İsrâ 1 ayeti hangi Fass ile bağlanır ve neden?
İsrâ Sûresi'nin 1. ayeti, Hz. Peygamber'in mîrâcını anlattığı için tasavvufta Kâb-ı Kavseyn mertebesiyle ilişkilendirilir. Bu mertebe, Necm Sûresi'nin 9. ayetinde geçen "iki yay arası kadar veya daha yakın oldu" ifadesiyle açıklanan, Hakk'a en yüksek yakınlık makamıdır. Kâb-ı Kavseyn, Hz. Peygamber'in mîrâcındaki zirve noktası olup, tasavvufun en yüksek vuslat makamı olarak kabul edilir. Bu bağlamda, İsrâ 1'in işaret ettiği mîrâc hadisesi, Kâb-ı Kavseyn'in anlatıldığı Muhammediyye Fassı'nın "mahbûbiyyet" ve "ferdiyyet" bahsiyle doğrudan bağlantılıdır.
Detaylı cevap
İsrâ Sûresi'nin ilk ayeti, Hz. Peygamber'in Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya gece yolculuğunu ve oradan da semâvâta yükselişini, yani mîrâcını konu edinir. Tasavvufî idrakte bu mîrâc, sadece fiziksel bir yolculuk değil, aynı zamanda ruhânî bir yükseliş ve Hakk'a vuslatın en üst mertebesidir. Bu mertebe, Necm Sûresi'nin 9. ayetinde geçen "fe-kâne kâbe kavseyni ev ednâ" (iki yay arası kadar veya daha yakın oldu) ifadesiyle açıklanan Kâb-ı Kavseyn olarak adlandırılır. Kâb-ı Kavseyn, tasavvufun en yüksek vâsıllık makâmı olarak kabul edilir ve Hz. Peygamber'e mahsus olmakla birlikte, sâlikler için bir ideal teşkil eder.
Bu yakınlık mertebesi, Fusûsu'l-Hikem'de Muhammediyye Fassı'nda "mahbûbiyyet" ve "ferdiyyet" bahsiyle ele alınır. "İki yay" metaforu, bir yayı vücud-ı vâcib (Hakk'ın zorunlu varlığı), diğer yayı ise vücud-ı mümkin (yaratılmış varlık) olarak yorumlar. Hz. Peygamber'in mertebesi, bu iki vücudun tam ortasında, bir kavşak noktasıdır. "Ev ednâ" (veya daha yakın) ifadesi ise, bu yakınlığın tarif edilemez olduğunu, Hakk ile Hz. Peygamber arasında mesafenin kalmadığını, yani "mesâfesizliğin mesâfesi"ni vurgular. Dolayısıyla, İsrâ 1'in işaret ettiği mîrâc hadisesi, Kâb-ı Kavseyn'in ve dolayısıyla Muhammediyye Fassı'nın temel konularından biridir.
Kaynaklar
Bu cevap kütüphanedeki 7 eserden derlendi — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2231 (s. 64)“(Allah, gökyüzlerini görülebilen destekler olmadan kaldırdı; sonra Arş üzerine oturdu; güneş ve ayı boyunca belirlenmiş bir süre için seyahat ettirdi; emriyi id”Oku
- 2Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2561 (s. 154)“(Allah, gökyüzlerini görülebilen destekler olmadan kaldırdı; sonra Arş üzerine oturdu; güneş ve ayı boyunca belirlenmiş bir süre için seyahat ettirdi; emriyi id”Oku
- 3Zümer Sûresi, s. 89“" Lin nâs " ( insânlar için ): Sekizinci âyetin yorumunda belirtildiği gibi, "insân" kelimesi hem "üns" (yakınlık, ünsiyet) hem de "nisyân" (unutmak) köküne bağ”Oku
- 4Kelime-i Âdemiyye, s. 82“Nitekim ayet-i kerimede Fass-ı Îsevî’de: لْغَلَست ِكَالضَّوْء ِ فِي ذَلنَّفَسفَالْكُل ُّ فِي عَيْن ِ Şimdi, uzayda öbek öbek yoğunlaşan ve soğuyan ışıklı bulutl”Oku
- 5Kelime-i Âdemiyye, s. 82“Fass-ı Îsevî’de: لْغَلَست ِكَالضَّوْء ِ فِي ذَلنَّفَسفَالْكُل ُّ فِي عَيْن ِ Rahmânî Nefes'te olan bütün eşya, gecenin sonundaki aydınlığa benzer. şerefli beyti”Oku
- 6Kelime-i Âdemiyye, s. 82“Fass-ı Îsevî’de: لْغَلَست ِكَالضَّوْء ِ فِي ذَلنَّفَسفَالْكُل ُّ فِي عَيْن ِ Rahmânî Nefes'te olan bütün eşya, gecenin sonundaki aydınlığa benzer. şerefli beyti”Oku
- 7Saff Sûresi, s. 1“ÂYET …………………………………………………………………………… (14) Fusûs’ül Hikem Âdem fassında tesbih …………………………. (15) Fusûs’ul Hikem Nuh fassında tesbih ……………………………… (18) “Tesbîh nedir?”Oku
- 8Mesnevî Cilt 2 · Beyit 2117 (s. 61)“Saygıdeğer şârihler "âfitâb-ı mânevî"den maksadın sâlik olduğunu beyân buyurmuşlardır, bu da bir vechtir; fakat Cenâb-ı Pîr güneşin âleme harâret ve ziyâ saçmas”Oku
- 9Kelime-i Muhammediyye, Bölüm 216“(Tabiat hakkındaki tafsilât Fass-ı İdrîsî'de ve Fass-ı İsevî'de ve irâde ve meşiyyet-i ilâhiyye hakkındaki tafsilât dahi Fass-ı Üzeyrî ve Lokmâni’ de ve tekvin ”Oku
- 10Mesnevî Cilt 10 · Beyit 3088 (s. 306)“Bu bâbdaki esrâr ve hakâyık Fusûsu'l-Hikem'de Fass-ı Uzeyrî ve Fass-ı İsmâîlî ve Fass-ı Hûdî ve Fass-ı Ya'kûbî'dedir. 3088. Onun ihtiyârı Zeyd'i onun kaydı eder”Oku
- 11Mesnevî Cilt 10 · Beyit 3088 (s. 306)“Bu bâbdaki esrâr ve hakâyık Fusûsu'l-Hikem'de Fass-ı Uzeyrî ve Fass-ı İsmâîlî ve Fass-ı Hûdî ve Fass-ı Ya'kûbî'dedir. 3088. Onun ihtiyârı Zeyd'i onun kaydı eder”Oku
- 12Kelime-i Üzeyriyye, s. 50“Yani "Kazâ olması yönünden küfre razıyım; çünkü küfür kazâ yönünden küfür değildir" demek suretiyle birbirine bağlanır.”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.