feylesoflarımızda vardır ancak konu başkadır. T.B. ---------- Felsefe, islâmın getirdOku
  3. 3Lokmân Sûresi · s.35Bunların hiç birine “ feylesof ” denmemiştir, bunlar hikmet ehlidir. Bizim feylesoflarımızda vardır ancak konu başkadır. T.B. ---------- Felsefe, islâmın getirdOku
  4. 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.1Geçmişten Günümüze Felsefeye Bakış……………………….. (201) Kelime-i idrisiye’de mündemic olan “hikmet-i kuddüsiye”nin beyanıdır………………………………………………………………………. (205) HikmeOku
  5. 5Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.164O an bu kalbe ilhâm oldu hâsıl; Bu hikmetten sakın sen olma gâfil. Bulunmasa temizlikçi memleketlerde; Bir anda cihân olmaz mı tehlikede. Olur cinsiyyet ancak çOku
  6. 6Gülşen-i Râz ve Şerhi (2) · s.310Bir de Tanrı’dan bir ilhamdır geliyor: Ahmaklıkla Tanrı hikmetini kınama! Bu işleri de hoş gör demek istiyor. Abdesthaneleri temizleyen adamlar olmasaydı memlekOku
  7. 7Namaz Sûreleri (Cilt 1) · s.80Eğer Cenâb-ı Hakk bir şeye kasem etmişsse, parmak basmışsa basanda değil basılan-daki hikmeti aramamız gerekiyor. Basanın hikmeti zâten belli, yâni kasem edeninOku
  8. 8Aşk ve Muhabbet Yolu · s.91İsterseniz bu hikmet kitabından bir kaç söz daha edeyim: Türkler dedikodu. Acemler güftü gû, Araplar kı'lü kaal derler. Ama bunlar tatlı dedikodulardır. GönülleOku
  9. 9Karagün Dostuyum (Cilt 2) · s.105Fakat gönülden de bir ses geliyor ki, «Demi geçmeden hikmet, ibret, aşk ve ilim pencerelerinden başını uzat! Seni yahud beni görmek isteyenler var» diyorlar. ÇoOku
  10. 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7 · s.12021285. ve nâmdan ma'nâya kaç! &10024; 1285. ve isimden anlama kaç! 1285. ve isimden manaya kaç! &10024; 1285. ve isimden manaya kaç! ... Şekillerden geç ve isimlOku
  11. 11İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000) · s.342Onu verdikten sonra „ Ben neredeyim “ sözünün cevabını vermeliyiz, bir hayat yaşıyoruz, şimdi bize soruyorlar; kaç yaşındasın? Efendim 40 yaşındayım, sen 30 yaşOku
  12. 12İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000) · s.164Onu verdikten sonra „Ben neredeyim“ sözünün cevabını vermeliyiz, bir hayat yaşıyoruz, şimdi bize soruyorlar; kaç yaşındasın? Efendim 40 yaşındayım, sen 30 yaşınOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.