İçeriğe atla

Kerâmet kavramı için Muhammediyye Fassı'ndaki anahtar mekanizma nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi22 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Kerâmet kavramı için Muhammediyye Fassı'ndaki anahtar işleyiş, Hakîkat-i Muhammediyye'nin varlıktaki tek ve eşsiz başlangıç olması ve bu hakikatin tecellîsiyle ortaya çıkan ilahî sırlara vâkıf olmaktır. Kerâmet, velîlerden zuhûr eden, âdetin yasalarını aşan olağanüstü hâller olup, peygamberlik iddiâsı taşımayan, velâyet alâmeti olarak kabul edilir. Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf mâverâsının en yüksek kavramı ve kâinat nizamının merkez taşıdır¹. Bu hakikat, vahidiyet mertebesi, sıfatlar ve isimler mertebesi olarak da adlandırılır ve bütün belirginleşmelerin başlangıcı olması itibarıyla varlıkta tek ve eşsizdir². Dolayısıyla, kerâmetin zuhûru, Hakîkat-i Muhammediyye'nin bir mazharı olarak, ilahî sırların açığa çıkması ve sâlikin bu hakikate vâsıl olmasıyla ilişkilidir.

Detaylı cevap

Kerâmet, lugatte 'ikrâm, lütuf, ihsân' anlamına gelir ve tasavvufta velîlerden zuhûr eden, âdetin yasalarını aşan olağanüstü hâllere verilen isimdir. Bu hâller, peygamberlik iddiâsı taşımaz ve velâyetin bir alâmeti olarak kabul edilir. Kerâmetin meşrûiyyeti Kur'ân'da Hz. Meryem'e hurma ve su gelmesi (Meryem 25) ile Âsaf b. Berhiyâ'nın taht getirmesi (Neml 40) gibi olaylarla sâbittir.

Hakîkat-i Muhammediyye ise, tasavvuf mâverâsının en yüksek kavramı olup, İslâm kâinat nizamının merkez taşıdır¹. Bu hakikat, vahidiyet mertebesi, sıfatlar ve isimler mertebesi olarak da adlandırılır². Ahadiyet mertebesiyle arasındaki fark, belirginleşmemiş olmak ile belirginleşmiş olmaktan ibarettir². Efendimiz'in hakikati, bütün belirginleşmelerin başlangıcı olması itibarıyla varlıkta tek ve eşsizdir³.

Kerâmetin zuhûru, sâlikin nefs mertebelerini aşmasıyla da ilişkilidir. Mülhime mertebesinden itibaren mârifet, kerâmet ve keşf gibi hâller zuhûr edebilir. Ancak tasavvuf büyükleri, hissî kerâmetlerden ziyâde, istikâmet üzere kalmak, sabra muvaffak olmak gibi ahlâkî ve mânevî kerâmetleri daha üstün görmüşlerdir. Zira hissî kerâmetler sâliki kibre düşürebilirken, mânevî kerâmetler istikâmetin garantisidir.

Hakîkat-i Muhammediyye, aynı zamanda "taayyün-i evvel" (ilk belirginleşme), "tecellî-i evvel" (ilk tecelli), "mertebe-i vâhidiyyet" (birlik mertebesi) gibi terimlerle de ifade edilir⁴. Bu mertebe, saf zâtın kendisinde potansiyel olarak mevcut olan sıfatların ve isimlerin hükümlerini ve eserlerini gözlemlemek istemesiyle halk etme işine yönelmesi sonucu ortaya çıkan ilk belirginleşmedir⁴. Dolayısıyla, kerâmetin Muhammediyye Fassı'ndaki anahtar mekanizması, Hakîkat-i Muhammediyye'nin varlıktaki bu merkezi konumu ve onun tecellîleriyle ilahî sırların açığa çıkmasıdır. Bu bağlamda, Necdet Efendi'ye Hakîkat-i Muhammediyye üzere mânâ âleminden verilen 53 şifre sayısı, bu hakikatin bir zuhur mahalli olarak ele alınır⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.472“Aziz Nesefi hazretleri Zübdetü'(-Hakâyık'ında kutbiyet hakkında olan şu menkıbeyi beyân buyururlar: “Sultânü'l-ârifin Bâyezid-i Bistâmi hazretleri buyurmuşlardı”Oku
  2. 2Kelime-i Muhammediyye, s. 5“Bu mertebeye, vahidiyet mertebesi ve sıfatlar ve isimler mertebesi ve "hakikat-i Muhammediyye" derler. Ahadiyet mertebesiyle arasındaki fark, ancak belirginleşm”Oku
  3. 3Kelime-i Muhammediyye, s. 6“Bu mertebeye, vahidiyet mertebesi ve sıfatlar ve isimler mertebesi ve "hakikat-i Muhammediyye" derler. Ahadiyet mertebesiyle arasındaki fark, ancak belirginleşm”Oku
  4. 4Kelime-i Ya'kûbiyye, s. 81“Âdem Fassı'nda açıklandığı üzere, saf zât, kendisinde potansiyel olarak mevcut olan sıfatların ve isimlerin hükümlerini ve eserlerini gözlemlemek istediği zaman”Oku
  5. 5Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“Necdet Efendi, hakikat-i Muhammediyye üzere Hak’tan yani mânâ âleminden kendisine verilen 53 şifre sayısının zuhur mahalli olarak ele alınır. 19 rakamının Kur’â”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.