İçeriğe atla

Nefs-i Emmâre kavramı hangi farklı dillerde (lugat / akâid / mârifet) ele alınır?

Kavram TanımıTemel düzey1 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Nefs-i Emmâre kavramı, tasavvufî metinlerde üç farklı dilde ele alınır: lugat, akâid ve mârifet. Lugat dilinde "kötülüğü emredici nefs" anlamına gelir ve Yûsuf Sûresi'nin 53. ayetindeki "innen-nefse le-emmâretün bi's-sû'" ifadesinden köken alır. Akâid dilinde, yedi nefs mertebesinin en alt basamağı olarak kabul edilir; sâlikin henüz uyanmadığı, kötülüğü kötülük olarak görmediği ve nefsinin emirlerini kendi seçimi sandığı avâmm-ı insanın mertebesidir. Mârifet dilinde ise, nefs-i emmâre sadece kötü bir varlık olarak değil, aynı zamanda sülûkun başlangıç noktası ve mârifet-i nefsin ilk adımı olarak görülür; eğitilmesi gereken bir yön olarak ele alınır ve kâmil insanların tasarrufu altında faydalı bir yardımcıya dönüşebilir¹·².

Detaylı cevap

Tasavvufî kavramların çok katmanlı yapısı gereği, nefs-i emmâre de lugat, akâid ve mârifet dillerinde farklı derinliklerde idrâk edilir.

Lugat Dili: Nefs-i emmâre, Arapça "emir" kökünden türeyen "emmâre" kelimesiyle "kötülüğü emreden" anlamını taşır. Bu, kelimenin sözlük anlamı olup, Yûsuf Sûresi'nin 53. ayetinde geçen "inne'n-nefse le-emmâretün bi's-sû' illâ mâ rahime rabbî" (nefs kötülüğü emredicidir, ancak Rabbimin rahmet ettiği müstesnâ) ifadesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu dil, kavramın herkes tarafından anlaşılabilecek zâhirî mânâsını sunar.

Akâid Dili: İslâmî ilimlerde, özellikle kelâm ve fıkıh çerçevesinde nefs-i emmâre, yedi nefs mertebesinin ilk ve en alt basamağıdır. Bu mertebede sâlik, Hak'tan habersiz, dünyevî lezzetlerin peşinde, günahlarından pişmanlık duymayan ve başkalarını suçlayan bir hâldedir. Farz ibadetleri ya yapmaz ya da mânâsını bilmeden alışkanlıkla yerine getirir. Bu, sülûk öncesi avâmm-ı insanın mertebesidir ve İdrîsiyye Fassı'nın "tathîr" merhalesi bu nefsi terk etmenin yeridir. Şeriat ve tarikat kitapları genellikle nefsin bu "emmârelik" yönünü ele alır³·⁴.

Mârifet Dili: İrfan ve tasavvufî zevk açısından nefs-i emmâre, sadece kötü bir varlık olarak değil, aynı zamanda mârifet-i nefsin başlangıç noktası olarak görülür. Mârifet-i nefs, kişinin kendini tanıması ve Rahmaniyetin ne olduğunu idrâk etmesiyle başlar ki, bunun ilk adımı nefs-i emmâreden yola çıkmaktır⁵·². Bu dilde nefs-i emmâre, eğitilmesi gereken bir güçtür; ölmesi söz konusu değildir, aksine eğitildiğinde kişiye en büyük faydayı sağlayan bir yön hâline gelir. İnsan-ı kâmillerin tasarrufu altında, nefs-i emmâre sahipleri onların emrine boyun eğerek hizmet edebilirler⁶·⁷. Bu, nefsin hakikat yönünün keşfedildiği bir mertebedir³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Bendeki Terzi Babam (Cilt 2) · s.53Tabii hâliyle, Marifet mertebesinden kelimeye bakılınca farklı ma’nâlanmalar olmaktadır. Mevlânâ Hazretleri “Bu âlem baş aşağı dönmüş tür. Yukarıdakiler aşağıdaOku
  2. 2Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29) · s.3351-Evvela Marifet-i Nefs; yani Rahmaniyetin ne olduğunu ( nefs o şeyin hakikatı, gerçeğidir) biz nefs dendiği zaman hemen nefs-i emmare kötü nefs olarak almışız.Oku
  3. 3Vahiy ve Cebrâîl · s.72Şeriat ve tarikat kitaplarında “nefs” in, “emmare” lik (kötülük) yönü; Hakikat ve marifet kitaplarında ise, “nefs” in hakikat yönü anlatılmaktadır. Genelde “nefOku
  4. 4Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.5Nefs üzerine çok şeyler söylenmiştir, fakat daha fazla “emmâre” lik hali ele alınmıştır. Oysa ki; “nefs” in mânâsı ve hakikati insân varlığı üzerinde gerçekten Oku
  5. 5A'yân-ı Sâbite · s.209İşte kişi bunları düşündüğü zaman kendisinde ilk yapacağı şey marifet-i nefs yani nefsini tanımak, ki onun başlangıcı da emmâre ye gelerek emmâreden yola çıkmakOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.232Yani, yüz binlerce nefs-i emmâre (kötülüğü emreden nefis), yani nefs-i emmâre sahipleri, insân-ı kâmilin (Hakk'ın tüm isimlerine mazhar olan olgun insan) ruhunuOku
  7. 7Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003) · s.46Bunların hepsi Nefs-i emmare, bunları parçala diyor, param parça et, ama baştan onları alıştır diyor, eğit onları diyor, nefs-i emmareyi eğit nefs-i emarenin ölOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.