İçeriğe atla

Mûseviyye Fassı neyi anlatır?

Fass İçeriği6 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Mûseviyye Fassı, Fusûsu'l-Hikem adlı eserde Hz. Mûsâ'ya tahsis edilmiş, "Hikmet-i Ulviyye" olarak adlandırılan yüce bir hikmeti açıklayan bölümdür¹·¹. Bu fass, Hz. Mûsâ'nın diğer peygamberler üzerindeki üstünlüğünü ve mertebesinin yüceliğini çeşitli yönlerden ele alır. Özellikle, Hz. Mûsâ'nın melek vasıtası olmaksızın doğrudan Allah Teâlâ ile tekellüm etmesi bu yüce hikmetin temelini oluşturur¹. Tasavvufî seyr u sülûkta "hakikat-i Mûseviyye"ye ulaşmak, Tevhîd-i Esmâ mertebesinde nefsin nalınlarını çıkarmayı ve Hakk'ın indindeki hakikatin idrakine varmayı gerektirir²·³.

Detaylı cevap

Mûseviyye Fassı, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem'indeki yirmi beşinci fass olup, "Kelime-i Mûseviyye'de mündemiç olan Hikmet-i Ulviyye"yi işler¹. Bu fassın temelinde, Hz. Mûsâ'nın peygamberler arasındaki özel konumu yatar. Hz. Mûsâ, melek aracılığı olmaksızın doğrudan Allah Teâlâ ile konuşma şerefine nail olmuştur ki bu, onun mertebesinin yüceliğini gösteren dört rüçhanından biridir¹. Bu durum, tasavvufta sâlikin Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâkler olan mükâşefe ile ilişkilendirilebilir; zira mükâşefe, sâlikin tezkiyeyi kemâle erdirdiğinde Hak'ın perdeleri kaldırmasıyla gerçekleşir.

Seyr u sülûk yolculuğunda "hakikat-i Mûseviyye"ye ulaşmak, Tevhîd-i Esmâ mertebesine gelindiğinde kişinin yolunun "eymen vadisi"ne düşmesiyle sembolize edilir. Bu mertebede sâlikin nefsinin nalınlarını çıkarması ve Hakk'ın indindeki hakikatin idrakine varması gerekmektedir³. Hakikat-i Mûseviyye, Tevhîd-i Esmâ olarak da bilinir ve isimlerin tecellileri bu mertebede muhteliftir². Bu, sâlikin kendi kalbini Hak'ın gözetimi altında tuttuğu, her ânını Hak'la ilişkilendirme idrâki olan murâkabe ile de bağlantılıdır.

Ayrıca, tasavvufta mu'cize kavramı Mûseviyye Fassı'nda tahkîk edilir. Hz. Mûsâ'nın asâsının yılana dönüşmesi gibi mu'cizeler, dış dünyaya yönelik bir ispat aracı olmaktan ziyade, peygamberin mahalliyet-i ulûhiyetinin zorunlu bir tezahürü olarak görülür. Bu, Hak'ın peygamber mahallinde doğrudan tasarrufunun bir ifadesidir. İbn Arabî, bu katmanı Mûseviyye Fassı'nda işlerken, Hz. Mûsâ'nın asâsının yılana dönüştüğünde dış dünyada bir cismin gerçekten dönüşmediğini, bunun vücûdî bir hakikat olduğunu belirtir. Bu fass, Fusûsu'l-Hikem'deki diğer peygamber fassları arasında yer alır⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Kelime-i Mûseviyye · s.1XXV فَص ُّ حِكْمَة ٍ عُلْوِيَّة ٍ فِي كَلِمَة ٍ مُوسوِيَّةٍ KELİME-İ MÛSEVİYYEDE MÜNDEMİC OLAN HİKMET-İ ULVİYYE FASSIDIR 2. Şerh “Hikmet-i ulviyye”nin Kelime-i Oku
  2. 2Fussilet Sûresi · s.69Hâl böyle olunca kişinin seyru sülûkunda, kontrollu çalışmalarından sonra hakikat-i mûseviyye yi ki, (Tenzih) üzerinedir, Rabb’ının gönlünden kendisinin vereceğOku
  3. 3Tûr Sûresi · s.48İşte seyru sülûk yolculuğunda Tevhid-i esma mertebesine gelindiği zaman kişinin yolu “eymen vadisi” ne düşer ve orada nefsinin nalınlarını çıkarması ve idraken Oku
  4. 4Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.358182-Fü-Hi-06-İSHAK FASSI- 183- Fü-Hi-07-İsmail-08-Yakup- fassı- 184-Fü-Hi-09-Yusuf Fassı- 185-Fü-Hi-10-Hud Fassı- 186-Fü-Hi-11-Salih-12-Şuayb Fassı- 187-Fü-Hi-1Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.