İçeriğe atla

Makâm kavramında dış-anlam ile iç-anlam farkı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Makâm kavramında dış-anlam (akâidî) ile iç-anlam (irfânî) arasındaki temel fark, makâmın mahiyetine ve sâlikin onunla olan ilişkisine dair bakış açısında yatar. Dış-anlam, makâmı psikolojik bir istikrar veya ahlâkî bir kemâlât tablosu olarak görürken, iç-anlam onu esmâî bir mertebe, yani Hakk'ın isimlerinin sâlikin günlük yaşamında tecellî ettiği bir mahal olarak idrâk eder. Bu ayrım, makâmın menşei ve sâlikin sülûktaki ilerleyişi açısından da kendini gösterir; dış-anlam makâmı sâlikin kesbi (gayreti) ile elde ettiği bir mevki olarak tanımlarken, iç-anlam onu mevhibe-i ilâhiyye olan hâlin sâlikin yaşamına yerleşmiş, istikrarlı bir hâli olarak kabul eder.

Detaylı cevap

Makâm, lügatte 'duruş yeri, mevki' anlamına gelir ve tasavvufta sâlikin sülûkta ulaştığı istikrarlı mânevî mertebeyi ifade eder. Bu kavramın dış-anlamı, yani akâidî mertebesi, makâmı bir psikolojik istikrar veya ahlâkî kemâlât tablosu olarak ele alır. Bu bakış açısına göre makâm, sâlikin kendi amel ve tahkîkiyle elde ettiği, tövbe, sabır, tevekkül gibi ahlâkî erdemlerin kişide yerleşmiş hâlidir. Bu, dış görünüşe ve davranışlara yansıyan bir kemâlâtı ifade eder; tıpkı dışı nurlu ve parlak olan bir şeyin iç yüzünün farklı olabileceği gibi, dışsal bir güzellik veya düzenlilik de makbuliyetin tek ölçütü değildir¹·².

Makâmın iç-anlamı ise, irfânî bir bakış açısıyla, onu bir esmâî mertebe olarak tanımlar. Bu anlayışa göre, sâlik 'tövbe makâmında' iken Hakk'ın 'et-Tevvâb' isminin, 'rızâ makâmında' iken 'er-Razî' isminin günlük yaşam mahallidir. Bu, makâmın sadece bir ahlâkî durum değil, aynı zamanda Hakk'ın isimlerinin sâlikte tecellî ettiği bir hâl olduğunu gösterir. İç ve dışın tek şey olduğu hakikatine ulaşan sâlik için, içerde veya dışarda olmak gibi bir ayrım kalmaz; zira mutlak varlık hem dış âlemde hem de iç âlemde mevcuttur³·⁴. Bu, kişinin nefsini bilmesinin Rabb'ini bilmesine yol açtığı "Nefsini bilen kimse muhakkak Rabb'ini bildi" hadisiyle de desteklenir; zira Hakk'ın marifeti nefsin marifetine bağlıdır³. İçsel farkındalık ve kalple hissedilen idrâk, Allah'ın varlığını ve kudretini gösteren delillerin hem dış dünyada (âfâk) hem de iç dünyada (enfüs) bulunabileceğini ortaya koyar⁵. Bu nedenle, makâmın iç-anlamı, sâlikin Hakk ile olan bâtınî ilişkisini ve O'nun isimlerinin kendi varlığında nasıl tezahür ettiğini vurgular.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1177Dışı nurlu ve parlak, içi ise duman gibi kapkaradır. Örneğin, çok güzel bir kadının bedeninin iç yüzüne bakılırsa bir gübre yığınıdır; fakat dışı, Hakk'ın mutlaOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4 · s.234Yüce Allah'tan Resûl-i Ekrem Efendimize hitap olduğuna göre, anlam şudur: “Ey şanlı peygamber, bu zikredilen hadisi hatırına getir; toz toprak içinde veya çamurOku
  3. 3Kelime-i Nûhiyye · s.103Çünkü mutlak varlık, nasıl ki dış âlemde mevcut ise, iç âlemde de öylece mevcuttur. Nitekim Hakîm-i Senâî hazretleri bu anlama işaret ederek buyururlar: Yani neOku
  4. 4Terzi Baba (Cilt 1) · s.22026/06/985 Çarşamba - dördüncü gün Düşünceler - Tefekkür İç ve dış tek şey olduğuna göre, kişinin içerde veya dışarda olması diye bir şey söz konusu olamaz. EğerOku
  5. 5Ra'd Sûresi · s.100İslami öğretilerde delil, sadece gözlemlerle değil, aynı zamanda manevi anlamda içsel farkındalıkla da anlaşılabilen bir kavramdır. Allah’ın varlığını ve kudretOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.