İçeriğe atla

Hüvviyet hangi aşamalardan geçer?

Kavram MekanizmasıOrta düzey22 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Hüvviyet, tasavvufta Hakk'ın "O"luk, zâtın kendine âid olma vasfı ve bütün taayyünlerin ötesindeki mahremiyeti olarak tanımlanır. Bu kavramın idrâki ve tahakkuku, sâlikin mânevî sülûkunda belirli aşamalardan geçmesini gerektirir. Hüvviyetin idrâki, başlangıçta akıl seviyesinde ilimle başlar, ardından kalbî bir tatma olan hâl ile derinleşir, makam ile sâbitlenir ve nihayet tahakkuk ile sâlikin o kavramın kendisi olmasıyla tamamlanır. Bu süreç, "yakîn size gelinceye kadar Rabb'ine ibadet et" (Hicr 15/99) âyetiyle desteklenen dört aşamalı bir tertîb üzere ilerler ve Hüvviyet-i Mutlaka'nın idrâki avam için zor olsa da, vahiy ve ilham yoluyla nutk edenlere açılır.

Detaylı cevap

Hüvviyet, "O" (hüve) zamîrinin tasavvufî terim hâline getirilmiş şekli olup, Hakk'ın kendi zâtı mertebesinin adıdır; ahadiyyet ile aynı kademede olan, zâtın kendine âid mahremiyetidir. İhlâs Sûresi'ndeki "kul hüvallâhu ehad" ifâdesinde "hüve" zamîri, hüvviyetin Kur'ân'daki temel ifâdesidir. Hüvviyet-i Mutlaka, âlemlerin ana kaynağı olan ilâhî kimliktir¹. Bu mutlak hüvviyetin hakikatini anlamak mümkün değildir ve bir bakıma "ism-i âzam"dır².

Hüvviyetin idrâki ve sâlikte tahakkuku, tasavvufî bir hakikatin tahakkukunda olduğu gibi dört asıl aşamadan geçer:

  1. İlim (İlme'l-yakîn): Sâlik, hüvviyet kavramının tanımını, hududunu ve kaynağını okuyarak veya dinleyerek akıl seviyesinde bilir. Bu, "ilm-i nâfi" yani faydalı ilim seviyesidir. Hüvviyet-i Mutlaka'nın zuhur yerini tanıyıp anlamak avam için oldukça zordur, çünkü belirli bir tarifi ve vasfı yoktur³·⁴·⁵. Ancak "vâhyin yuha" (Necm 53/4) kendisine "vâhy" (ilham edilen) ile nutk eder (konuşur)³.

  2. Hâl: Kalbin geçici bir tatmasıdır. Sâlik, bir zikir meclisinde veya murâkabede hüvviyetin bir parıltısını yaşar. Bu hâl, bârika gibidir; geçicidir. Bir hâlin başlaması (zuhûr) ânî bir vâridât şeklinde, kalpte bir cezbe, bir nûr veya bir inkişâf olarak gerçekleşebilir.

  3. Makam (Ayne'l-yakîn): Hâlin sâbitlenmesi ve yerleşmesidir. Sâlikin mücâhedesi ve riyâzati ile kazanılan, yerleşmiş ve sâbit bir hâldir. Hüvviyetin yerleşmesi için tertîb-i sülûk, edep ve sohbet gibi şartlar gereklidir.

  4. Tahakkuk (Hakke'l-yakîn): Sâlikin o kavram olmasıdır. Cenâb-ı Hakk'ın hüvviyeti aslında bizim hüvviyetimizdir⁶. Kişi, inniyeti ve hüvviyeti birleştiğinde kâmil kemal ehli olur, zahiri ile bâtınını birleştirebildiği zaman bu tahakkuk gerçekleşir⁷. Bu mertebeye ulaşan kişi, "lâ" derken içindeki sevdiklerini, "ila" derken dışarıda olan sevdiklerini ve "he" dediğinde de bütün kayıtlı ve hayal mahsulü olan hüvviyetleri nef'edip ortada hiçbir şeyin kalmamış olması hâlinin idrâkini yaşayabilir⁸. Hakk yolunda giden bir kimse belirli aşamalara geldikten sonra rehavete kapılmamalı, çalışmalarını sürdürmelidir⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Hüvviyet
  2. 2Kelime-i Tevhîd, s. 187“Bu "hu", "Hüviyet-i Mutlaka/mutlak hüvviyet"tir. Bir bakıma "ism-i âzam/en büyük isim" de budur. Bunun hakikatini anlamak mümkün değildir. &10024; İşte bu ilk o”Oku
  3. 3Şûrâ Sûresi, s. 118“Orada zuhurda olan “Hüvviyet-i Mutlaka” dır. “Hüvviyet-i Mutlaka” nın zuhur yerini tanıyıp anlamak avam için oldukça zordur, çünkü belirli bir tarifi ve vas-fı ”Oku
  4. 4Vahiy ve Cebrâîl, s. 120“Orada zuhurda olan “Hüvviyet-i Mutlaka” dır. “Hüvviyet-i Mutlaka” nın zuhur yerini tanıyıp anla-mak avam için oldukça zordur, çünkü belirli bir tarifi ve vas-fı”Oku
  5. 5Nûr Sûresi, s. 84“Orada zuhurda olan “Hüvviyet-i Mutlaka” dır. “Hüvviyet-i Mutlaka” nın zuhur yerini tanıyıp anla-mak avam için oldukça zordur, çünkü belirli bir tarifi ve vas-fı”Oku
  6. 6Sohbet Arası Sohbetler (25), s. 109“Cenab-ı Hakk’ın hüvviyeti aslında bizim hüvviyetimizdir.”Oku
  7. 7Sohbet Arası Sohbetler (25), s. 113“İşte bizde bizim hüvviyetimiz Allahın hüvviyetinden, eneiyyetimiz benliğimizde inniyetinden olmakta… 2 kanaldan da biri mülk olarak hüvviyetimiz var, kimliğimiz”Oku
  8. 8Kelime-i Tevhîd, s. 325“Bu "hu", "Hüviyet-i Mutlaka/mutlak hüvviyet"tir. Bir bakıma "ism-i âzam/en büyük isim" de budur. Bunun hakikatini anlamak mümkün değildir. &10024; İşte bu ilk o”Oku
  9. 9Bakara Dosyası, s. 44“Hakk yolunda giden bir kimse belirli bir aşamalara geldikten sonra o mevzu üzerin-de rahatlar. Nefsi emmâreyi, nefsi levvâmeyi aştım diye rahatlar. Eğer burada ”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.