Kibir kavramının zuhûr ettiği mahaller nelerdir?
Kibir, tasavvufta kalbin en büyük hastalığı ve sülûkun en büyük engeli olarak kabul edilir ve çeşitli mahallerde zuhûr eder. Bu zuhûr mahallerini anlamak, kibrin tehlikesini idrâk etmek ve ondan arınmak için önemlidir. Kibir, özellikle sâlikin sülûk merhalesinde, yani bidâyet, vasat ve nihâyet makamlarında farklı şekillerde tezâhür edebilir. Ayrıca, Hakk'ın isim ve sıfatlarının tecellî ettiği mahallerde, kulun kendi âfetleri sebebiyle zilletle cebredilmesi gereken bir durum olarak da ortaya çıkar¹. İblis'in "ben ondan hayırlıyım" (A'râf 12) sözüyle ortaya çıkan kibir, iblisî bir sıfat olarak görülür ve bu durum, kibrin zuhûr ettiği ilk ve en temel mahallerden birini teşkil eder.
Detaylı cevap
Kibir, tasavvuf ahlâkında ana hastalıklar tasnifinin başında yer alır (kibir, ucb, hased, riyâ). Bu hastalık, sâlikin mânevî yolculuğunda farklı mertebelerde ve hallerde zuhûr edebilir. Zuhûr mahalleri, bir kavramın hangi mertebede, hangi makamda ve hangi hâlde belirdiğini ifade eder.
Kibrin zuhûr ettiği mahallerden ilki, sülûkî zuhûr mertebesidir. Sâlikin bidâyet, vasat ve nihâyet makamlarında kibir farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Özellikle bidâyet ve vasat mertebelerinde, sâlikin nefsine ağır gelen irşâd ve nasîhatler, kibir ve hased sıfatları sebebiyle zuhûr edebilir². Nefsin gösterdiği yolda benlikte, kibirde ve enâniyette olmak, hakikati bilmemekle eşdeğerdir³.
Kibrin zuhûr ettiği bir diğer mahal, Hakk'ın isim ve sıfatlarının tecellî ettiği yerlerdir. Kulun kibir ve azameti kendisinin âfetidir; kemâl ise tevazudadır. Bu durumda kulun hak ettiği şey zillettir. Cenâb-ı Hakk'ın Cebbâr ismi, o kulun maruz kaldığı kibir âfetini zilletle cebredip def eder¹. Bu, kibrin ilâhî isimlerin tecellîsiyle giderildiği bir zuhûr mahallidir.
Ayrıca, insanlara karşı kibir de kibrin en yaygın zuhûr türlerinden biridir ve kalbin tedâvîsinin asıl konusunu oluşturur. "Halk bize ne derler?" düşüncesiyle semâ' halinden kaçınan kibir ve nefis sahipleri, Allah dostlarının kötülediği hayalî ve çürük bir namusa sahiptirler⁴. Bu durum, kibrin sosyal ve ahlâkî bir zuhûr mahalli olduğunu gösterir.
Son olarak, kibrin en temel zuhûr mahalli, İblis kıssasında görülür. İblis'in Hz. Âdem'e secde etmemesi ve "ben ondan hayırlıyım" (A'râf 12) demesi, kibrin ilk tezâhürü ve iblisî bir sıfat olarak ortaya çıkışıdır. Bu, kibrin ilâhî emre karşı gelme ve kendini üstün görme şeklinde zuhûr ettiği bir mahalli işaret eder.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Kelime-i Şîsiyye, Bölüm 262“Örneğin, kulun kibir ve azameti kendisinin âfetidir; kemâl ise tevazudadır; bu sebeple onun hak ettiği şey, bu durumda zillettir. Cebbâr ismi, o kulun maruz kal”Oku
- 2Mesnevî Cilt 6 · Beyit 2628 (s. 67)““Öteden beri tanıdığın ve arkadaşlık ettiğin bir kimse lutf-i ilâhi ile seni tarik-ı Hakk'a irşâd için nasihat etse, senin razarında hakir ve zelil olur.” Zirâ ”Oku
- 3Mesnevî Cilt 9 · Beyit 1515 (s. 493)“Nefsin sana gösterdiği ve seni sevk ettiği yolda, eğer benlikte ve kibir ve enâniyette olursan, sen hakikati bil ki, o kadın gibi erkek eşeğin altında ezilmişsi”Oku
- 4Mesnevî Cilt 11 · Beyit 237 (s. 95)““Kibir ve nefis sahipleri ne zaman şahın layığı olur? Bizim o şahımızın izzetinden yüz kibir hali sema' (vecde gelme) içindedir.” Bu şerefli beyit, kibir ve aza”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.