Muhammediyye Fassı hangi anahtar ayetlere dayanır?
Muhammediyye Fassı, tasavvuf mâverâsında Hakîkat-i Muhammediyye kavramının işlendiği bir bölümdür ve bu hakîkatin temelini oluşturan çeşitli ayet ve hadislere dayanır. Özellikle "küntü kenzen mahfîyyen, fa-ahbabtu en u'rafe, fa-halaktü'l-halka li-u'rafe" (gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim, bilinmek için halkı halk ettim) hadîs-i kudsîsi, Hakîkat-i Muhammediyye'nin kâinatın halk sebebi oluşunu açıklar. Ayrıca, İhlâs Sûresi 1. ayetindeki "kul hüvallâhu ehad" ifadesiyle Ahadiyyet mertebesi, Hakîkat-i Muhammediyye'nin lâ-taayyün'den sonraki ilk taayyünü olarak ilişkilendirilir. Kur'an-ı Kerim'deki her bir sûre ve ayet, kendi mertebesinden Hakîkat-i İlâhiyye'yi tanıtan birer anahtar olarak kabul edilir ve bu anahtarları kullanmak irfânîyet gerektirir; bu da Hakîkat-i Muhammediyye'nin kapsayıcılığını gösterir¹·².
Detaylı cevap
Muhammediyye Fassı, Hakîkat-i Muhammediyye'nin derinlemesine incelendiği bir bölümdür ve bu hakîkatin temelini oluşturan anahtar ayet ve hadislere dayanır. Bu bağlamda, "küntü kenzen mahfîyyen..." hadîs-i kudsîsi, Hakîkat-i Muhammediyye'nin Hakk'ın ilk taayyünü, akl-ı evvel ve kâinatın halk sebebi olduğunu vurgular. Bu hadis, Hz. Muhammed'in beşerî yönünün ötesinde, Hakk'ın bilinme arzusunun ilk tezahürü olan mânevî hakîkatine işaret eder.
Hakîkat-i Muhammediyye'nin bir diğer önemli dayanağı, İhlâs Sûresi'nin ilk ayeti olan "kul hüvallâhu ehad" ifadesidir. Bu ayet, Hakk'ın Ahadiyyet mertebesini, yani lâ-taayyün'den sonraki ilk taayyününü ifade eder. Ahadiyyet, sıfat ve esmâdan henüz tafsîl edilmemiş, sırf 'tek' olma kademesidir ve Hakîkat-i Muhammediyye'nin bu teklik makamıyla ilişkisi, onun çoğalma öncesi bir mertebe oluşunu gösterir.
Ayrıca, Kur'an-ı Kerim'in tamamı, Hakîkat-i Muhammediyye'nin anlaşılmasında bir anahtar rolü oynar. Her bir sûre ve ayet, kendi mertebesinden Hakîkat-i İlâhiyye'yi tanıtan birer anahtar olarak kabul edilir¹·². Bu anahtarları hakkıyla kullanmak, irfânîyet gerektirir ve bu da İnsân-ı Kâmil'in ef'âl, esmâ ve sıfatlarıyla halka rahmet oluşuyla ilişkilidir¹. Örneğin, İbrâhîm Sûresi'ndeki bir ayet, Rahmâniyyet mertebesinden zât mertebesinin işlediği bir fiili gözler önüne serer ve buranın Hakîkat-i Muhammediyye olduğu belirtilir; bu hakîkatten sûret-i Muhammediyye'ye ve oradan da insanlara intikal ettiği ifade edilir³. Miladi 610'da "Makam-ı Muhammediyye"nin "ikra/oku" ayetiyle "Kelime-i Tevhid"in tamamını lafzen ve şuhuden okuyarak faaliyete geçmesi, Hakîkat-i Muhammediyye'nin tecellisini ve "Mertebe-i Muhammediyye"yi tasdik etmenin Hakk'ın huzuruna ulaşmanın yolu olduğunu gösterir⁴. Hatta Fir'avn'ın hakîkatinin dahi Hakîkat-i Muhammediyye'ye bağlı olduğu, Mü'min Sûresi'ndeki bir ayetin sayısal değeri üzerinden yapılan bir yorumla ifade edilir⁵.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi · s.45“O nun ümmetine hediye ettiği anahtarların başlıcaları (Besmele-i şerif, Elham-Fatiha Sûresi ve Fetih Sûresi) dir. Aslında her bir “Sûre-Sûret” Hakikat-i İlâhiy ”Oku
- 2Feth Sûresi · s.53“O nun ümmetine hediye ettiği anahtarların başlı caları (Besmele-i şerif, Elham-Fatiha Sûresi ve Fetih Sûresi) dir. Aslında her bir “Sûre-Sûret” Hakikat-i İlâhiy”Oku
- 3İbrâhîm Sûresi · s.24“Bu Âyette Allah (c.c.) ın yapmış olduğu şey bir başka mertebe tarafından anlatılmaktadır. Bu anlatımın Rahmâniyyet mertebesinden yapıldığını düşünebiliriz çünkü”Oku
- 4Kelime-i Tevhîd · s.244“Miladi 610 da “Makamı Muhammediyye” “ikra/oku” ayetiyle “Kelime-i Tevhid”in tamamını lafzen ve şuhuden okuyarak faaliyete geçtiğinden, asalet gerçekleşerek, vek”Oku
- 5Mü'min (Ğâfir) Sûresi · s.70“Bu Âyet-i Kerîme’de de dikkat çeken kelime ( ey Fir’âvn ) dur, bunun sayı değeri ise (10+1+80+200+70+-6+50= 417 ) dir, toplarsak,(4+1+7= 12 ) ederki, Hakikati M”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.