İçeriğe atla

Kurbiyet kavramının zâhir-bâtın mertebeleri nelerdir?

Kavram TanımıTemel düzey6 görüntülenme11 kaynak
Kısa cevap

Kurbiyet, yani Hakk'a mânevî yakınlık, tasavvufta zâhir ve bâtın mertebeleriyle ele alınan temel bir makamdır. Zâhirî mertebede, kulun farzları edâ etmesiyle elde ettiği "kurb-i ferâiz" ve nâfile ibadetlerle derinleşen "kurb-i nevâfil" gibi amellerle ortaya çıkar¹·². Bâtınî mertebede ise, kulun kalbinin Hakk'tan ayrılmaması, ibadetlerden zevk alması (Kurbiyet) ve nihayetinde kendi vücud iddiasını feda ederek fenâfillâh hâline ulaşmasıyla tecelli eden bir müşâhede ve vuslat hâlidir³. Bu iki mertebe, tek bir hakikatin farklı ve birbirini tamamlayan veçheleri olup, sâlikin hem dışsal amellerini hem de içsel idrakini kapsar.

Detaylı cevap

Kurbiyetin zâhirî mertebesi, kulun dış dünyadaki amelleri ve ibadetleriyle ilgilidir. Bu mertebe, "kurb-i ferâiz" ve "kurb-i nevâfil" olarak ikiye ayrılır¹·². Kurb-i ferâiz, kulun Allah'ın emrettiği farz ibadetleri eksiksiz yerine getirmesiyle kazandığı yakınlıktır. Bu, istikâmet ve edeb üzere bir yaşam sürmeyi ifade eder (Kurbiyet). Kurb-i nevâfil ise, farzların ötesinde nafile ibadetleri çoğaltarak elde edilen daha derin bir yakınlıktır. Bu mertebede Hakk Teâlâ, kulun işiten kulağı, gören gözü ve tutan eli olur¹·². Zâhirî kurbiyet, aynı zamanda tasavvuf erbabının zahiri maişetlerini kazanmaları gibi dünyevî işlerini de kapsar; zira bu durum, kurbiyetin bir karşılığı olarak Resûlullah (s.a.v.) tarafından bildirilmiştir⁴.

Kurbiyetin bâtınî mertebesi ise, kulun iç dünyasındaki idrak, müşâhede ve hâllerle ilgilidir. Bu mertebe, kalbin Hakk'tan ayrılmaması ve ibadetlerden mânevî zevk alınmasıyla kendini gösterir (Kurbiyet). Bâtınî kurbiyet, "gayb ve şehadet" kavramlarıyla da ilişkilidir; gayb, Allah'ın ilminde gizli olan bâtın iken, şehadet onun zâhirdeki görünümüdür⁵. Arif kişi, nefsini bilmekle Rabbini bilir ve Allah'ın isimlerinin tecellisiyle bu birliği idrak eder⁵. Kur'ân-ı Kerîm'in hem zâhire hem bâtına hitap etmesi gibi, kurbiyet de tek bir yönde kalmadan, âyetlerin her mertebede neyi ifade ettiğini anlamayı gerektiren bir irfaniyet hâlidir⁶. Bu bâtınî yakınlık, temkîn ehlinin mârifetle beslendiği, vâridâtla kuşatıldığı, sekrin olmadığı bir müşâhede içinde Hakk'la ünsiyet kurduğu bâtınî bir saadet hâlidir³. Kulun zuhuru Hakk'ın nuru ile kaim olduğunda, Hakk o kula bâtın olurken, kul da Hakk için zâhir olan bir varlık hâline gelir⁷·⁸. Bu, bâtından zâhire ve zâhirden bâtına ilim aktarımıyla gerçekleşen bir geçiş ve geçiştirme sürecidir; zira insanın bir yüzü Hakk'a, diğer yüzü halka bakar⁹·¹⁰. Kurbiyetin bu bâtınî mertebesi, aynı hadiseye bir yönden bakıldığında yakınlık, başka bir yönden bakıldığında ise uzaklık (bu'd) olarak idrak edilebilecek derinliklere sahiptir¹¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kurbiyet,
  2. 2Kurbiyet
  3. 3Vâkı'a Sûresi · s.20Neticede bu tasvir, sûretlerin ardına gizlenmiş bir hakikat cennetini anlatır: Bu cennet, temkîn ehlinin mârifetle beslendiği, vâridâtla kuşatıldığı, sekrin olmOku
  4. 4Şûrâ Sûresi · s.57İslami ilim insanları olsun tasavvuf erbabına bakıldığı zaman onların zahiri maişetlerini kazandıkları bir meslekleri vardır. Efendi Babam uzun yıllar Terzilik Oku
  5. 5Ra'd Sûresi · s.138Gayb ve şehadet, tek bir hakikatin farklı boyutlarıdır. Gayb, Allah’ın ilminde gizli olan batın; şehadet ise onun zahirdeki görünümüdür. İnsan, kendi nefsinde bOku
  6. 6Yâsîn Sûresi · s.66Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın sanatı sonsuz olduğundan bu sanatı ancak insân anlayabilmektedir, ne melekler ne başka varlıklar bu hakîkatleri anlayacak durumda değilleOku
  7. 7İnsân-ı Kâmil (Cilt 3) · s.194Böyle olunca, o kulun zuhuru, Hakkın nuru ile kaim olur… Yüce Hak ise, o kula BATIN olur… Kul burada zahiri Halk batın-ı Hakk olan kul olur. Kendisi dahi, yüce Oku
  8. 8Hadîd Sûresi · s.40Böyle olunca, o kulun zuhuru, Hakkın nuru ile kaim olur… Yüce Hak ise, o kula BATIN olur… Kul burada zahiri Halk batın-ı Hakk olan kul olur. Kendisi dahi, yüce Oku
  9. 9Saff Sûresi · s.85Gerek zâhirden bâtına geçiş yapıyoruz. Yahut geçiştirme yapıyoruz, ya kendimiz ya karşımızdakinin hakkında geçiş yapıyoruz bilgi alışverişi yapıyoruz, zâhirden Oku
  10. 10TB. Kelime-i Âdemiyye · s.196Gerek zahirden batına geçiş yapıyoruz yahut geçiştirme yapıyoruz, ya kendimiz ya karşımızdakinin hakkında geçiş yapıyoruz bilgi alışverişi yapıyoruz, zahirden bOku
  11. 11TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.279Her ne kadar şeytan sebep olduysa da Hakk’ın müsaadesiyle olmaktadır, eğer Hakk müsaade etmemiş olsa şeytan onu da yapamaz. İşte Hakkın müsaadesi ile olduğundanOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.