Hikmet niçin Lokmâniyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?
Hikmet, Lokmâniyye Fassı'nda, Allah Teâlâ'nın Lokman'a doğrudan hikmet verdiğini bildiren ayetler (Lokmân, 31/12; Bakara, 2/269) ve Lokman'ın oğluna yaptığı öğütler aracılığıyla anlaşılır kılınır. Bu Fass, hikmetin hem sözlü ifade edilebilen hem de suskunlukla idrak edilebilen yönlerini somutlaştırır. Lokman'ın sözleri, yapılan işlerin Allah tarafından mutlaka ortaya çıkarılacağını bildiren sözlü bir hikmet örneği sunarken¹, genel olarak hikmetin ilmin tahkik edilmiş hâli ve eşyayı yerli yerine koyma sıfatı olduğu vurgulanır. Bu bağlamda, Lokman'ın şahsiyeti, hikmetin pratik ve ahlaki tezahürlerinin bir aynası olarak öne çıkar.
Detaylı cevap
Hikmet, tasavvufta Allah'ın "el-Hakîm" isminin bir tezahürü olarak eşyayı yerli yerine koyma sıfatı ve sâlikin bu sıfata ayna olma mertebesidir. Lokmâniyye Fassı, bu hikmetin anlaşılmasında merkezi bir rol oynar çünkü Kur'ân-ı Kerîm'de Lokman'a hikmet verildiği açıkça belirtilmiştir: "Andolsun ki Lokmân'a hikmeti verdik." (Lokmân, 31/12) ve "Kime hikmet verilmişse, ona muhakkak çok hayır verilmiştir." (Bakara, 2/269)². Bu ayetler, Lokman'ın çok hayrın sahibi olduğunu ve hikmetin doğrudan ilahî bir lütuf olduğunu gösterir.
Lokman'ın hikmeti, hem sözlü hem de suskunlukla anlaşılan yönleriyle ele alınır. Örneğin, Lokman'ın oğluna "Yavrucuğum! Şüphesiz ki o (yaptığın iş), bir hardal tanesi ağırlığında olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa bile, Allah onu mutlaka ortaya çıkarır." (Lokman, 16) şeklindeki öğüdü, sözlü hikmetin somut bir örneğidir¹. Bu sözler, Allah'ın her şeyi bilip ortaya çıkaracağını bildiren bir hakikati ifade eder.
Tasavvufta hikmet, ilmin tahkik edilmiş hâli olup, bilmekten ziyade bildiğini yerine koymaktır. Lokman'ın oğluna verdiği öğütler, ahlaki hikmetin bir yansımasıdır; insanın söz ve davranışlarını yerli yerine koyması, edebli olması ve gerekli sözü gerekli yerde söylemesi bu kademede yer alır. Bu nedenle, Lokmâniyye Fassı, hikmetin sadece teorik bir bilgi değil, aynı zamanda yaşantıya ve davranışlara yansıyan pratik bir bilgelik olduğunu vurgulayarak, sâlikin bu mertebeye ulaşması için bir rehber niteliği taşır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Lokmâniyye · s.28“"Kime çok hayır verilmişse, ona çok hikmet verilmiştir." (Bakara, 269) "Kime çok hayır verilmişse, ona çok hikmet verilmiştir." (Bakara, 269) Hikmet bazen sözlü”Oku
- 2Kelime-i Lokmâniyye · s.31“Allah Teâlâ: "Andolsun ki Lokmân'a hikmeti verdik." (Lokmân, 31/12); "Kime hikmet verilmişse, ona muhakkak çok hayır verilmiştir." (Bakara, 2/269) buyurdu. Buna”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.