Lâhût kavramı neye işaret eder?
Lâhût, tasavvufta ilâhî mertebeyi, ulûhiyyet âlemini ifade eden, vücud mertebelerinin en üstüdür. Hakk'ın kendi zâtının mertebesi olup, tenezülün başlangıç noktası ve urûcun zirvesidir. Niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ki, hakikat ehli buna "Hü" ile işaret ederler¹. Lâhût, idrâk edilemez, sınırlandırılamaz; sadece nefyle bilinebilir ve Hadîd 3'teki "evvel-âhir-zâhir-bâtın" ayeti lâhûtun bütün mertebeleri kuşatan veçhesini gösterir. Eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın miktarına da lâhût denilir, zira ruh Rahmanî nefestir ve hayat ruhun zâtî sıfatıdır, ilâhî sıfatlardan biridir²·³.
Detaylı cevap
Lâhût, tasavvufî vücud mertebeleri silsilesinde (Lâhût-Ceberût-Melekût-Misâl-Nâsût) ilk ve en yüksek mertebedir. Bu mertebe, Hakk'ın zâtını, sıfatlarını ve esmâsını kapsar. Lâhût'un üç katmanı bulunur: hiçbir nispet kabul etmeyen mutlak gayb olan Zât-ı sırf / a'maiyyet; Hakk'ın kendi zâtına ilk taayyünü olan Ahadiyyet; ve esmâ ile sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin başladığı Vâhidiyyet. Bu katmanlar sırasıyla 'lâhût-i a'lâ', 'lâhût-i evsat' ve 'lâhût-i edna' olarak da adlandırılır. Lâhût, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ve muhakkikler buna "Hü" ile işaret ederler¹·⁴. Kelime-i Tevhîd'deki "lâm" harfi lâhût âlemini, "elif" ise ahadiyyet'in sıfat mertebesindeki temsilcilerini ifade eder⁵. "Lâm"ın önüne bir "elif" getirilerek ve "lâm"da şedde ile lâhût tecellisi şiddetlendirilerek "illâ" kelimesine dönüşür⁵. Eşyada sâri olan hayatın miktarına da lâhût denilir, çünkü ruh Rahmanî nefestir ve hayat ruhun zâtî sıfatıdır; bu sebeple hayat ilâhî sıfatlardan biridir ve sıfatlar Zât'ın tekil hakikatidir²·³. İnsan sûresinde geçen "Lâm" harfi de lâhût âlemini temsil eder⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Mesnevî Cilt 3 · Beyit 6726 (s. 6726)“"Lâhût" (ilahî öz) ise, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ki, hakikat ehli buna "Hü" ile işaret ederler. Yani, "Bizim beşeriyetimizin sırrı, niteliks”Oku
- 2Kelime-i Îseviyye, s. 68“Yani eşyanın şekillerine sirayet eden hayatın bu miktarına "lâhût" (ilâhî âlem) denildi. &10024; Yani eşyanın şekillerine yayılan hayatın bu miktarına "lâhût" (”Oku
- 3Kelime-i Îseviyye, s. 47“Paragraf: İmdi eşyada sâri olan hayâttan bu mikdâr "lâhût" ile tesmiye olunur. Ve "nâsût", / ancak kendisiyle bu ruhun kâim olduğu mahaldir. Binâenaleyh onunla ”Oku
- 4Fusûs Mukaddimesi, s. 99“72│MUKADDEME Ba’zıları da dört isim ile icmâl edip “lâhût”, “ceberût”, “melekût”, “nâsût”derler. “Lâhût” bî-keyfiyet ve bî-renk olan zâttan ibârettir ki, buna “”Oku
- 5Kelime-i Tevhîd, s. 198“() “lâm” lahut, ( ) “elif” ise, ahadiyyet’in sıfat mertebesindeki temsilcileridir. Onların önüne bir “elif” getirilerek “lâm”da şedde ile lahut tecellisi şidd”Oku
- 6İnsan Sûresi, s. 5“(Ha) () halkolunma, (Lâm) () Lâhut âlemi, (Fe) () “fe yekûnu” yani “hemen olur” demektir. Cenâb-ı Hakk (c.c) yeryüzünde kendi zuhurunu murat edince halkıyyeti i”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.