Mu'cize nedir?
Mu'cize, lügatte 'âciz bırakan, karşı konulamaz' anlamına gelir ve tasavvufta peygamberlerin nübüvvet iddialarını ispatlayan, âdetin dışında, taklit edilemeyen olağanüstü hâllerdir. Bu hâller, insanların benzerini getirmekten âciz kaldığı fiillerdir¹. Tasavvufta mu'cize, dış dünyaya yönelik bir ispat aracı olmaktan ziyade, peygamberin mahalliyet-i ulûhiyetinin zorunlu bir tezahürüdür. Hz. Mûsâ'nın asâsının ejderha olması² ve Hz. Muhammed'in ay yarması³·⁴ gibi örnekler, Hakk'ın peygamber mahallinde doğrudan tasarrufunun adıdır. Kur'ân-ı Kerîm de 'mu'cize-i kâime' olarak kıyamete kadar geçerli bir mu'cizedir⁵.
Detaylı cevap
Mu'cize, "i'câz" (âciz bırakma) kökünden gelir ve insanların benzerini getirmekten âciz kaldığı harikulâde fiillerdir¹. Mahlûkun Hâlık'ı âciz bırakması muhâldir, zira mahlûkatın varlığı, vücudu ve kudreti hep Hakk'tandır⁶. Tasavvufta mu'cize, peygamberlerin nübüvvet iddialarını ispata yarayan, âdetin dışında ve taklit edilemeyen olağanüstü hâllerdir. Bu, peygamberin mahalliyet-i ulûhiyetinin zorunlu bir tezahürüdür.
Mu'cizeler, cemâdâtın âdât-ı tabiiyeleri haricinde zuhur eden eserlerdir. Örneğin, Hz. Mûsâ'nın asâsı ejderha olmuştur². Hz. Peygamber'in ay yarması da Kureyş'in isteği üzerine gerçekleşen bir mu'cizedir; ay, parmak işaretiyle ikiye ayrılmış ve sonra tekrar birleşmiştir³·⁴. Bu tür mu'cizeler, his gözüyle görülen cemâd vasıtası olmaksızın ruh-ı insaniyeye tesir eder ve müminlerin ruhunu iman tarafına çeker⁷.
Kur'ân-ı Kerîm'in kendisi de bir mu'cizedir ve Hz. Resûl-i Zîşân Efendimiz onu "mu'cize-i kâime" olarak nitelendirmiştir⁵. Bu, Kur'ân'ın kıyamete kadar yükseltileceği ve bir harfinin bile değiştirilmesine müsaade edilmeyeceği anlamına gelir⁵. Peygamberlerin mu'cize ikame etmesi, kavimlerinin dalalette sabit kalması durumunda helaklerine sebep olabileceği için, peygamberler bazen şefkatlerinden dolayı mu'cize göstermekte mübalağa etmemişlerdir⁸·⁹. Bu durumda sadece tebliğ ile iktifa etmişlerdir⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mu'cize
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1530“Eğer o mu'cize his gözüyle görülen cemâd vâsıtası olmaksızın, rüh-ı insâniye te'sir ederse, elbet mu'cize sâhibi ile rüh-ı sâfi arasında, his gözüyle görülemeye”Oku
- 3Kamer Sûresi · s.81“Bu mu'cize hakkındaki rivâyete göre ay, Mekke-i Mükerreme'deki Hirâ Dağı’nın arkasından henüz doğmakta idi. Kureyş'den ba’zıları Resûl-i Ekrem Efendimiz'den mu'”Oku
- 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.543“Bu mu'cize hak- kındaki rivâyete göre ay, Mekke-i Mükerreme'deki Hirâ Dağı'nın arkasından henüz tulü' etmekte idi. ... Kureyş'den ba'zıları Resül-i Ekrem Efendi”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.993““Kitâb”tan murâd Kur'ân-ı Kerîm'dir ve “mu'cize”den murâd, yine Kur'ân-ı Kerîm'dir. Zirâ Resûl-i zîşân Efendimiz Kur'ân-ı Kerîm hakkında “mu'cize-i kâime” buyur”Oku
- 6Zümer Sûresi · s.143“Nitekim Bedir'deki ağır hezîmetleri ve nihâyetinde Mekke'nin fethi ile bu va'd dünyâda da tahakkuk etmiştir. " Ve mâ hum bi mu'cizîn " ( Onlar âciz bırakacak de”Oku
- 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1531“O eserler ancak sâhib-i mu'cize tarafından his gözüyle görülemeyen rühları Hak ve hakikat tarafına celb için, his gözlerine göstermek içindir; ve bu mu'cize seb”Oku
- 8TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye · s.55“Çünkü mu'cize ikâme ettiği halde kavminin yine dalâlette sabit kadem olması, onların helakine sebebdir. Şu halde onların sebeb-i helakleri olan mu'cizâtın delil”Oku
- 9Kelime-i Lûtiyye · s.183“Ve peygamberin zâhirde tasarrufu taleb etmeyip mu’cize ikāmesinden tevakkî etmesi kavmine şefkatinden dolayıdır. Zîrâ mu’cizât hüccettir. Binâenaleyh onların üz”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.