Kurbiyet kavramının zâhir-bâtın mertebeleri nelerdir?
Kurbiyet, yani Hakk'a mânevî yakınlık, tasavvufta zâhir ve bâtın mertebeleriyle ele alınan temel bir makamdır. Zâhirî mertebede, kulun farzları edâ etmesiyle elde ettiği "kurb-i ferâiz" ve nâfile ibadetlerle derinleşen "kurb-i nevâfil" gibi amellerle ortaya çıkar¹·². Bâtınî mertebede ise, kulun kalbinin Hakk'tan ayrılmaması, ibadetlerden zevk alması (Kurbiyet) ve nihayetinde kendi vücud iddiasını feda ederek fenâfillâh hâline ulaşmasıyla tecelli eden bir müşâhede ve vuslat hâlidir³. Bu iki mertebe, tek bir hakikatin farklı ve birbirini tamamlayan veçheleri olup, sâlikin hem dışsal amellerini hem de içsel idrakini kapsar.
Detaylı cevap
Kurbiyetin zâhirî mertebesi, kulun dış dünyadaki amelleri ve ibadetleriyle ilgilidir. Bu mertebe, "kurb-i ferâiz" ve "kurb-i nevâfil" olarak ikiye ayrılır¹·². Kurb-i ferâiz, kulun Allah'ın emrettiği farz ibadetleri eksiksiz yerine getirmesiyle kazandığı yakınlıktır. Bu, istikâmet ve edeb üzere bir yaşam sürmeyi ifade eder (Kurbiyet). Kurb-i nevâfil ise, farzların ötesinde nafile ibadetleri çoğaltarak elde edilen daha derin bir yakınlıktır. Bu mertebede Hakk Teâlâ, kulun işiten kulağı, gören gözü ve tutan eli olur¹·². Zâhirî kurbiyet, aynı zamanda tasavvuf erbabının zahiri maişetlerini kazanmaları gibi dünyevî işlerini de kapsar; zira bu durum, kurbiyetin bir karşılığı olarak Resûlullah (s.a.v.) tarafından bildirilmiştir⁴.
Kurbiyetin bâtınî mertebesi ise, kulun iç dünyasındaki idrak, müşâhede ve hâllerle ilgilidir. Bu mertebe, kalbin Hakk'tan ayrılmaması ve ibadetlerden mânevî zevk alınmasıyla kendini gösterir (Kurbiyet). Bâtınî kurbiyet, "gayb ve şehadet" kavramlarıyla da ilişkilidir; gayb, Allah'ın ilminde gizli olan bâtın iken, şehadet onun zâhirdeki görünümüdür⁵. Arif kişi, nefsini bilmekle Rabbini bilir ve Allah'ın isimlerinin tecellisiyle bu birliği idrak eder⁵. Kur'ân-ı Kerîm'in hem zâhire hem bâtına hitap etmesi gibi, kurbiyet de tek bir yönde kalmadan, âyetlerin her mertebede neyi ifade ettiğini anlamayı gerektiren bir irfaniyet hâlidir⁶. Bu bâtınî yakınlık, temkîn ehlinin mârifetle beslendiği, vâridâtla kuşatıldığı, sekrin olmadığı bir müşâhede içinde Hakk'la ünsiyet kurduğu bâtınî bir saadet hâlidir³. Kulun zuhuru Hakk'ın nuru ile kaim olduğunda, Hakk o kula bâtın olurken, kul da Hakk için zâhir olan bir varlık hâline gelir⁷·⁸. Bu, bâtından zâhire ve zâhirden bâtına ilim aktarımıyla gerçekleşen bir geçiş ve geçiştirme sürecidir; zira insanın bir yüzü Hakk'a, diğer yüzü halka bakar⁹·¹⁰. Kurbiyetin bu bâtınî mertebesi, aynı hadiseye bir yönden bakıldığında yakınlık, başka bir yönden bakıldığında ise uzaklık (bu'd) olarak idrak edilebilecek derinliklere sahiptir¹¹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kurbiyet,
- 2Kurbiyet
- 3Vâkı'a Sûresi · s.20“Neticede bu tasvir, sûretlerin ardına gizlenmiş bir hakikat cennetini anlatır: Bu cennet, temkîn ehlinin mârifetle beslendiği, vâridâtla kuşatıldığı, sekrin olm”Oku
- 4Şûrâ Sûresi · s.57“İslami ilim insanları olsun tasavvuf erbabına bakıldığı zaman onların zahiri maişetlerini kazandıkları bir meslekleri vardır. Efendi Babam uzun yıllar Terzilik ”Oku
- 5Ra'd Sûresi · s.138“Gayb ve şehadet, tek bir hakikatin farklı boyutlarıdır. Gayb, Allah’ın ilminde gizli olan batın; şehadet ise onun zahirdeki görünümüdür. İnsan, kendi nefsinde b”Oku
- 6Yâsîn Sûresi · s.66“Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın sanatı sonsuz olduğundan bu sanatı ancak insân anlayabilmektedir, ne melekler ne başka varlıklar bu hakîkatleri anlayacak durumda değille”Oku
- 7İnsân-ı Kâmil (Cilt 3) · s.194“Böyle olunca, o kulun zuhuru, Hakkın nuru ile kaim olur… Yüce Hak ise, o kula BATIN olur… Kul burada zahiri Halk batın-ı Hakk olan kul olur. Kendisi dahi, yüce ”Oku
- 8Hadîd Sûresi · s.40“Böyle olunca, o kulun zuhuru, Hakkın nuru ile kaim olur… Yüce Hak ise, o kula BATIN olur… Kul burada zahiri Halk batın-ı Hakk olan kul olur. Kendisi dahi, yüce ”Oku
- 9Saff Sûresi · s.85“Gerek zâhirden bâtına geçiş yapıyoruz. Yahut geçiştirme yapıyoruz, ya kendimiz ya karşımızdakinin hakkında geçiş yapıyoruz bilgi alışverişi yapıyoruz, zâhirden ”Oku
- 10TB. Kelime-i Âdemiyye · s.196“Gerek zahirden batına geçiş yapıyoruz yahut geçiştirme yapıyoruz, ya kendimiz ya karşımızdakinin hakkında geçiş yapıyoruz bilgi alışverişi yapıyoruz, zahirden b”Oku
- 11TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları · s.279“Her ne kadar şeytan sebep olduysa da Hakk’ın müsaadesiyle olmaktadır, eğer Hakk müsaade etmemiş olsa şeytan onu da yapamaz. İşte Hakkın müsaadesi ile olduğundan”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.