Nefs-i Emmâre kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?
Nefs-i Emmâre, tasavvufî sülûkun en alt basamağı olup, kişinin kötülüğü kötülük olarak görmediği, nefsinin emirlerini kendi seçimi sandığı bir hâldir. Bu nefs, Hak'tan habersiz, dünya peşinde, pişmanlıksız ve süflî lezzetlere düşkün bir yapıda seyreder. Nefs-i Emmâre'nin bozulması veya gizlenmesi, onun tamamen ortadan kalkması değil, eğitilmesi ve dönüştürülmesiyle mümkündür. Zira nefs-i emmârenin ölmesi söz konusu değildir; aksine eğitildiğinde kişiye yardımcı olan bir güce dönüşebilir¹. Bu dönüşüm, kişinin gafletten uyanışı, bir musibet, kâmil bir insanla karşılaşma veya Kur'ân ayetlerinin kalbi etkilemesi gibi durumlarla tetiklenir ve sâlikin tevbe-i nasûh ile mürşid-i kâmile teslim olmasıyla ilerler.
Detaylı cevap
Nefs-i Emmâre, "çok emreden, istediğini yaptıran nefs" anlamındadır². Bu mertebede kişi, şehvet, gazap, kibir, hırs, haset, riya ve tama' gibi kötü huyların etkisi altındadır. Kişi bu hâlde iken hedefini dışarıdan içeriye döndürmek ister ve gereğini yaparsa, kendisine içini göstermek için bir ayna verilir; bu ayna ile içini seyretmeye başladığında nasıl bir nefs-i emmâre tesirinde olduğunu anlar³. Bu farkındalık, nefs-i emmârenin "bozulması" veya "gizlenmesi" olarak değil, onun dönüştürülmesi ve eğitilmesi olarak anlaşılmalıdır. Bir irfan ehlinin ifadesiyle, nefs-i emmâreden nasıl geçileceğini bilmek için evvela ona nasıl gelindiğini anlamak gerekir³·⁴.
Nefs-i Emmâre'nin "gizlenmesi" veya "bozulması" tabiri, onun tamamen yok olması değil, işlevinin değişmesi anlamına gelir. Tasavvufî sülûkta nefs-i emmârenin ölmesi diye bir şey söz konusu değildir; aksine eğitilmesi gerekir¹. Eğitildiğinde, nefs-i emmâre kişiye en büyük yardımcı olabilir¹·⁵. Bu eğitim süreci, nefs-i emmârenin kendi menfaatine olan işleri anlamasıyla başlar ve böylece emmârelikten sıyrılıp sâlike yardımcı bir güce dönüşür⁵. Bu dönüşüm, sâlikin gafletten çıkışı, tevbe-i nasûh ve mürşid-i kâmile teslimiyetiyle gerçekleşir. Bu sayede, nefs-i emmâre hükmünde olan bazı durumlar, zâtî tecellî dolayısıyla zarardan çok fayda sağlayabilir⁶.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003) · s.46“Bunların hepsi Nefs-i emmare, bunları parçala diyor, param parça et, ama baştan onları alıştır diyor, eğit onları diyor, nefs-i emmareyi eğit nefs-i emarenin öl”Oku
- 2İrfan Mektebi ve Hakk Yolu · s.11“BİRİNCİ KISIM; BİRİNCİ BÖLÜM: “NEFS-İ EMMÂRE” Nefs-i emmâre, çok emreden, istediğini yaptıran nefs anlamında dır. Nefs-i emmârenin boyunduruğundan kurtulmak ve ”Oku
- 3Bir Ressam Hikâyesi · s.260“Kişi bu halde iken hedefini dışarıdan içeriye döndürmek isterde gereğini yaparsa, kendisine içini göstermek için bir ayna verirler, bu ayna ile içini seyretmeye”Oku
- 4Yehova Şahitleri ile Mülâkât · s.73“Yukarıda bahs edilen on iki mertebe iç içe on iki daire olarak düşünülürse en dış daire ve dışı (nefs-i emmâre) dir. O nun kalınlığı sonsuzdur. Bu mertebe de ka”Oku
- 5İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000) · s.183“Şimdi nefs-i emmareyi böyle eğittikten sonra yapılan işlerin de nefs-i emarenin lehine olduğunu nefs-i emmare de anladıktan sonra senin en büyük yardımcın nefs-”Oku
- 6Tevbe Sûresi · s.85“Her ne kadar bunlar zahiren “nefs-i emmare” hükmünde iseler de, onlarda bulunan zati tecelli dolayısıyla zararları değil faydaları olmuştur. İşte sen de Rabb’ın”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.