Nefs-i Küllî nasıl gerçekleşir?
Nefs-i Küllî, kâinatın aslî nefsi ve ruhu olarak tezahür eden kevnî bir mertebedir. Akl-ı Evvel'in eşi olup, Cenâb-ı Hakk'ın fiil ve hareket kanalını temsil eder. Bu mertebe, Allah Teâlâ'nın kendi ruh-i küllisinden insana üflemesiyle (Hicr 29) her bir insanda mevcut olan ruhun, ilahi külli ruhtan bir cüz gibi olmasına yol açar¹. Nefs-i Küllî, bedene ilişmeden önce var olan her kimsenin yazgısına vâkıf ve bilgili olandır². Akl-ı Kül ile Nefs-i Küllî'nin izdivacından âlemler ve faaliyetler ortaya çıkar³.
Detaylı cevap
Nefs-i Küllî, tasavvufî vücud bahsinde kevnî bir mertebe olarak kabul edilir ve kâinatın küllî tezahürünü sağlayan kademedir. Akl-ı Evvel ile arasındaki temel fark, Akl-ı Evvel'in vahy ve kelâm kanalı olması, Nefs-i Küllî'nin ise fiil ve hareket kanalı olmasıdır. Yani Akl-ı Evvel Hakk'ın bilinmesini sağlarken, Nefs-i Küllî Hakk'ın işleyişini temin eder. Kâinat bu iki mertebeden zuhur eder. Klasik tabirle, "akl-ı evvel ilm-i Hak'tır, nefs-i küllî kudret-i Hak'tır".
Nefs-i Küllî'nin gerçekleşmesi, Allah Teâlâ'nın kendi ruh-i küllisinden insana nefh etmesiyle (üflemesiyle) olur. Bu nefh neticesinde, insan ruhu, ilahi külli ruhtan bir cüz gibi olur¹. Bu durum, Hicr Sûresi'nin 29. ayetindeki "ve nefahtu fîhi min rûhî" (ona kendi ruhumdan üfledim) ifadesiyle açıklanır ve Nefs-i Küllî'nin insanlardaki yansımasının asıl mesnedidir.
Nefs-i Küllî, vâhidiyyet mertebesinin eylem yönüdür. O, bedene ilişmeden önce, var olan her kimsenin yazgısına ve nakşına vâkıf ve bilgili olandır². Ayrıca, Nefs-i Küllî için "Levh" tabiri kullanılmıştır ki bu, Levh'in Arş'ın fevkinde olduğunu gösterir⁴. Akl-ı Kül ile Nefs-i Küllî'nin izdivacından bu âlemler ve faaliyetler ortaya çıkar; esas olan Akl-ı Kül'ün bütün âlemi ihata etmesidir³. İzâfî ruhun cem' ayn'ından aldığı her feyzi Nefs-i Küllî kabul eder ve onun ayrıntı mahalli olur⁵.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Kelime-i Muhammediyye, Bölüm 132“وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِى 15/29 kavlinde içinde mevcut olan nefs-i emri ızhar buyurdu. Yani insanın varlığında Cenab-ı Hakk nefha-i ilahiyesini vermesi suret”Oku
- 2Mesnevî Cilt 3 · Beyit 172 (s. 67)“Küllî Nefs, kayıt altına alınmadan önce, var olan her kimsenin nakşına vâkıftır. 172. Nefs-i kül ayak bağlamazdan (cesede ilişmezden) evvel, var olan her kimsen”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001), s. 90““hayret ettim ben bu işe ne denir ki bu gidişe, soldan sağa dönüyordu tavaf, zahir ile benlik arası” bakın yapılan tavaf Haccın zahiri ve benlik ile yapılan tav”Oku
- 4Bürûc Sûresi, s. 84“Her nekadar cism-i küllî, ruhlar âlemini kapsamına almış ise de; ruh onun fevkindedir. Nefs-i küllî ise, onun fevkindedir. Şu da bir gerçektir ki: Arşın üstünde”Oku
- 5Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180), s. 27“Birinci i’tibar “fıtrî akıl”dan ibârettir ki mübârektir ve onun netîcesi, Cenâb-ı İlâhî’nin muhabbetidir. İkinci i’tibâr “hálk edilmişlere âit ve düşük akıl”dan”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.