Nefs-i Emmâre nedir?
Nefs-i Emmâre, tasavvuftaki yedi nefs mertebesinin en alt basamağı olup, "kötülüğü emredici nefs" anlamına gelir. Bu mertebe, sâlikin henüz gaflet içinde olduğu, kötülüğü kötülük olarak idrak edemediği ve nefsinin isteklerini kendi seçimi sandığı hâli ifade eder. Kur'ân-ı Kerîm'deki Yûsuf Sûresi'nin 53. ayetinde geçen "innen-nefse le-emmâretün bi's-sû' illâ mâ rahime rabbî" (nefs kötülüğü emredicidir, ancak Rabbimin rahmet ettiği müstesnâ) ifadesi, bu nefsin temel dayanağıdır. Emmâre nefs, avâm-ı insanın mertebesi ve sülûk öncesi başlangıç noktasıdır; bu mertebede kişi, hedefini dışarıdan içeriye döndürmek istediğinde, nasıl bir nefs-i emmâre tesirinde olduğunu idrak eder. Nefs-i emmârenin zikri "Lâilâhe İllâllah"tır.
Detaylı cevap
Nefs-i Emmâre, yedi nefs silsilesinin (emmâre, levvâme, mülhime, mutmainne, râdıyye, merdıyye, sâfiye) ilk ve en dış dairesidir. Bu nefs, "çok emreden, istediğini yaptıran nefs" olarak tanımlanır. Emmâre mertebesinde kişi, duygularıyla hareket eder ve kendine yakışmayan şeyleri başkasına, hatta Cenâb-ı Hakk'a yakıştırabilir. Bu hâl, kişinin içinde bulunduğu en düşük hâldir ve sürekli kötülüğü emreder. Mesnevî-i Şerîf'te "nefs-i şehvet" olarak da anılan emmâre nefs, ibâdetten uzaktır ve Hakk'a itaat etmek onun şânı değildir.
Emmâre nefs, Hak'tan habersizdir; farz ibâdetleri ya yapmaz ya da mânâsını bilmeden alışkanlıkla yapar. Dünyevî arzuların peşindedir; mal, makam, şöhret ve lezzet için yaşar, âhireti hatırlamaz. Günah işlediğinde pişmanlık duymaz veya çok geçici pişmanlıklar yaşar. Başkalarını suçlar, kendisini değil; her hatada "şart böyleydi, ben değildim" der. Yemek, içmek, cinsel alaka ve oyun gibi süflî lezzetler kalbinin merkezindedir.
Nefs-i emmârenin boyunduruğundan kurtulmak ve diğer merhalelere geçmek için günlük çalışmalar yapılması gereklidir. Bu nefs, eğitilmesi gereken bir güçtür; ölmesi söz konusu değildir. Eğitildiğinde kişiye yardımcı olur ve en büyük faydası olan yönümüz hâline gelir. Bir irfan ehli, nefs-i emmâreden nasıl geçileceği sorusuna, "evvelâ nefs-i emmâreye nasıl gelinir, onu anlamak lâzımdır" diye cevap vermiştir; çünkü bir yere gelinmeden oradan geçilmesi mümkün değildir. Bu mertebenin içi "insânlığa" yükseliş, dışı ise "hayvanlığa" iniştir.
Kaynaklar
Bu cevap kütüphanedeki 9 eserden derlendi — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003), s. 46“Bunların hepsi Nefs-i emmare, bunları parçala diyor, param parça et, ama baştan onları alıştır diyor, eğit onları diyor, nefs-i emmareyi eğit nefs-i emarenin öl”Oku
- 2Mesnevî Cilt 12 · Beyit 2013 (s. 27)“Yani, yüz binlerce nefs-i emmâre (kötülüğü emreden nefis), yani nefs-i emmâre sahipleri, insân-ı kâmilin (Hakk'ın tüm isimlerine mazhar olan olgun insan) ruhunu”Oku
- 3İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000), s. 183“Şimdi nefs-i emmareyi böyle eğittikten sonra yapılan işlerin de nefs-i emarenin lehine olduğunu nefs-i emmare de anladıktan sonra senin en büyük yardımcın nefs-”Oku
- 4Bir Ressam Hikâyesi, s. 260“Kişi bu halde iken hedefini dışarıdan içeriye döndürmek isterde gereğini yaparsa, kendisine içini göstermek için bir ayna verirler, bu ayna ile içini seyretmeye”Oku
- 5Yehova Şahitleri ile Mülâkât, s. 73“Yukarıda bahs edilen on iki mertebe iç içe on iki daire olarak düşünülürse en dış daire ve dışı (nefs-i emmâre) dir. O nun kalınlığı sonsuzdur. Bu mertebe de ka”Oku
- 6Sohbet Arası Sohbetler CD 18, s. 137“Şimdi emmare mertebesinde Kur’an-ı Kerim’de açık olarak belirtilen Yusuf (as) ın duasıdır, وَمَاۤ اُبَرِّىءُ نَفْسِى اِنَّ النَّفْسَ لاَمَّارَةٌ بِالسُّوۤءِ اِل”Oku
- 7Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri, s. 189“Nefs-i emmare duygularıyla hareket eder. Kendine yakışmayan şeyi başkasına hatta C.Hakk’a yakıştırabilir. Bu ayet emmare akla hitap eder. Emmare nefse EDEB ve Ç”Oku
- 8İrfan Mektebi ve Hakk Yolu, s. 11“BİRİNCİ KISIM; BİRİNCİ BÖLÜM: “NEFS-İ EMMÂRE” Nefs-i emmâre, çok emreden, istediğini yaptıran nefs anlamında dır. Nefs-i emmârenin boyunduruğundan kurtulmak ve ”Oku
- 9Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2370 (s. 98)““Nefs-i şehvet”, lâmiyye izâfetidir, “şehvete özgü olan nefis” demektir. Kastedilen, nefs-i emmâredir. Yani, “Ey nefis, sen beni ibâdet türü olan harbe ve cihâd”Oku
- 10Mesnevî Cilt 10 · Beyit 2673 (s. 187)““Nefs-i şehvet”, lâmiyye izâfetidir, “şehvete özgü olan nefis” demektir. Kastedilen, nefs-i emmâredir. Yani, “Ey nefis, sen beni ibâdet türü olan harbe ve cihâd”Oku
- 11Yehova Şahitleri ile Mülâkât, s. 71“Burada İrfan Mektebi kitabımızın “Nefsi Emmare” isimli birinci bölümünü aktaralım: “NEFS-İ EMMÂRE” Nefs-i Emmâreyi tanımağa çalışalım. NEFS-İ EMMÂRE’nin zikri. ”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.