İçeriğe atla

Lâhût ve Ceberût'u karıştırmak ne tür bir hatâya yol açar?

Kavram FarkıOrta düzey5 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Lâhût ve Ceberût mertebelerini karıştırmak, tasavvufî idrâkte önemli bir hataya yol açar; zira bu iki mertebe, Hakikat'in farklı tecellîlerini ve varlık mertebelerini temsil eder. Lâhût, Cenâb-ı Hakk'ın kendi zâtının mertebesi olup, tenezülün başlangıç noktası ve urûcun zirvesidir; idrâk edilemez ve sâdece nefyle bilinir. Ceberût ise lâhûttan sonra gelen, akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam mertebesidir; Hak ile yaratılmış arasındaki ilk köprüdür. Bu ayrımı yapmamak, Hak'ın zâtını (Lâhût) yaratılmış olan akl-ı evvel (Ceberût) ile eş tutma yanılgısına düşürerek, tenzîh-i mutlak ilkesini zedeler ve Hakikat'in mertebeli işleyişini yanlış anlamaya sebep olur.

Detaylı cevap

Lâhût, tasavvufta vücud mertebelerinin en üstü, Hak'ın kendi zâtının mertebesidir. Beş mertebeli sıralamada (lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût) tenezülün başlangıç noktası ve urûcun zirvesidir. Lâhût, "ilâhî mertebe, ulûhiyyet âlemi" anlamına gelir ve ne idrâk edilebilir ne de sınırlandırılabilir; sâdece nefyle bilinir. Bu mertebe, Hadîd Sûresi'ndeki "evvel-âhir-zâhir-bâtın" ayetinin kuşatıcı vechesini gösterir ve Hârûniyye Fassı'nın tenzîh-i mutlak bahsinin menşeidir. Lâhût'un üç katmanı vardır: hiçbir nispet kabul etmeyen mutlak gayb olan Zât-ı sırf / a'maiyyet, Hak'ın kendi zâtına ilk taayyünü olan Ahadiyyet ve esmâ ile sıfatların tafsîl bulduğu Vâhidiyyet.

Ceberût ise "azamet, kudret, cebri kuvvet" demektir ve tasavvuf vücud bahsinde akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam mertebesidir. Beş mertebeli sıralamada lâhûttan sonra, melekûttan önce gelir. Hz. Peygamber'in "Allah'ın yarattığı ilk şey akıldır" hadîsi, ceberûtun asıl mesnedidir. Bu mertebede soyut akıllar (kerubiyyîn), hakîkat-i muhammediyye ve kalemu'l-azîm bulunur. Ceberût, vücud-ı vâcib (Hak) ile vücud-ı mümkin (yaratılmış) arasındaki ilk köprüdür.

Bu iki mertebeyi karıştırmak, Hak'ın zâtını (Lâhût) yaratılmış olan akl-ı evvel (Ceberût) ile aynı seviyede görme yanılgısına düşürür. Bu durum, tenzîh-i mutlak ilkesine aykırıdır; zira Lâhût, mutlak gayb ve idrâk edilemezken, Ceberût yaratılmış ilk akıl ve bir tecellî mertebesidir. Bu karışıklık, tasavvufî sülûkta Hakikat'in mertebeli işleyişini ve tecellîlerini doğru anlamayı engeller, dolayısıyla mârifetullah yolunda sapmalara yol açabilir.

Kaynaklar

Bu cevap kütüphanedeki 10 eserden derlendi — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Nisâ Sûresi · s.2Mushaftaki sırası (4), indiriliş sırası (94), (9+4=13) tür. (13) bellidir (4) ise bilindiği gibi şeriat, tarikat, hakikat, marifet mertebelerini ifade etmektediOku
  2. 2Kasas Sûresi · s.10(elif) Ahadiyet mertebesini, (lâm) Lâhut mertebesini, (mim) Makam-ı Muhammediyi temsil ediyor. Aynca bir bakıma bu âlemlerin koordinat noktalarınıda belirtmekteOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.16180 Onların hüdhüdü, takdis için yüz Belkıs'ın yolunu açar! Bu müridler arasında, Süleyman (a.s.)ın Yemen melikesi Belkıs'a risâletle gönderdiği hüdhüd kuşu gibi,Oku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.16180 Onların hüdhüdü, takdis için yüz Belkıs'ın yolunu açar! Bu müridân arasında, Süleyman (a.s.)ın Yemen melikesi Belkıs'a risâletle gönderdiği hüdhüd kuşu gibi, Oku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.16180 Onların hüdhüdü, takdis için yüz Belkıs'ın yolunu açar! Bu müridler arasında, Süleyman (a.s.)ın Yemen melikesi Belkıs'a risâletle gönderdiği hüdhüd kuşu gibi,Oku
  6. 6Risâle-i Gavsiyye · s.31Ve daha dedi ki; − Yâ Gavs-ı Â’zâm, ne mutlu sana mahlûkatıma raûf olabilirsen ve ne mutlu sana onların hatâlarını bağışlarsan. Raûf, yükseltici mânâsınadır. HeOku
  7. 7Kelime-i Tevhîd · s.375Ne yazık ki, bu çok büyük hakikatın farkında olmayan bazı kimseler (  ) “hu” ismini zikretmeye ve bu yoldan hüvviyyetlerine ulaşmayı muradeden kimselere, olayaOku
  8. 8Altı Peygamber (Cilt 3) · s.38“Hakîm” isminin sahibi olan Allah (c.c.) kuluna bir şeyi açmayı murat ettiği zaman bu ismin hakimiyyet-i altında ve kontrolunda o kuluna hikmetiyle birlikte gönOku
  9. 9En'âm Sûresi · s.114“Hakîm” isminin sahibi olan Allah (c.c.) kuluna bir şeyi açmayı murat ettiği zaman bu ismin hakimiyyet-i altında ve kontrolunda o kuluna hikmetiyle birlikte gönOku
  10. 10Tevbe Sûresi · s.225Gayemiz en kısa yoldan ve en gerçekçi olarak talipleri HAK’ka ulaştırmaya yardımcı olmaktır. Hatalarımız var ise hoş görüle. Hak’ka giden yollar muhakkak ’ki peOku
  11. 11Zuhruf Sûresi · s.98Önden hayal kuvvetleri, arkadan vehim kuvvetleri, sağdan aklı cüzün programını karıştırmak suretiyle ve soldan nefsi cüze iğva verme suretiyle yoldan çıkarır. AOku
  12. 12Tüm Şiirlerim · s.172RİSÂLET TECELLİLERİ “Rabb’ımı Rabb’ımla buldum Rahmân’ı Rahmân ile buldum Allâh’ımı bendeki ilâh-Allah ile buldum.” 30/07/2013 Devrân bugün başka bir devrân MîmOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.