Hikmet'in önündeki başlıca engel nedir?
Hikmetin önündeki başlıca engel, tasavvufî sülûkun farklı mertebelerinde farklı tezahürler gösteren nefstir. Bu engel, başlangıçta cehalet ve gaflet gibi hallerle ortaya çıkarken, ilerleyen aşamalarda ucub ve riya gibi daha ince perdelerle kendini gösterir. Nihayetinde ise sâlikin kendi tahakkukundan haberdar olması dahi bekâ-i tâm'a ulaşmada bir engel teşkil edebilir. Nefse ait sıfatların ve heveslerin ruhu kirletmesi, Hakk'ın Zât'ını gözlemlemeye mani olur; bu perdeler kalktığında ise ruh saf ve halis hale gelir¹.
Detaylı cevap
Hikmet, lugatte 'doğru hüküm, sağlam bilgi' anlamına gelirken, tasavvufta Hakk'ın eşyayı yerli yerine koyma sıfatı olan 'el-Hakîm' ismine ayna olma mertebesidir. Bu hikmetin önündeki en temel engel nefstir. Nefsin farklı halleri, sülûkun mertebelerine göre hikmete ulaşmayı zorlaştırır.
Sülûkun bidâyet (başlangıç) merhalesinde hikmetin önündeki engeller; cehalet, yani sülûk yolunu, terbiyeyi ve mürşidi bilmemek; gaflet, yani Allah'tan habersizlik; şehvet ve gazap gibi nefs-i emmârenin temel güçleri ve mâsiyetlerdir. Bu engeller, kalbi karartarak hikmetin idrak edilmesini engeller. Örneğin, yiyecek hırsı ve zevk arzusu, aklın gerçek durumu anlamasına engel olur².
Sülûkun vasat (orta) merhalesinde ise engeller daha incelir. Bu aşamada ucub (kendini beğenme) ve riya (gizli şirk) gibi haller hikmetin önünde bir perde oluşturur. Nefse ait sıfatların ve heveslerin ruhu kirletmesi, hakikat göğünde olan Hakk'ın Zât'ını gözlemlemeye engel teşkil eder. Bu "tozlar" giderildiğinde ruh saf ve halis hale gelir ve Hakk'ı gözlemlemeye engel kalmaz¹. Ayrıca, nefsanî haya da imana ve dolayısıyla hikmete engel olabilir; zira bu tür hayanın kaynağı nefsin kibir sıfatıdır³.
Kamer Sûresi'nde belirtildiği üzere, Nûr-u Muhammedi tüm mertebeleri aydınlatan "hikmet-i bâliga" (üstün hikmet) olmasına rağmen, "nefs, kesret perdesiyle mânia olur. Nuzur, ona sirâyet etmez"⁴. Bu durum, nefsin çokluk perdesiyle hikmetin nüfuz etmesini engellediğini açıkça ifade eder. İnsan, en hikmetli yeri olan alnını secde halinde toprağın hikmetine değdirdiğinde, tevazu içerisinde İlahi azametle birleşen iki hikmetin ortaya çıktığı belirtilir⁵·⁶·⁷·⁸·⁹. Bu da nefsin kibir ve benlik perdelerinin kalkmasının hikmetin açığa çıkmasındaki önemini vurgular.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Mesnevî Cilt 8 · Beyit 2539 (s. 218)“O güneşin görülmesinden engel gelir, ne zaman ki onun tozu gitti, saf ve hâlis oldu. &10024; 2476. O güneşin görülmesinden engel gelir, ne zaman ki onun tozu gi”Oku
- 2Mesnevî Cilt 3 · Beyit 6057 (s. 4183)“Nefsanî hayâ imana engeldir. Çünkü onun kaynağı nefsin kibir sıfatıdır. Örneğin bazı kimseler evinin eşyalarını elinde taşımaktan ve halk arasında eski elbiseyl”Oku
- 3Mesnevî Cilt 3 · Beyit 6057 (s. 6057)“Nefsanî hayâ imana engeldir. Çünkü onun kaynağı nefsin kibir sıfatıdır. Örneğin bazı kimseler evinin eşyalarını elinde taşımaktan ve halk arasında eski elbiseyl”Oku
- 4Kamer Sûresi, s. 89“Nûr-u Muhammedi tüm mertebelerin içinde olduğundan tüm mertebeleri aydınlatan “hikmet’ün baliga” (üstün hikmet) tir. (M.D.) "Hikmet, eşyada Hakk'ın tecellîsini ”Oku
- 5Hicr Sûresi, s. 66“Bilindiği gibi toprak hikmet'tir, ve insân'ın en hikmetli yeri de başı ve beyninin ön tarafı olan şerefli alnıdır. Oraya rabıta yapılması da bu yüzdendir. İşte ”Oku
- 6Altı Peygamber — Hz. Âdem, s. 48“Bilindiği gibi toprak hikmet’tir, ve insân’ın en hikmetli yeri de başı ve beyninin ön tarafı olan şerefli alnıdır. Oraya rabıta yapılması da bu yüzdendir. İşte ”Oku
- 7A’râf Sûresi, s. 19“Bilindiği gibi toprak hikmet’tir, ve insân’ın en hikmetli yeri de başı ve beyninin ön tarafı olan şerefli alnıdır. Oraya rabıta yapılması da bu yüzdendir. İşte ”Oku
- 8Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2), s. 186“Bilindiği gibi toprak hikmet’tir, ve insân’ın en hikmetli yeri de başı ve beyninin ön tarafı olan şerefli alnıdır. Oraya rabıta yapılması da bu yüzdendir. İşte ”Oku
- 9Dur Rabbın Namazda (Cilt 2), s. 215“Bilindiği gibi “Toprak” hikmet’tir.”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.