İçeriğe atla

Nefes-i Rahmânî kavramının sâlik için pratik yansıması nedir?

Sâlik AmelTemel düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Nefes-i Rahmânî, tasavvuf mâverâsının en derin terimlerinden biri olup, Hakk'ın kâinatı nefes-vâri olarak halk ettiğini ve sürekli yenilediğini ifade eder. Sâlik için pratik yansıması, bu ilâhî nefesin kendi varlığında ve tüm âlemde tecellî ettiğini idrâk etmektir. Bu idrâk, kişinin kendi nefsini tezkiye ederek Rahmânî hakikatlere erişmesini ve Hak ile olan ilişkisinin ezelî mahiyetini mükâşefe etmesini sağlar. Böylece sâlik, kendi varlığının Nefes-i Rahmânî'nin bir zuhuru olduğunu ve âlemlerin ilk maddesi olan bu nefesin¹ her an yenilenen bir hayat verdiğini müşâhede eder².

Detaylı cevap

Nefes-i Rahmânî, Hakk'ın "kün" demesiyle kâinatın zuhur etmesi ve tecellîlerin yenilenmesi şeklinde tezahür eden ilâhî bir soluktur. Sâlik için bunun pratik karşılığı, kendi varlığının da bu ilâhî nefesin bir parçası olduğunu anlamaktır. Zira "insan, ki rûh-ı hayvânîsiyle insandır, işte onun bu rûh-ı hayvânîsinde nefes-i Rahmânî bâtın oldu; ve rûh-ı hayvânîsi sebebiyle insan denilen mahlûk dahi o nefes-i Rahmânînin zâhiri oldu"³. Bu idrâk, sâlikin kendi nefsini tezkiye etme yolculuğunda önemli bir adımdır. Kişi, kendi nefsinde bulunan Rahmânî hakikatleri idrâk ederek Hakikat-i Muhammediyye'ye erişir ve bu hakikatleri yaşatmaya başlar⁴.

Nefes-i Rahmânî'nin sâlik üzerindeki etkisi, ona ilâhî küllî hikmetin açılmasıdır. "Nefes-i Rahmânînin suver-i tabîiyyede ve suver-i tabîiyyenin dahi nefes-i Rahmânîde zuhûru cihetiyle, nefes-i Rahmânî suver-i tabîiyyenin 'ayn'ı olduğu sâlike münkeşif olursa, ona hikmet-i külliyye-i ilâhiyye" verilir⁵. Bu mükâşefe, sâlikin kendi sırrını açması, ezelî hakikatini ve Hak ile ilişkisinin mahiyetini idrâk etmesi anlamına gelen zâtî mükâşefe türüne girer. Sâlik, yaptığı her işte Nefes-i Rahmânî'nin zuhur ettiğini bilerek gafletten kurtulur ve benlikten sıyrılır. Aksi takdirde, "ben yaptım diye onu nefsimize bağlarız, bir de benlik sahibi oluruz"⁶. Bu şuur, Hakk'ın isim ve sıfatlarının tecellî ettiği âlemlerin, Nefes-i Rahmânî ile sürekli varlık bulduğunu ve bu nefesin kesildiği anda tüm âlemin yokluğa gideceğini anlamayı sağlar².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Âdemiyye · s.602Nefes-i Rahmânî de hîn-i tenfîste böylece latîf olup tedrîcen duhân-ı ziyâdâr hâline gelir ve avâlimin mâdde-i ûlâsı olur. Nitekim Hz. Şeyh (r.a.) &10024; RahmâOku
  2. 2TB. Kelime-i Îseviyye · s.240Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.) Fütûhât-ı Mekkiyyelerinin yüz doksan sekizinci babının on birinci faslında buyururlar ki: "Nefes-i rahmânî, dâima yönelmededir. YaniOku
  3. 3Kelime-i Muhammediyye · s.210Zîrâ “üflemek” nefes ile olur; 27/32 ve üflemekten ibâret olan bu nefes ile hâriçte evvelen insanın rûhu ve ba’dehû vücûd-ı kesîfi zâhir oldu; ve bu nefes-i RahOku
  4. 4Tekvîr Sûresi · s.11Buradaki nefeste nefesi Rahmânidir. Kişinin kendisinde bulunan Rahmâni hakîkatleri idrâk ederek hakîkati Muhammediyyeye eriştiği ve onları yaşatmaya başladığı zOku
  5. 5Kelime-i İlyâsiyye · s.211Şimdi, Rahmânî nefesin tabiî şekillerde ve tabiî şekillerin de Rahmânî nefeste ortaya çıkması sebebiyle, Rahmânî nefesin tabiî şekillerin tekil hakikati olduğu Oku
  6. 6TB. Kelime-i Îseviyye · s.233Yani kişi ne iş yapıyorsa kendisinin, nefes-i rahmanisinin orada zuhura çıkmasıdır. Bunun ilmine sahip olmazsak gafletle yapmış oluruz. O zaman da hiçbir şeydenOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.