İçeriğe atla

Kâb-ı Kavseyn kavramının zuhûr ettiği mahaller nelerdir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey25 görüntülenme11 kaynak
Kısa cevap

Kâb-ı Kavseyn, tasavvufta Hz. Peygamber'in mîrâcta Hakk'a en yakın olduğu mertebeyi ifade eden ve Necm Sûresi'nin 9. ayetindeki "fe-kâne kâbe kavseyni ev ednâ" (iki yay arası kadar veya daha yakın oldu) ifadesinden gelen bir kavramdır. Bu mertebe, tasavvufun en yüksek vâsıllık makâmı olarak kabul edilir ve "ev ednâ" ifadesi, Hak ile Hz. Peygamber arasındaki yakınlığın tarif edilemezliğini beyan eder. Kâb-ı Kavseyn, hem Ahadiyyet mertebesi gibi ilâhî bir dairede¹, hem de İnsan-ı Kâmil'in özünde ve insanın yüzündeki iki kaş arasında²·³ zuhur eder.

Detaylı cevap

Kâb-ı Kavseyn, tasavvufî düşüncede farklı mertebelerde ve zuhur mahallerinde ele alınır. Öncelikle, Hz. Peygamber'in mîrâcında ulaştığı kurb-ı ilâhî mertebesi olarak tanımlanır⁴. Bu, Hak ile kul arasındaki mesafesizliğin bir ifadesidir.

Bir diğer zuhur mahalli, Ahadiyyet mertebesidir. Kâb-ı Kavseyn, "hiçlik" ve bir yönü hadîs (yaratılmış), bir yönü kadîm (ezelî) olan Ahadiyyet dairesi olarak belirtilir¹. Bu daire, Kur'an-ı Kerim'in zâhir ve bâtın yönlerini de temsil eder⁵.

Kâb-ı Kavseyn'in zuhur ettiği önemli bir mahal de İnsan-ı Kâmil'dir. Muhyiddin İbn Arabî'nin 18 bin âlemin özü olarak tanımladığı İnsan-ı Kâmil'de Kâb-ı Kavseyn'in zuhuru mevcuttur⁶·⁷. Bu bağlamda, "ne var âlemde, o var Âdem'de" sözüne atıfla, Kâb-ı Kavseyn'in insanın kendisinde aranması gerektiği vurgulanır²·³.

İnsanın yüzünde, özellikle alnındaki iki kaş, "kavseyn" (iki yay) olarak kabul edilirken, iki kaşın arası ise "kâb" (tutma yeri) olarak ifade edilir²·⁸. Bu yorumda, iki ayrı gözün ayrı ayrı gördükleri halde tek görüşe sahip olması, Kâb-ı Kavseyn'in bir tecellisi olarak açıklanır⁸. Tarikat mertebesinde, yeni dervişlere rabıta olarak şeyhin alnına baktırılmasıyla bu "kâb-ı kavseyn" feyzinden istifade ettirilmek istenir⁸.

Ayrıca, "kab" kelimesi "tutma" veya "kabza" anlamında kullanılarak, zahirin ve bâtının birlikte tutulmasıyla Kâb-ı Kavseyn'in gerçekleşeceği belirtilir. Burada Hakk, âlemin suretinin bâtını, âlemin sureti ise O'nun zahiri olarak ifade edilir⁹. İki yaydan birinin ilm-i İlâhî, diğerinin ilm-i hakikat-i Muhammedî olduğu ve tutanın zât-ı ilâhî olduğu, bunların hepsinin Ahadiyyet'te birleştiği de belirtilmiştir¹⁰·¹¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Bendeki Terzi Babam (Cilt 1), s. 128“Sonda ki kalan sıfır ise ( 0 ) daha önce belirtildiği gibi kâb-ı kavseyn dâiresidir. Ku’ran-ı Kerim’in zâhir ve bâtın yönlerini belirtir.”Oku
  2. 2Dur Rabbın Namazda (Cilt 2), s. 286“Tarikat mertebesi itibari ile; “ne var alemde o var Ademde” ki söze bakarak “kâb-ı kavseyn” i kendimizde arayalım. İnsanın aynası olan yüzü ve orada bulunan aln”Oku
  3. 3Terzi Baba (Cilt 1), s. 300“Herşeyin insânda zuhuru olduğu gibi “kaabı kavseyn” in de insânda zuhuru mevcuttur. Tarîkat mertebesi itibari ile; “ne var âlemde, o var Âdem’de” ki söze bakara”Oku
  4. 4Kâb-ı Kavseyn,
  5. 5Bendeki Terzi Babam (Cilt 1), s. 51“Sonda ki kalan sıfır ise ( 0 ) daha önce belirtildiği gibi kâb-ı kavseyn dâiresidir. Ku’ran-ı Kerim’in zâhir ve bâtın yönlerini belirtir.”Oku
  6. 6Sohbet Arası Sohbetler CD 16, s. 81“Hani Muhiddin-i Arabi Hzleri diyor ya 18 bin alemi bir havana koyup dövmek mümkün olsa hepsini birlikte topla döv oradan meydana gelecek hamur, yani hasıla/hüla”Oku
  7. 7Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001), s. 80“Hani Muhiddin-i Arabi Hzleri diyor ya 18 bin alemi bir havana koyup dövmek mümkün olsa hepsini birlikte topla döv oradan meydana gelecek hamur, yani hasıla yine”Oku
  8. 8Necm (Yıldız) Sûresi, s. 55“İnsânın aynası olan yüzü ve orada bulunan alnında iki kaşı vardır, işte bunlar “kavseyn” dir. İki kaşın arası ise, “kab” tır ve orada bulunan iki ayrı göz; ayrı”Oku
  9. 9Kelime-i Nûhiyye, s. 96“Hani “Kab-ı Kavseyn” buyuruyor ya orada “kab” tutma yeri buradaki “ahz” tutma anlamındadır. Yani zahirini ve batınını birlikte tutarsan yani ikisinin hakkını ve”Oku
  10. 10Hz. Peygamber'i Rüyada Görmek, s. 35“İşte “kavseyn-î”, tuttuğu “kab” ve tutma da mertebeleri itibariyle kendine aittir. Yâni iki kavs’den biri (ilm-i İlâh-î) diğeri, ilm-i hakikat-i Muhammed-î, tut”Oku
  11. 11Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3), s. 65“İşte “kavseyn-î”, tuttuğu “kab” ve tutma da mertebeleri itibariyle kendine aittir. Yâni iki kavs’den biri (ilm-i İlâh-î) diğeri, ilm-i hakikat-i Muhammed-î, tut”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.