İçeriğe atla

Nâsût kaç kademede ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey3 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Nâsût, tasavvufta insanlık âlemini ve beşeriyet mertebesini ifade eden bir kavram olup, vücud mertebeleri tasnifinde genellikle en alt mertebe olarak ele alınır. Beş mertebeli sıralamada (lâhût-ceberût-melekût-misâl-nâsût) görünür dünyaya bakan vecheyi temsil eder. Nâsût, görünen âlem ile insanın toplamından ibarettir ve ruhun ayakta durduğu, kendisiyle kaim olduğu mahal olarak da tanımlanır¹·². Bu bağlamda, nâsûtun doğrudan kademeleri yerine, diğer mertebelerle ilişkisi ve ruh ile olan bağlantısı üzerinden bir idrak söz konusudur.

Detaylı cevap

Nâsût, tasavvufî vücud bahsinde tenzülât (inişler) hareketinin en son halkasını teşkil eder. Klasik tasnifte lâhût (ilâhî mertebe), ceberût (esmâ ve sıfât mertebesi), melekût (melâike âlemi) ve misâl (sûretler berzahı) mertebelerinden sonra gelen beşinci ve son mertebedir. Bu mertebe, maddî ve cismânî insan mahallini ifade eder. Nâsût kelimesi, 'nâs' (insan) köküne Süryânca 'ût' ekinin getirilmesiyle oluşmuştur ve insanlık âlemini, beşeriyet mertebesini belirtir.

Nâsût, görünen âlem ile insanın toplamından ibaret olarak tarif edilir¹. Aynı zamanda, ruhun ayakta durduğu ve kendisiyle kaim olduğu mahal olarak da tanımlanır. Bu sebeple, ruhun varlığını muhafaza eden ve onu kendisinde barındıran mahalle de nâsût denilir²·³. Bütün âlemde mevcut olan ruh-u küllî ilâhî ruhun lâhûtu iken, bunu görüntüye getiren ve kesafet ile taşıyan da nâsût âlemidir, yani madde âlemidir³.

Nâsût, ruhun aslında şekilsiz nûrânî bir cevher olmasına rağmen, duyusal bakışlarda bedensel bir formda görünmesiyle ilişkilendirilir. Örneğin, İsa'nın bedeni şeklinde görünmesiyle, onun ruhunun yeri olup, nâsût denilmesi gereken bu görünen bedene mecazen "ruh" denilmiştir². Bu durum, nâsûtun ruh ile olan derin bağını ve onun tecellî mahalli oluşunu gösterir. Nâsût mertebesinde insan, üst mertebelerin (lâhût, ceberût, melekût, misâl) bütün ahkâmının câmiidir. Bu bağlamda, nâsûtun kendi içinde kademelere ayrıldığına dair doğrudan bir bilgi kaynaklarda yer almamaktadır; daha ziyade diğer mertebelerle olan ilişkisi ve ruhun tecellî mahalli olarak işlevi vurgulanır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6726"Nâsût" (beşeriyet), görünen âlem ile "insan"ın toplamından ibarettir. "Lâhût" (ilahî öz) ise, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ki, hakikat ehli bunOku
  2. 2Kelime-i Îseviyye · s.68Ve “nâsût”,15/18ancak kendisiyle bu rûhun kāim olduğu mahaldir. Binâenaleyh onunla kāim olması sebebiyle nâsût, “rûh” tesmiye Ve "nâsût" (insanlık âlemi), ancakOku
  3. 3TB. Kelime-i Îseviyye · s.49Ve bu ruhun kâim bulunduğu ve taalluk eylediği mahalle dahi "nâsût" ta'bîr olundu. Yani ruhun varlığını muhafaza eden yani ruhu kendisinde barındıran mahalle deOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.