İçeriğe atla

Lâhût kavramı neye işaret eder?

Kavram TanımıTemel düzey5 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Lâhût, tasavvufta ilâhî mertebeyi, ulûhiyyet âlemini ifade eden, vücud mertebelerinin en üstüdür. Hakk'ın kendi zâtının mertebesi olup, tenezülün başlangıç noktası ve urûcun zirvesidir. Niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ki, hakikat ehli buna "Hü" ile işaret ederler¹. Lâhût, idrâk edilemez, sınırlandırılamaz; sadece nefyle bilinebilir ve Hadîd 3'teki "evvel-âhir-zâhir-bâtın" ayeti lâhûtun bütün mertebeleri kuşatan veçhesini gösterir. Eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın miktarına da lâhût denilir, zira ruh Rahmanî nefestir ve hayat ruhun zâtî sıfatıdır, ilâhî sıfatlardan biridir²·³.

Detaylı cevap

Lâhût, tasavvufî vücud mertebeleri silsilesinde (Lâhût-Ceberût-Melekût-Misâl-Nâsût) ilk ve en yüksek mertebedir. Bu mertebe, Hakk'ın zâtını, sıfatlarını ve esmâsını kapsar. Lâhût'un üç katmanı bulunur: hiçbir nispet kabul etmeyen mutlak gayb olan Zât-ı sırf / a'maiyyet; Hakk'ın kendi zâtına ilk taayyünü olan Ahadiyyet; ve esmâ ile sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin başladığı Vâhidiyyet. Bu katmanlar sırasıyla 'lâhût-i a'lâ', 'lâhût-i evsat' ve 'lâhût-i edna' olarak da adlandırılır. Lâhût, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ve muhakkikler buna "Hü" ile işaret ederler¹·⁴. Kelime-i Tevhîd'deki "lâm" harfi lâhût âlemini, "elif" ise ahadiyyet'in sıfat mertebesindeki temsilcilerini ifade eder⁵. "Lâm"ın önüne bir "elif" getirilerek ve "lâm"da şedde ile lâhût tecellisi şiddetlendirilerek "illâ" kelimesine dönüşür⁵. Eşyada sâri olan hayatın miktarına da lâhût denilir, çünkü ruh Rahmanî nefestir ve hayat ruhun zâtî sıfatıdır; bu sebeple hayat ilâhî sıfatlardan biridir ve sıfatlar Zât'ın tekil hakikatidir²·³. İnsan sûresinde geçen "Lâm" harfi de lâhût âlemini temsil eder⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6726"Lâhût" (ilahî öz) ise, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ki, hakikat ehli buna "Hü" ile işaret ederler. Yani, "Bizim beşeriyetimizin sırrı, niteliksOku
  2. 2Kelime-i Îseviyye · s.68Yani eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın bu miktarına "lâhût" (ilâhî âlem) denildi. &10024; Yani eşyanın şekillerine yayılan hayatın bu miktarına "lâhût" (Oku
  3. 3TB. Kelime-i Îseviyye · s.47Paragraf: İmdi eşyada sâri olan hayâttan bu mikdâr "lâhût" ile tesmiye olunur. Ve "nâsût", / ancak kendisiyle bu ruhun kâim olduğu mahaldir. Binâenaleyh onunla Oku
  4. 4TB. Fusûs Mukaddimesi · s.9972│MUKADDEME Ba’zıları da dört isim ile icmâl edip “lâhût”, “ceberût”, “melekût”, “nâsût”derler. “Lâhût” bî-keyfiyet ve bî-renk olan zâttan ibârettir ki, buna “Oku
  5. 5Kelime-i Tevhîd · s.198"Lâm" (ل) lahut âlemini (ilahi âlem), "elif" (ا) ise ahadiyetin (Allah'ın birliği) sıfat mertebesindeki temsilcileridir. Onların önüne bir "elif" getirilerek "lOku
  6. 6İnsan Sûresi · s.5(Ha) () halkolunma, (Lâm) () Lâhut âlemi, (Fe) () “fe yekûnu” yani “hemen olur” demektir. Cenâb-ı Hakk (c.c) yeryüzünde kendi zuhurunu murat edince halkıyyeti iOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.