İçeriğe atla

Kabz'ın üç açılım dili (lugat / akâid / mârifet) nasıldır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Kabz kavramının tasavvuftaki üç açılım dili; lugat, akâid ve mârifet mertebelerinde farklı ve derinleşen anlamlar taşır. Lugat dilinde kabz, "sıkışma, kavrama, daralma" gibi zâhirî anlamlara gelir. Akâid dilinde ise bu kavram, Allah'ın kulları üzerindeki tasarrufunu ifade eden, "Allah kabzeder ve genişletir" (Bakara 245) ayetiyle temellenen bir hâldir; sâlikin kalbinde yaşanan bir daralma ve sıkıntı olarak tezahür eder. Mârifet dilinde ise kabz, sâlikin Hak'tan dolayı kalbinin sıkıştığı, ancak olgunlaşma ve terbiye edici bir süreç olarak görülen bâtınî bir hakikattir; bu hâl, sâlikin sabır ve mücâhede ile Hak'ka yakınlaşmasına vesile olan ilâhî bir tecellîdir.

Detaylı cevap

Tasavvufî kavramların anlaşılmasında üç açılım dili, sâlikin idrâk mertebesine göre farklı derinlikler sunar. Kabz kavramı da bu üç dil üzerinden tahkîk edilir:

Lugat Dili: Kabz kelimesi Arapça l-f-n-y kökünden gelir ve sözlükte "sıkışma, kavrama, daralma" gibi fiziksel veya soyut anlamlara işaret eder. Bu, kelimenin herkes tarafından anlaşılan zâhirî mânâsıdır ve ehl-i lisân ile ehl-i tasavvufun ortak zeminde buluştuğu noktadır. Lugat dili, kavramın temelini oluşturur ve diğer anlam katmanlarının üzerine inşa edildiği ilk basamaktır.

Akâid Dili: Akâidde kabz, İslâmî ilimlerdeki teknik anlamıyla ele alınır. Bu mertebede kabz, Allah'ın kudret ve iradesinin bir tecellîsi olarak görülür. Bakara Sûresi'nin 245. ayetinde geçen "va'llâhu yakbidu ve yebsut" (Allah kabzeder ve genişletir) ifadesi, kabzın ilâhî bir tasarruf olduğunu gösterir. Sâlikin kalbinde yaşanan daralma ve sıkıntı hâli, bu ilâhî tasarrufun bir yansımasıdır. Bu hâl, ehl-i sünnet itikâdında Allah'ın mutlak hükümranlığına iman çerçevesinde değerlendirilir.

Mârifet Dili: Mârifet dilinde kabz, irfan ve tasavvuftaki bâtınî hakikati ifade eder. Bu, sâlikin kalbinin Hak'tan dolayı sıkıştığı, ancak olumsuz değil, aksine olgunlaşma ve terbiye edici bir dönem olarak kabul edilen bir hâldir. Kabz hâlinde sâlik havf, hüzün, sıkıntı ve yalnızlık yaşasa da, bu durum Hak'ın sâliği yetiştirme vesilesidir. Sürekli bast (genişlik) hâlinde olmak gevşekliğe yol açarken, kabz sâliği sıkıştırarak sabra alıştırır ve mücâhedeye teşvik eder. Bu dönemde sâlikin farzlara sıkı sarılması, Hak'la yakınlaşmasına vesile olur. Mârifet dilinde kabz, geçici bir hâl olup sabır ve mücâhede ile aşıldığında bast hâline dönüşür ve sâlikin mânevî derecesini yükseltir. Bu, ehl-i Hak'ın zevkle bildiği bâtınî bir idrâktir.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 6 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.4377Lügat: Dil, lisan. Lügavi: Lügatle ilgili; Ma'nâ-yı lügavi: Lügat mânâsı, mecâzi olmayan gerçek anlam. Mâ: (Farsça) Biz. Mö”: Su. Maa: Berâber, ile, birlikte.Oku
  2. 2Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3) · s.158Berk’in, lügat mânâları. Şimşek çakması. Parlama. Yıldırım. Zinetlenme, süslenme. Tas: Tecelli-i İlâhiye ile kurbiyyete mazhariyyet. Ahmak olmak. Bu tecelli zamOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1127“Hiç şüphe yok ki, her bir kimsenin dili kalbinin perdesidir. Kalbe gelen hatıralar meydana çıkmak için dil perdesinin açılması lazımdır. Çünkü dil söylemeye baOku
  4. 4A'lâ ve Gâşiye Sûreleri · s.55Zikr ’in lügat mânâsı: Anmak, hatırlamak, anılmaktır. Allah-ı (c.c.) çok, çok anıp azametini düşünmektir. Kûr’ân-ı Kerîmin bir ismidir. Namazında bir ismidir. NOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.858Yani, o temiz ve iyi kimselere Yüce Allah öyle şeyler verir ki, o verilen ihsanları dil ile ve lügat ile tarif etmek mümkün değildir. Çünkü (32/17) yani “Amel eOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1127Yani, bir et kebabı parçası gibi olan küçük perde, yani dil, arifin kalbinde olan birçok marifet güneşinin suretlerini örter. Yani bu dil söylemezse, arifin kalOku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1133Yâhud dil, dürüst bir çömlek kapağı gibidir. &10024; 4916. Ya da dil, dürüst bir çömlek kapağı gibidir. 4916. Yahut dil, dürüst bir çömlek kapağı gibidir. &1002Oku
  8. 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.808"La'l"den maksat, kırmızı olan dildir. "Yakut"tan maksat, ilahi marifetlerdir. "Risale"den maksat, İmam Kuşeyri'nin Risale-i Kuşeyriyye'sidir. Kütü'l-Kulüb, EbûOku
  9. 9Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13 · s.1126Yani, bir et kebabı parçası gibi olan küçük perde, yani dil, arifin kalbinde olan birçok marifet güneşinin suretlerini örter. Yani bu dil söylemezse, arifin kalOku
  10. 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6 · s.1687Ve Kaf Suresi'nde olan bu ayet-i kerimenin, işaret diliyle olan anlamı açıklanarak buyurulur ki: "Gökten ve yüce âlemden inen mübarek su, göklere inen ilahi vahOku
  11. 11Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.120Her kim ki dilinden anlayan bir arkadaştan ayrı kaldıysa, yüz nağme bulsa da nağmesiz oldu. "Hem-zebân" birinin dilinden anlayan arkadaş. "Nevâ" azık ve gıdâ deOku
  12. 12Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.809"La'l"den maksat, kırmızı olan dildir. "Yakut"tan maksat, ilahi marifetlerdir. "Risale"den maksat, İmam Kuşeyri'nin Risale-i Kuşeyriyye'sidir. Kütü'l-Kulüb, EbûOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.