İçeriğe atla

Kelime-i Tevhîd kavramının zâhir-bâtın mertebeleri nelerdir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Kelime-i Tevhîd, "Lâ ilâhe illâllâh, Muhammedun Resûlullâh" ifadesiyle hem zâhirî hem de bâtınî mertebeleri olan bir kavramdır. Zâhirî mertebesi, dil ile ikrar edilen ve imanın ilk şartı olan sözlü beyandır; bu, kişinin Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun resûlü olduğuna şehâdet etmesidir¹. Bâtınî mertebesi ise, bu ikrarın kalpteki karşılığı, Hak'tan başka her şeyi nefyedip kalbi yalnızca Hak ile doldurma süreci ve Hakikat-i Muhammediyye'nin idrâkidir. Kelime-i Tevhîd, Hak'ın kendi kendini, kendi içinde ve bütün mertebeleriyle izahı olup²·³, zâhir ve bâtın bütün müslümanların baş tacı ve şiarı olmuştur⁴.

Detaylı cevap

Kelime-i Tevhîd'in zâhir-bâtın mertebeleri, tasavvufî sülûkun temelini oluşturur. Zâhirî mertebe, kelimenin dil ile söylenmesi ve dışa vurulmasıdır. Bu, "Lâ ilâhe illâllâh" ifadesinin sadece bir söz olarak telaffuz edilmesi anlamına gelir. Firavun'un bile son nefesinde Kelime-i Tevhîd'i zâhirde söylemesi, zâhirî karşılığını bulmuş, cesedi sudan kurtarılmıştır; ancak iman etmediği için ebedî kurtuluşa erememiştir¹. Bu durum, zâhirî ikrarın önemini ancak bâtınî karşılığı olmadan eksik kalacağını gösterir. Kelime-i Tevhîd, Uluhiyyet mertebesinden nübüvvet ve velayet mertebelerine intikal ederek beşeriyet âlemine yayılmış, zâhir ve bâtın bütün müslümanların baş tacı olmuştur⁴·⁵.

Bâtınî mertebe ise, Kelime-i Tevhîd'in kalpteki idrâki ve yaşanmasıdır. Bu mertebe, Hak'tan başka bütün vücud iddialarının nefyi ("lâ ilâhe") ve yalnızca Hak'ın ispatı ("illâllâh") ile kalbin mâsivâdan temizlenip Hak ile doldurulması sürecidir. Hz. Muhammed'de (a.s.) tenzih ve teşbihin birleşerek tevhidin oluşması, "evvel, âhir, zâhir, bâtın hepsi O'dur" diyerek gerçek imanın ortaya konulması ve Kelime-i Tevhîd ile netleştirilmesi bu bâtınî idrâkin zirvesidir⁶·⁷. Kelime-i Tevhîd'in "lâm elif" harfleri, zâhir ve bâtın bütün ef'âl âlemini kucaklayarak Arş-ı Azîm'e uzanır; bu, ilahî Zât'tan sıfatına ve esmâsına olan tecellinin bâtın âlemden zâhir âleme çıkışını ifade eder⁸. Kelime-i Tevhîd ve Kelime-i Risalet'in Ahadiyyet mertebesinde aynı olması, onların bâtınî kardeşliğini ve aynı ilahî hakikatin farklı veçheleri olduğunu gösterir⁹. Bu bâtınî idrâk, sâlikin sülûkunda kalbin tahavvülü ile açılan zemindir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Tevhîd · s.455Firavun bile son nefesinde Kelime-i Tevhidi zâhirde söyledi. Askerleri Kızıl Deniz'in zulmetinde kalırken, onun cesedi hârice çıkarıldı. Zâhirde söylediğinden dOku
  2. 2Târık Sûresi · s.32O güne kadar zâhir tecellisi tamamlanmış, âlemler ortaya gelmiş, onda ve ondan sonraları Hz. Rasullüllaha kadar devam eden bir seyr içerisinde de batın tecellisOku
  3. 3Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.82O güne kadar zahir tecellisi tamamlanmış, alemler ortaya gelmiş, onda ve ondan sonraları Hz. Rasullüllaha kadar devam eden bir seyr içerisinde de batın tecellisOku
  4. 4A'lâ ve Gâşiye Sûreleri · s.7“Kelime-i Tevhid” Allah (cc.)’den peygamberlerine böylece son peygamberi Efendimize, ondan da Hz. Ali (k.a.v.) Efendimiz ve sahabilerine, onlardan daha sonra geOku
  5. 5Târık Sûresi · s.100“Kelime-i Tevhid” Allah (cc.)’den peygamberlerine böylece son peygamberi Efendimize, ondan da Hz. Ali (k.a.v.) Efendimiz ve sahabilerine, onlardan daha sonra geOku
  6. 6Îmân ve İkân · s.130Tevhid dediğimiz zaman “Lâ ilâhe illâllah Muhammedün rasülullah” dediğimiz sadece kelâmi olan yönüdür. Halbuki bunlar çok gerçekçi yaşanacak meselelerdir. TenziOku
  7. 7Vahiy ve Cebrâîl · s.15Muhammed (a.s.) da ise, “tenzih” ve “teşbih” birleş-tirilip “tevhid” oluşturuldu; “evvel, ahir, zâhir, bâtın hepsi O’dur,” diyerek, gerçek imânın ne olduğunu açOku
  8. 8Kelime-i Tevhîd · s.207Böylece "Kelime-i Tevhid"in bir kelimesi daha bâtın âlemden görünen âleme çıkmış bulunmaktaydı; böylece (Allah – illâ - ilâhe) İlahi Zât'ından sıfatına, sıfatınOku
  9. 9Kelime-i Tevhîd · s.241Kelime-i Tevhid ile Kelime-i Risalet’in aynı olan “Ahadiyyet mertebesi”dir. Nasıl ki, “insan” ve “Kur’an” bir batında doğan iki kardeş ise, “Kelime-i Tevhid” veOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.