İçeriğe atla

Meryem 56-57 ayetini İdrîsiyye Fassı bağlamında nasıl anlamalıyız?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme2 kaynak
Kısa cevap

Meryem Sûresi'nin 56-57. ayetleri, Hz. İdris'in "sıddık bir peygamber" oluşunu ve "yüce bir mekâna yükseltilişini" (Meryem 19/56-57) ifade eder. Bu ayetler, İdrîsiyye Fassı bağlamında, Hz. İdris'in ruhanî makamının ve mekânının yüceliğini vurgular. Özellikle "yüce bir mekâna yükseltilme" ifadesi, felekler âleminin en yüksek mekânı olan Güneş feleği ile ilişkilendirilir; Hz. İdris'in ruhanî makamının bu felekte olduğu ve yedi feleğin altında ve üstünde yer alan bir mertebeye işaret ettiği belirtilir¹. Bu durum, sâlikin sülûkunda ulaşabileceği yüksek manevî mertebeleri ve Hakikat-i İlahî ilmi deryasındaki seyrini temsil eder.

Detaylı cevap

Meryem Sûresi'nin 56. ayeti, Hz. İdris'i "sıddık bir peygamber" olarak tanıtırken, 57. ayet ise "onu yüce bir yere yükselttik" (Meryem 19/56-57) buyurur. Bu ayetler, tasavvufî tefsirlerde, özellikle İdrîsiyye Fassı'nda, Hz. İdris'in manevî mertebesinin ve Hak katındaki konumunun yüksekliğini açıklamak için kullanılır. "Yüce bir mekâna yükseltilme" ifadesi, sadece fiziksel bir yükselişi değil, aynı zamanda ruhanî bir terakkiyi ve makamın ulviyetini işaret eder¹.

İdrîsiyye Fassı'nda bu mekân yüceliği, felekler âleminin en yüksek mekânı olan Güneş feleği ile özdeşleştirilir. Hz. İdris'in ruhanî makamının bu felekte olduğu ve bu feleğin altında yedi felek, üstünde de yedi felek bulunduğu belirtilir¹. Bu tasvir, sâlikin sülûkunda kat edebileceği mertebelerin ve ulaşabileceği manevî ufukların genişliğini sembolize eder. Hz. İdris'in bu yüksek makamı, aynı zamanda Hakikat-i İlahî ilmi deryasında seyrin ve mârifet-i Rabbâniyye'nin bir tezahürüdür. Nitekim, Zuhruf Sûresi'ndeki İseviyet mertebesi ayetleri bağlamında, Museviyet-Tarikat mertebesinin nefsi emmare Fir'avunu ile Hadi ve Mudill arasındaki mücadelenin, nefsi emmare Fir'avununun Hakikat-i İlahî ilmi deryasında boğulmasına kadar anlatıldığı ifade edilir². Bu durum, Hz. İdris'in makamının, nefsin arındırılması ve ilahî hakikatlere vuslat ile ilişkili olduğunu gösterir. Hz. İdris'in "sıddık" vasfı ise, onun Hak'ka olan tam teslimiyetini ve rızasını, İsmail Fassı'nda bahsedilen "teslim-rıza ekseni" ile ilişkilendirir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i İdrîsiyye · s.10Şimdi mekân yüceliği, وَرَفَعْنَــاه ُ مَكَانًــا عَلِيًّــا (Meryem, 19/57) Biz onu yüksek mekâna yükselttik. ayetinde belirtilen ve âlemin en yüksek mekânlarıOku
  2. 2Zuhruf Sûresi · s.93----------------- وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا إِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ {الزخرف/57} (40/57) “Velemmâ duribe-bnu meryeme meselen izâ kavmuke miOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.