İçeriğe atla

Makâm nedir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Makâm, tasavvufta sâlikin sülûk esnasında ulaştığı ve istikrar kazandığı manevî mertebenin adıdır; hâlden farklı olarak kalıcı ve süreklidir¹. Sâlikin amel ve tahkîk ile elde ettiği bu mevki, Hak vergisi olan hâlin aksine, kişinin gayretiyle kazanılır ve onun günlük yaşamının bir parçası haline gelir. Tövbe, sabır, tevekkül gibi mertebeler makâmlara örnek teşkil eder. Makâm-ı Mahmud ise, övülmüş makam anlamına gelir ve en üst düzeyde Hz. Muhammed'e (s.a.v) ait olmakla birlikte, kişinin idrakinin her düzeyinde yaşanabilen, Hakk'ın kendini kul suretiyle seyredip kulunu övmesi, yani kendini övmesi halidir².

Detaylı cevap

Makâm kelimesi lügatte 'duruş yeri, mevki' anlamına gelir. Tasavvufî terminolojide ise sâlikin manevî yolculuğunda (sülûk) ulaştığı, istikrarlı ve kalıcı bir manevî mertebeyi ifade eder. Bu yönüyle, gelip geçici olan hâlden ayrılır; hâl ânî iken, makâm yerleşiktir¹·³. Makâm, sâlikin kendi çabası (kesb) ve tahkîkiyle elde ettiği bir mevki olup, ilâhî bir bağış (mevhibe-i ilâhiyye) olan hâlin aksine, sâlikin iradesiyle kazanılır. Klasik tasavvufta makâmlar genellikle tevbe, vera', zühd, fakr, sabır, tevekkül, rızâ, mârifet, muhabbet ve fenâ gibi mertebeler şeklinde sıralanır; her makâm bir öncekinin tahkîkiyle açılır.

Makâm-ı Mahmud ise, "övülmüş makam" demektir⁴. Kur'an-ı Kerim'de İsra Suresi'nde geçen "Rabb'in seni makâm-ı mahmûda göndereceğini umabilirsin" (İsra, 17/79) ayetiyle işaret edilen bu makam, yüce bir mertebedir ve nübüvvetin sonu bu makâm-ı mahmûddadır⁵. En üst düzeyde Hz. Muhammed'e (s.a.v) ait olan Makâm-ı Mahmud, sadece belirli bir düzeye has bir oluşum değildir; kişi idrakinin her düzeyinde bu makam üzere olabilir². Bu makamda maksat, Hakk'ın övgüsüdür; kulun Hakk'ı övmesi değil, Hakk'ın kendini kul suretiyle seyrederek kulunu övmesi, yani kendini övmesidir²·⁴. Makâm-ı Mahmud, aynı zamanda Hakikat-i Muhammediyye'nin zuhur yeri olarak da ifade edilir⁶·⁷. Genel anlamda Rabbin hamd ettiği makamın sahibi olmak anlamına gelirken, kişinin kendi bünyesinde ve özünde de Makâm-ı Mahmud'un var olduğu belirtilir; zira Cenâb-ı Hakk'ın Zât'ının olduğu yer de Makâm-ı Mahmud'dur⁸·⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Gülşen-i Râz ve Şerhi (2) · s.179Makam de­mesi oturmuşluk halidir. Hal denen şey geçer ama makam kalıcı­dır. Benimle görür, benimle tutar demesi, artık ben orada kai­mim demektir. O Hakk’ın oldOku
  2. 2Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.92. Makâm-ı Mahmud demek övülmüş makâm demektir. En üst düzeyde makâm-ı Mahmud Efendimiz (s.a.v)e âittir ancak bu sâdece bir düzeye has bir oluşum değildir ki kişOku
  3. 3K1-162
  4. 4Gülşen-i Râz ve Şerhi (2) · s.178Makamı Mahmut övülmüş makam demektir. En üst düzeydeki Makamı Mahmut denen şey O’na ait. Ama Makam-ı Mahmut bir yere mahsus, bir mahalle mahsus değildir. Makam-Oku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.841“Âb-ı mahmûd” (övülmüş su) ile “makâm-ı mahmûd”un (övülmüş makam) feyizlerine işaret buyurulur. Nitekim İsrâ Suresi'nde وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِۦ نَافِلOku
  6. 6Sohbet Arası Sohbetler CD 9 · s.138
  7. 7Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000) · s.137فَتَهَجَّدْ بِهِ نَافِلَةً لَكَ Bunu yaparsan عَسۤى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا umulur ki rabbın seni makam-ı Mahmud’a ulaştırır. ... Peki “MakaOku
  8. 8TB. Kelime-i Nûhiyye · s.93Yani övülen makama ulaşmış olursun, yani Rabbinin hamd ettiği makamın sahibi olursun, işte bu genel anlamda böyle olduğu gibi senin bünyende de Makam-ı Mahmud vOku
  9. 9Hadîd Sûresi · s.17Yani övülen makama ulaşmış olursun, yani Rabbinin hamd ettiği makamın sahibi olursun, işte bu genel anlamda böyle olduğu gibi senin bünyende de Makam-ı Mahmud vOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.