Nefs-i Mutmainne niçin İsmâîliyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?
Nefs-i Mutmainne, Fecr Sûresi'nin 27-30. ayetlerinde ifade edilen "Rabbine râzı olarak ve râzı kılınmış olarak dön" hitabına mazhar olan, huzura ermiş ve sâkinleşmiş nefis mertebesidir. Bu mertebe, sâlikin nefsânî arzulardan kaynaklanan elem ve meşakkatlerden kurtulduğu, Hak ile huzur bulduğu bir hâldir¹. İsmâiliyye Fassı'nda Nefs-i Mutmainne'nin anlaşılır kılınmasının temel sebebi, bu mertebeye ulaşan her nefsin, tıpkı İsmail (a.s.) gibi Allah katında râzı olunmuş (marzî) olmasıdır. Zira bu nefs, kötülüğü emreden (emmâre) veya kendini kınayan (levvâme) nefis gibi fiillerini kendine isnat etmez, dolayısıyla Hak ortaya çıkar ve bâtıl gider².
Detaylı cevap
Nefs-i Mutmainne, tasavvuftaki yedi nefs mertebesinin dördüncüsü olup, sülûkun kritik bir dönüm noktasıdır. Bu mertebede sâlik, önceki hâllerindeki şüphe ve endişelerden arınarak ilâhî huzuru bulur, kendine ve Rabb'ine güveni artar³. Nefs-i Mülhime'den sonra gelen bu mertebede, evham ve hayalî girişler kesilir, sadece ilhamlar açılır; bu da sâlikin Hak'tan gelen mesajları net bir şekilde ayırt etmesini sağlar⁴·⁵.
İsmâiliyye Fassı'nda Nefs-i Mutmainne'nin önemi, Fecr Sûresi'nin 27-30. ayetlerinde geçen "Ey nefs-i mutmainne! Râzı ve râzı olunmuş olarak Rabb'ine dön; benim kullarıma katıl ve cennetime gir!" hitabıyla açıklanır². Bu ayetler, mutmainne nefsin Allah katındaki makamını ve İsmail (a.s.) ile olan benzerliğini vurgular. İsmail (a.s.) gibi, Nefs-i Mutmainne de Rabb'i katında râzı olunmuştur (marzîdir)²·⁶. Çünkü bu nefs, kötülüğü emreden (emmâre) değildir ki fiillerini kendisine isnat ederek iddiada bulunsun; ve kendini kınayan (levvâme) değildir ki fiillerini kendine bağlayarak kendini kınasın². Nefs-i Mutmainne mertebesine ulaşan sâlik, nefsânî arzulardan kaynaklanan elem ve meşakkatlerden kurtulur, zira nefis cehennem tabiatlıdır ve kendi hazlarına asla doymak bilmez¹·⁷. Bu mertebede sâlik, Hak'ın emrine itaat etmekten zevk alır ve zikr-i Hak ile huzur bulur⁸. Bu hâl, güneşin doğması gibi apaçık bir müşâhededen sonra elde edilen aynî tecellî ile gerçekleşir⁹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.384“Ya'ni insan “nefs-i mutmainne” makâmına gelmedikçe, nefsin arzüların- dan mütevellid olan elem ve meşakkatler içinde yanar tutuşur. Zirâ “nefs-i mutmainne” fele”Oku
- 2Kelime-i İsmâiliyye · s.60“دْخُلِــي جَنَّتِــيمَرْضِيَّــة ً فَادْخُلِــي فِــي عِبَــادِي وَ(Fecr, 89/27-30) Ey nefs-i mutmainne! Râzıye ve marzıyye olarak Rabb’ine rücû’ eyle; benim ku”Oku
- 3En'âm Sûresi · s.109“Nefsi mutmainne mertebesinin olan bu âyeti nefsi mutmainne mertebesi içinde anlamaya çalışırsak. Evvelki hallerinde yaşamını sürdürerek Nefs-i Mutmeinne’ ye ula”Oku
- 4Âl-i İmrân Sûresi · s.26“Mülhime nefs mertebesinden mutmainne nefs mertebesine geçmek insan için iç bünyede büyük bir inkılâbtır, eğer bunu başaramaz isek karşımıza gelen şeyleri çözeme”Oku
- 5Sohbet Arası Sohbetler CD 9 (2002) · s.192“Nefs-i Emmare de aynen böyledir, bir iğne batırdığınızda hemen soluverir. Ama işte o batıracak iğneyi bulmak lazımdır. Veya o iğneyi neresine batıracağını iyi b”Oku
- 6s.61 · s.12
- 7Secde Sûresi · s.139“Mesneviden Cehennem ve cehennemliklerin hallerini anlatan bazı özetleri de buraya aktaralım; ------------------ İnsan “Nefs-i Mutmainne” makâmına gelmedikçe, ne”Oku
- 8Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.14“Vaktâki hırs ile vâki' olan hücûmu netîcesinde tutulduğu tuzağın bağından, onun hodbinlik ve gururu kırılır; nefs-i levvâme onun üzerine fırsat bulup bâtınından”Oku
- 9Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2) · s.174“. “Gece nefs-i emmâreye, subh-ı sâdık (fecr-i sâdık) levvâmeye, havanın iyice aydınlanması mülhemeye, güneşin doğması mutmainneye işarettir. Sâlik nefs-i mutmai”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.