İçeriğe atla

Nefes-i Rahmânî kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi22 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Nefes-i Rahmânî kavramı, Fusûsu'l-Hikem'de özellikle Şîsiyye Fassı'nın hikmeti olan 'Nefthiyye' ile ilişkilendirilir ve bu fassın temel bahsini oluşturur. Ayrıca, İbn Arabî'nin eserlerinde bu kavramın derinlemesine işlendiği, özellikle Fass-ı Îsevî ve Fass-ı Şuayb gibi diğer fasslarda da atıflar bulunduğu belirtilir. Nefes-i Rahmânî, Hakk Teâlâ'nın kâinatı sürekli yenileyen ve varlıkları zuhura getiren ilahî soluğu olarak tasavvur edilir; bu soluk, âlemlerin ilk maddesi olup, her an yeni bir hayat bahşeder ve kesintiye uğradığında tüm âlemin yokluğa döneceği vurgulanır¹.

Detaylı cevap

Nefes-i Rahmânî, tasavvuf mâverâsının en derin terimlerinden biridir ve Hakk Teâlâ'nın kâinatı nefes-vâri bir şekilde halk ettiğini ifade eder. Bu kavramın temel mesnedi, Hz. Peygamber'in Üveys el-Karânî'nin Yemen'deki vücudunu 'Hakk'ın nefesi' olarak tasvir ettiği hadis-i şeriftir.

Fusûsu'l-Hikem'de Nefes-i Rahmânî kavramı, özellikle Şîsiyye Fassı'nın hikmeti olan 'Nefthiyye' ile doğrudan ilişkilendirilir ve bu fassın ana konusunu teşkil eder. Bununla birlikte, İbn Arabî'nin eserlerinde bu kavramın işlenişi sadece Şîsiyye Fassı ile sınırlı değildir. Fass-ı Îsevî'de de bu hakikate işaret eden beyitler bulunur ve Rahmânî Nefes'in teneffüs anında latifleşerek ışıklı duman haline geldiği ve âlemlerin ilk maddesi olduğu açıklanır². Ayrıca, Fass-ı Şuayb'ın başlarında da Nefes-i Rahmânî'ye değinildiği belirtilir³.

İbn Arabî'nin tasavvuruna göre, Hakk Teâlâ kâinatı bir kez halk edip bırakmamış, aksine sürekli nefes vererek kâinatı yenilemektedir. Her Nefes-i Rahmânî, kâinatın bir 'tazelenme' anıdır ve bu durum, Rahmân Suresi'nin 29. ayetindeki "fî külli yevmin hüve fî şe'n" (her gün yeni bir tasarrufta) ifadesiyle somutlaşır. Hakk'ın nefes almasıyla kâinat fenâ olur (yokluk anı), nefes vermesiyle yeniden zuhur eder (vücud anı); bu fenâ-vücud ritmi her an gerçekleşir ve âlem sürekli ölüp dirilmektedir.

Nefes-i Rahmânî, Ulûhiyyet'in zahiri olan fıtrat üzerine vuku bulur ve Hakk kendi nefesini bu isimle vasfeder⁴·⁵. Yüce Allah'ın eşyayı halk etmeye yönelik iradesi yöneldiğinde, zâtının birliğinde potansiyel olarak mevcut ve gizli olan bütün isimlerini Rahmânî nefesiyle açığa çıkarır. Latif olan Rahmânî nefes, kesif olan fıtrat mertebesinde bâtın kalırken, kesif fıtrat onun zahiri olur⁶. Bu nefes, esmânın kendi eserlerinin adem-i zuhurundan kaynaklanan ıstırabı gidermek için gönderilmiştir⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Îseviyye, Bölüm 240“Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.) Fütûhât-ı Mekkiyyelerinin yüz doksan sekizinci babının on birinci faslında buyururlar ki: "Nefes-i rahmânî, dâima yönelmededir. Yani”Oku
  2. 2Kelime-i Âdemiyye, s. 602“Fass-ı Îsevî’de: لْغَلَست ِكَالضَّوْء ِ فِي ذَلنَّفَسفَالْكُل ُّ فِي عَيْن ِ Rahmânî Nefes'te olan bütün eşya, gecenin sonundaki aydınlığa benzer. şerefli beyti”Oku
  3. 3İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları, Bölüm 156“İmdi nefes-i rahmaninin suver-i tabîiyyede ve suver-i tabiiyyenin dahi nefes-i rahmanide zuhuru cihetiyle nefes-i rahmanı tabîiyye suretlerin aynı olduğu sâlike”Oku
  4. 4Dur Rabbın Namazda (Cilt 2), s. 173“Tenzih ederim şu yüce zat-ı alayı ki, nefesini latif kılıp ona Hak ismini verdi ve nefesini kesif kılıp ona da halk ismini verdi. Hak kendi nefesini Nefes-i Rah”Oku
  5. 5Enbiyâ Sûresi, s. 129“Ebul Hasan Gari Hz. buyuruyor ki: Tenzih ederim şu yüce zat-ı alayı ki, nefesini latif kılıp ona Hak ismini verdi ve nefesini kesif kılıp ona da halk ismini ver”Oku
  6. 6Kelime-i Muhammediyye, s. 377“Teâlâ hazretlerinin, halk-ı eşyâya irâdesi teveccüh etmekle, ahadiyyet-i zâtiyyesinde bilkuvve mevcûd ve mahfî olan bilcümle esmâsını nefes-i Rahmânîsi ile tenf”Oku
  7. 7Kelime-i Îseviyye, Bölüm 322“Rahmânîde zâhir oldu ki, Allah Teâlâ o nefes-i Rahmânî ile esmâsında müşâhede ettiği kerb ve ıztırâbı o esmâdan tenfîs eyledi. Zîrâ esmâ kendi eserlerinin adem-”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.