İçeriğe atla

Mükâşefe'yi yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?

Sâlik AmelTemel düzey25 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Mükâşefe hâlini yaşamak için sâlikin günlük amelî tertibi, mürşid-i kâmilin rehberliğinde, nefs mertebelerini aşmaya yönelik düzenli ve tertipli bir sülûk üzerine kuruludur. Bu tertip, zâhirî ibadetlerin yanı sıra, kalbî huşû ve zikri içeren namazı, günlük virdleri ve Kur'ân-ı Kerim tefekkürünü kapsar. Mürşidin tertibiyle aşırıya kaçmadan veya eksik bırakmadan yapılan mücâhede, sâlikin nefs-i levvâme mertebesinden itibaren keşf ve mârifet hâllerini tecrübe etmesine zemin hazırlar ve nihayetinde mükâşefeye ulaşmasını sağlar¹.

Detaylı cevap

Mükâşefe, sâlikin gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâkler olup, mücâhedenin meyvesidir. Bu hâle ulaşmak için günlük amelî tertip, öncelikle mürşid-i kâmilin rehberliğinde olmalıdır. Zira hakikat talibinin kendi fikriyle amel ve mücâhedesi ya haddinden fazla ya da eksik olabilir; bunu itidalli kılmak mürşidin tertibiyle mümkündür². Mürşide tam bir teslimiyetle, "gassal elindeki meyyit gibi" olmak esastır ki mürşid sâlikte dilediği gibi tasarruf edip onu velayet suyuyla temizleyebilsin¹.

Bu tertibin temel unsurlarından biri, tasavvufta mü'minin mîrâcı olarak kabul edilen namazdır. Namazın zâhirî şartlarına riayetle birlikte, kalbî huşû ile kılınması ve Hak'ı anmak (zikr) maksadıyla eda edilmesi önemlidir. Günlük olarak mürşid tarafından verilen muayyen zikir ve dua listesi olan virdlerin düzenli bir şekilde okunması da bu tertibin ayrılmaz bir parçasıdır (Vird). Ayrıca, her gün en az bir yaprak Kur'ân-ı Kerim'in meal ile birlikte sesli okunması ve dikkat çeken âyetler üzerinde tefekkür edilmesi tavsiye edilir³. Bu tür amelî tertipler, sâlikin nefs mertebelerini aşmasına yardımcı olur. Özellikle nefs-i levvâme mertebesinde zuhur eden tevbe, mücâhede ve riyâzat gibi hâller, sâlikin kalbindeki kötülüklerden arınmasını sağlar ve keşf gibi havâs hâllere zemin hazırlar. Tüm bu umûr, bu âlem-i süflîde tertip ve nesak üzere olmalıdır; zira Kitâb-ı Hudâ'da hiçbir şey tertipsiz yazılmamıştır⁴. Bu düzenli ve tertipli sülûk, sâlikin manen dayanıklı ve muhabbetli olmasına katkıda bulunur⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Tuhfetu'l-Uşşâkî, s. 21“Bu tertip ile adedlerinin esrarı malumdur. MÜRŞİDE TESLİMİYET: Malum olsun ki: Salik kendini şeyhinin kemaline tesliminde daim olması lazımdır. Mürşid huzurunda”Oku
  2. 2Mesnevî Cilt 12 · Beyit 464 (s. 8)““Künd-şuden”, kör ve muattal olmak, ya'ni düşünüp amel ve mücâhede etmekten dolayı hem kendisi âciz kaldı ve hem de sa'yine atâlet geldi. Halbuki bu gizli hazin”Oku
  3. 3Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi, s. 282
  4. 4Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2702 (s. 195)“Lâzım idi ki, cümle umûr bu âlem-i süflîde tertib ve nesak üzere olmalıydı. Çünkü kitâb-ı Hudâ'da hiçbir şey tertibsiz ve bî-nesak yazılmamıştır.””Oku
  5. 5İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler, s. 235“Ancak çalışırken de işsiz kalmışken de her perşembe akşamı ♫ derneğine gidince günlük hayatımda manen daha dayanıklı ve muhabbetli olduğumu gördüm. ------------”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.