Muhabbet kavramının zuhûr ettiği mahaller nelerdir?
Muhabbet kavramının zuhûr ettiği mahaller, Hakk’ın varlığı halk etme ve kendini seyretme gayesiyle ortaya koyduğu çeşitli mertebeler ve varlıklar âlemidir. Bu zuhûr, özellikle Hakîkat-i Muhammedî'de en belirgin şekilde tecellî eder; zira âlemlerin halkının temelinde ilâhî hûbbiyyet (muhabbet) yatar ve bu hûbbiyyetin ilk faaliyete geçtiği mahal Hakîkat-i Muhammedî'dir¹. Cenâb-ı Hakk'ın "küntü kenzen mahfiyyen" (gizli bir hazine idim) hadîs-i kudsîsinde buyurduğu gibi, varlık muhabbetle halk edilmiş ve bu muhabbet, Muhammedî hakikatte zuhûr etmiştir². Ayrıca, insan da ilâhî muhabbetin zuhûr ettiği önemli bir mahaldir; zira Hakk, Zât'ının zuhuruna daha çok muhabbet etmiş ve bunu insanda birleştirerek seyretmiştir³.
Detaylı cevap
Muhabbet, tasavvufta sâlikin Hak'a, Hak'ın da sâliğe duyduğu karşılıklı sevginin adıdır ve sülûkun itici gücüdür. Bu ilâhî sevginin zuhûr ettiği mahaller, Hakk'ın kendini çeşitli vechelerle açığa vurduğu yerlerdir.
Öncelikle, muhabbetin en temel zuhûr mahalli Hakîkat-i Muhammedî'dir. Âlemlerin halkında ilk faaliyete geçen sıfat-ı İlâhiyye hûbbiyyet (muhabbet) olup, bu ilâhî hûbbiyyetin zuhûr mahalli Hakîkat-i Muhammedî'dir¹. "Levlâke levlâke lemâ halaktul eflâk" (Sen olmasaydın âlemleri halk etmezdim) hadîs-i kudsîsi, Cenâb-ı Hakk'ın Hakîkat-i Muhammedî'ye duyduğu büyük muhabbeti açıkça göstermektedir¹. Bu durum, "küntü kenzen mahfiyyen" hadîsinde belirtilen "hub" (muhabbet) ile Muhammed'in halk edildiğini ve hamd hakikatinin zuhûr yerinin orada halk edildiğini ifade eder².
İkinci olarak, insan da ilâhî muhabbetin önemli bir zuhûr mahallidir. Cenâb-ı Hakk, isim ve sıfatları âlemleri halk ederken, Zât'ının zuhuruna daha çok muhabbet etmiş ve bu zuhûru insanda birleştirerek seyretmiştir. Bu nedenle insan, ilâhî muhabbetle ne kadar büyük bir varlık olduğunu gösterir³. İrfan ehli kâmiller, bu mahallerin "Allah içindir" hükmünü, yani Zât-ı zülcelâlin o mahallerde Zâtî zuhurunun olduğunu idrak edebilirler⁴.
Ayrıca, muhabbet farklı şahsiyetlerde farklı vechelerle zuhûr edebilir. Örneğin, Mevlâna Hazretleri'nde Aleyhisselat-ı Vesselam Efendimiz'in muhabbet faaliyeti, yani Hakîkat-i Muhammedî'nin hûb deryasının coşkusu zuhûr etmiştir⁵. Bu durum, her hakikatin bir mahalde tezâhür ettiğini gösteren Kelime-i Şîtiyye Fassı'nın genel ilkesiyle de uyumludur. Zuhûr mahallerinin her biri, Hakk'ın kendini seyrettiği ve birbirine muhtaç kıldığı özellikli gayeler taşır⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Târık Sûresi, s. 35“Bu âlemlerde ilk faaliyete geçen sıfat-ı İlâhiyye hûbbiyyet yâni, muhabbettir. Bu ilâhi Hûbbiyyet’in zuhur mahalli ise Hakikat-i Muhammed-î dir. İşte bu yüzden ”Oku
- 2Kelime-i Muhammediyye, Bölüm 206“Halk ettikten sonra halk edilen yani zuhura gelen seven Allah, sevilen oldu. Muhabbet edilen Allah oldu. Ama baştan Allah muhabbet etti peygamberine onun için “”Oku
- 3Kelime-i Îseviyye, Bölüm 238“Bunları suret olarak zuhur etti, çıkarttı fakat sonra Zat’ının zuhuruna daha çok muhabbet etti, Zat’ı zuhura getirmeye çalıştı. İsim ve sıfatları alî ve safil o”Oku
- 4Fussilet Sûresi, s. 80“İşte bu irfan ehli mahaller lillâhi “Allah içindir,” yani Zât-ı zülcelâlin, o mahallerde Zât-î zuhurunun olmasıdır, gene bu yüzden o mahaller Hakk’ın zâtının zu”Oku
- 5Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006), s. 30“Çünkü Abdülkadir Geylani Hz.’lerinde Cenâb-ı Hakk’ın Kadiriyyet vasfı zuhûrda idi. Onun için böyle zuhûrdaki fiziki kerametleri çoktur. Yani kadiriyyet, mutlaki”Oku
- 6Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4), s. 351“İşte böylece bir mahal, yani ayrılık hükmü ile olmayan bir mahalde bir değişik şekilde zuhur ediyor, ötekinde bir başka şekilde zuhur ediyor. Fakat zuhur ettiği”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.