İçeriğe atla

Nâsût kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey6 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Nâsût kavramının bozulması veya gizlenmesi, tasavvufî sülûkta ruhanî hükümlerin nefsanî sıfatlara üstün gelmesiyle ilişkilidir. İçsel olan kuvvet bulduğunda, dışsal olanın hükümleri gizlenir; yani insan varlığında ruhanî hükümlerin üstün gelmesiyle nefsanî sıfatlar gizlenir¹. Bu durum, sâlikin nâsûtî (beşerî) hallerinin lâhûtî (ilâhî) tecellîler karşısında geri planda kalması ve hatta yok olması anlamına gelir. Hz. İsa örneğinde olduğu gibi, nâsûtî yönü ruhunun tesiri altında kaldığı için ona "rûhullah" denilmiş, nâsût denilecek kadar o ismin zuhuru olan nâsût onda mutlak manada bulunmamıştır². Bu, nâsûtun ilâhî tecellîler karşısında gizlenmesinin bir tezahürüdür.

Detaylı cevap

Nâsût, tasavvufta "insanlık âlemi" veya "beşeriyet mertebesi" olarak tanımlanır ve maddî/cismânî insan mahallini ifade eder. Ruhun ayakta durduğu ve taalluk eylediği mahaldir³·². Nâsûtun bozulması veya gizlenmesi, sâlikin manevî yolculuğunda ruhanî hallerin ağır basmasıyla meydana gelir.

Bu durum, içsel kuvvetin (ruhanî hükümlerin) dışsal olanın (nefsanî sıfatların) hükümlerini gizlemesiyle açıklanır. Mesnevî'de verilen ceviz, fıstık ve badem örneğinde olduğu gibi, iç olgunlaştığında kabuk çatlar ve iç ortaya çıkar; bu da ruhanî hükümlerin üstün gelmesiyle nefsanî sıfatların gizlenmesini temsil eder¹.

Bir sâlikin nâsûtu lâhûtun sırdaşı olduğunda ve zâtî tecellî zevkiyle tatlandığında, beşerî olan harf ve ses ile hâlini ifade etmek mümkün olmaz. Bu durumda, harf ve sözlere sığdırılan anlamlar sâlikin gerçek halleri değil, nâsûtunun halleri olur; zira nâsûtu ilâhîlik aynasında nakşedilmiştir⁴.

Hz. İsa (a.s.) örneği, nâsûtun gizlenmesinin özel bir durumunu gösterir. Onun nâsûtu ruhunun tesiri altında olduğu için, ona beşeriyetine işaret eden bir isim verilememiş ve "rûhullah" olarak anılmıştır. Bu, onun nâsûtunun diğer insanlar gibi mutlak manada zuhur etmediğini, anneden geçme bir yoğunluk olsa da nâsût denilecek kadar belirgin olmadığını ifade eder²·⁵.

Genel olarak tasavvufta bir kavram veya halin bozulması veya gizlenmesi niyet bozulması, şer'î edebin terki ve gaflet/ülfet gibi sebeplerle de açıklanır. Ancak nâsût özelinde, ruhanî yükseliş ve ilâhî tecellîlerin yoğunlaşması, onun beşerî ve maddî yönünün gizlenmesine yol açan temel etken olarak öne çıkar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1158İçsel olan kuvvet bulunca, dışsal olanın hükümleri gizlenir. Aynı şekilde, insan varlığında ruhanî hükümler üstün geldiği zaman, nefsanî sıfatlar gizlenir. "NasOku
  2. 2TB. Kelime-i Îseviyye · s.49His ile bakışta, erkek suretinde olmakla, İsevi sureti onun mahall-i ruhu olup, "nâsût" isimlendirilmesi lâzım gelen bu görülen cisme mecazen "rûh" denildi. AmaOku
  3. 3Kelime-i Îseviyye · s.68Ve “nâsût”,15/18ancak kendisiyle bu rûhun kāim olduğu mahaldir. Binâenaleyh onunla kāim olması sebebiyle nâsût, “rûh” tesmiye Ve "nâsût" (insanlık âlemi), ancakOku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6727Mademki benim nâsutum (beşerî yönüm) lâhutun (ilahi âlemin) sırdaşı oldu ve ben zâtî tecellî zevki ile tatlandım, benim hâlimi beşerî olan harf ve ses ile söyleOku
  5. 5Kelime-i Îseviyye · s.69Ve bu ruhun ayakta durduğu ve ait olduğu yere de "nâsût" denildi. Ancak ruh aslında şekilsiz nûrânî bir cevher olduğu halde, duyusal bakışlarda, İsa'nın bedeni Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.