İçeriğe atla

Muhabbet kavramının zâhir-bâtın mertebeleri nelerdir?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Muhabbet kavramının zâhir-bâtın mertebeleri, tasavvufta kalbin Hakk'a yönelmesi ve O'nun rızasını her şeye tercih etmesi hâlinin hem dışa yansıyan amellerle hem de içsel idrak ve hâllerle tezahür etmesidir. Zâhirî muhabbet, şeriat hükümlerine uygun amellerle ve Allah'ın halk ettiklerine duyulan sevgiyle kendini gösterirken¹, bâtınî muhabbet, kalbin dünyevî alâkalardan arınarak ilâhî zâta yönelmesi, Hakk'tan gayrı hiçbir şeye yer kalmaması ve ilâhî nûrun kalpte parlamasıyla gerçekleşir²·³·⁴. Bu iki mertebe, sâlikin içsel samimiyeti ile dışsal fiillerinin kalitesini belirler ve Allah'ın hem Zâhir hem de Bâtın isimlerinin tecellîsi olarak kabul edilir⁵.

Detaylı cevap

Muhabbetin zâhir-bâtın mertebeleri, tasavvufî sülûkun ayrılmaz parçalarıdır. Zâhirî muhabbet, kulun amelî gayretleriyle ve şeriatın hükümlerine riayet etmesiyle ortaya çıkar. Bu, Allah'ın nimetlerine karşı duyulan sevgiyle başlayan ve O'nun rızasını kazanmaya yönelik fiillerle devam eden bir süreçtir⁴. Peygamberlerin ve kâmil insanların, hakikatleri herkesin anlayacağı zâhirî lisanla ifade etmeleri de bu mertebenin bir yansımasıdır¹. Kulun Hakk'ın halk ettiklerine duyduğu sevgi de zâhirî muhabbetin bir vechesidir, ancak bu sevgi Hakk sevgisinden öne geçtiğinde mezmûm hâle gelir.

Bâtınî muhabbet ise, kalbin dünyevî lezzetlerden ve şehvetlerden arınarak ilâhî zâta yönelmesiyle gerçekleşen içsel bir hâldir⁶. Bu, "Allah'ı daha şiddetli sevme" (Bakara 165) ve Allah'ın zâtî sıfatlarına duyulan derin sevgidir⁴. Muhabbetin bâtında şu'le vurması, ilâhî nûrun kalpte parlamasıyla olur ve bu hâl kuvvet bulduğunda sâlik zâhirî eserlerden müstağnî kalır². Cenâb-ı Hakk'ın kendi zâtından zuhuruna müştak olması ve kulun kendi hakikatini idrak ettiğinde içindeki hubb-u ilâhiyyenin aslını aramaya koyulması, bâtınî muhabbetin temelini oluşturur³. Bu, muhabbetin en yüksek mertebesi olan hullet makâmına ulaşmayı ifade eder; burada kulun kalbinde Hakk'tan gayrı hiçbir şeye yer kalmaz⁷. Zâhir ve bâtın arasındaki bu denge, insanın kalitesini belirler, çünkü Allah'ın hem Zâhir hem de Bâtın isimlerinin tahakkuku gereklidir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Şu'arâ Sûresi · s.37Ve onu zahir lisanı üzere söylemiştir, eğer batın lisanı ile söylemiş olsa idi yani ben sizden selametle afiyet muhabbetinden dolayı kaçtım buyurur idi. VelakinOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.858Sen oyundan dışarıya gitmedin, çocuksun; rühun tahâreti olmaksızın ne vakit tâhir olursun? &10024; Sen oyundan dışarıya gitmedin, çocuksun; rûhun tahâreti olmakOku
  3. 3TB. Kelime-i Muhammediyye · s.177Yani وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِى 15/29 “ben ona ruhumdan üfledim” demekle zahirinin zaten kendine ait anasırdan meydana gelmiş olması dolayısı ile zahiri de keOku
  4. 4Muhabbet
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001) · s.291İç bünyedeki samimiyetleri ne ise yani dışarıda yapılan fiiller o kadar mühim değildir, ama hem fiil kaliteli olursa hem düşünce ve muhabbet kaliteli olursa insOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.1272Sen oyundan dışarıya gitmedin, çocuksun; rühun tahâreti olmaksızın ne vakit tâhir olursun? &10024; Sen oyundan dışarıya gitmedin, çocuksun; rûhun tahâreti olmakOku
  7. 7Hullet
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.