Nâsût kavramı neye işaret eder?
Nâsût, tasavvufta "insanlık âlemi" veya "beşeriyet mertebesi" anlamına gelir ve vücud mertebeleri sıralamasında en alt basamağı, yani maddî ve cismânî insan mahallini ifade eder. Bu mertebe, görünen âlem ile insanın toplamından ibaret olup¹, ruhun ayakta durduğu mahal olarak da tanımlanır². Nâsût, ilâhî tecellîlerin bütününe açık, sınırlı ancak açılabilir bir yapıya sahip olup, üst mertebelerin (lâhût, ceberût, melekût, misâl) bütün hükümlerini kendinde barındıran "sûret-i tâmme"dir.
Detaylı cevap
Nâsût, tasavvufî vücud bahsinde genellikle dört veya beş mertebeli iniş yapısının en son halkasıdır. Bu sıralamada lâhût (ilâhî mertebe), ceberût (esmâ ve sıfât mertebesi), melekût (melâike âlemi) ve bazen misâl âlemi sonrası gelir. Kelime olarak "nâs" (insan) kökünden türemiş olup, Süryânîce "-ût" ekiyle mertebe ismi haline gelmiştir. Nâsût mertebesi, "âlem-i şehâdet" yani görünen âlem ile "hazret-i insân"ın birleşimidir¹. Bu mertebe, ruhun kendisiyle kaim olduğu mahaldir ve bu sebeple "ruh" olarak da adlandırılabilir². Nâsût, aynı zamanda "âlem-i nâsût" olarak da ifade edilir ve Nuh kelimesindeki "nun" harfiyle de ilişkilendirilerek insanlık âlemini temsil eder³·⁴. İsa (a.s.) örneğinde ise, onun nâsûtunun ruhunun tesiri altında olması sebebiyle ona "rûhullah" denilmiştir, zira onun beşeriyeti diğer insanlar gibi mutlak manada bir nâsût yoğunluğuna sahip değildi⁵. Sâlik, nefs-i nâsûttan kurtulduğunda lâhût mertebesine ulaşabilir⁶. Nâsût, ruhun varlığını muhafaza eden ve ruhu kendisinde barındıran madde âlemi, yani mükevvenat âlemidir⁵. Bu beşerî varlıkta bulunan kuvvetler, ruhun idaresi altında "tabut" olarak adlandırılan nâsûtta arkadaş kılınmıştır⁷.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6726“"Nâsût" (beşeriyet), görünen âlem ile "insan"ın toplamından ibarettir. "Lâhût" (ilahî öz) ise, niteliksiz ve renksiz olan Zât'tan ibarettir ki, hakikat ehli bun”Oku
- 2Kelime-i Îseviyye · s.68“Ve “nâsût”,15/18ancak kendisiyle bu rûhun kāim olduğu mahaldir. Binâenaleyh onunla kāim olması sebebiyle nâsût, “rûh” tesmiye Ve "nâsût" (insanlık âlemi), ancak”Oku
- 3Kamer Sûresi · s.101“Diğer ifade ile ( ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifad”Oku
- 4Altı Peygamber (Cilt 2) · s.7“Diğer ifade ile ( ) “Nûh” kelimesinde ki, (nun) harfi, “nûr-u İlâhi” “nur-u Muhammed-î” olduğu gibi, (nâsut” yani “âlemi nâsut” yani insâlık âlemini de ifad”Oku
- 5TB. Kelime-i Îseviyye · s.49“His ile bakışta, erkek suretinde olmakla, İsevi sureti onun mahall-i ruhu olup, "nâsût" isimlendirilmesi lâzım gelen bu görülen cisme mecazen "rûh" denildi. Ama”Oku
- 6Gülşen-i Râz ve Şerhi (1) · s.164“Edersen sende terk nefs-i nâsût; Makâmındır Cenâbı kuds-i lâhût. Giren soyutlanmaya sanki melektir; O rûhullâh gibi cânı dördüncü felektir. Beşeri nefsinden kur”Oku
- 7Kelime-i Mûseviyye · s.93“Böyle olunca ona bununla bildirdi ki, melik olan ruh, her ne kadar onun için idareci ise de, onu ancak onunla idare eder. İşaret ve hikmet kapısında "tabut" ola”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.