İçeriğe atla

Nisâ 125 ayetindeki Hullet (Dostluk) kavramı tasavvufta neye işaret eder?

Ayet-TasavvufOrta düzey1 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Nisâ Sûresi 125. ayetinde geçen "vettehazallâhu İbrâhîme halîlâ" (Allah İbrâhim'i dost edindi) ifadesi, tasavvufta Hak ile kul arasındaki en yakın muhabbet bağını, yani hulleti işaret eder. Hullet, lugatte 'derinlik, içlilik, dostluğun en samimi hâli' anlamına gelir ve tasavvufta muhabbetten daha içli, ma'rifetten daha samimi bir dostluk mertebesidir. Bu makam, Hz. İbrâhim'e mahsus olup ona "Halîlullâh" (Allah'ın dostu) lakabını kazandırmıştır¹. Hullet, bedenin (nefsin) ve Allah'ın iki ayrı şey olduğu düşüncesinin birleştiği, afak ve enfüsün tevhid edildiği bir idrak seviyesidir; bu idrake ulaşan sâlik, Hakkani elbiseyi giymiş olur².

Detaylı cevap

Hullet, tasavvufta peygamberlerin makamları arasında özel bir yere sahiptir ve muhabbetin en yüksek mertebesi olarak kabul edilir³. Hz. İbrâhim'in "Halîlullâh" vasfı, bu kavramın temel dayanağıdır ve Nisâ 125. ayetinde açıkça belirtilmiştir⁴. Bu ayet-i kerime ile hulletin verildiği bilinmektedir²·⁵. Hullet, seyr-ü sülûkta yaşanacak bir mertebedir ve İbrâhîmiyyet "Halîl-hullet" dostluk mertebesi olarak anılır⁶·⁷·⁸. Bu mertebede, sâlikin Hak'a dostluğu, Hz. İbrâhim'in yıldızı, ayı ve güneşi denedikten sonra "batanları sevmem" (En'âm 76) diyerek yüzünü gökleri ve yeri yaratana döndürmesiyle ifade edilir. Hullet, Hak ile kul arasındaki dostluğun her gözeneğe nüfuz etmesi, sevenin sevdiğine karışması halidir. Bu, nefis ve Allah'ın iki ayrı şey olduğu düşüncesinin birleştiği, afak ve enfüsün tevhid edildiği bir idrak seviyesidir². Hullet sahibi olmak isteyen, bu idrake ulaşmalıdır; zira bu idrake ulaşan kişi, Hakkani elbiseyi, yani Esmaül Hüsna'yı üstüne giymiş olur². Hz. İbrâhim'in Nemrut tarafından ateşe atıldığında ateşin gül bahçesine dönüşmesi hadisesi, onun üzerindeki hullet, yani ilahi dostluk örtüsü ve kibriya ile açıklanır⁹. Gönülden sözün kaynaması dostluk nişanıdır; sözün bağlanması ise ülfetsizliktendir¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 3) · s.62Hullet= İçten sevgi, hakîkî dostluk, arkadaşlık. Bilindiği gibi İbrâhîm (a.s.) ın büyük vasfı (Halîl-ürrahmân) dır. O zamana kadar bu (kelime-vasıf) hiçbir kimsOku
  2. 2Sohbet Arası Sohbetler CD 17 · s.45Hullet dostluk elbisesi dediği bu. Halil İbrahim’in ismi de buradan kaynaklanıyor. Yani ilahi dostluk burada başlıyor. Beden birey yani nefis ve Allahın iki ayrOku
  3. 3K1-398,Hullet
  4. 4Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir · s.102Nisâ sûresi 125. Âyette Cenâb-ı Hakk şöyle buyurmuştur. وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰه۪يمَ خَل۪يلً (vettehaza Allâhu ibrâhîme halîlâ”) Allah, İbrahim’i dost edindi.Oku
  5. 5Sohbet Arası Sohbetler CD 18 · s.49Mevzuumuz la ilgili bir kaç Âyet-i Kerime ile yolumuza devam edelim. Kûr’ân- Keriym; Nisâ Sûresi; (4/125) Âyetinde şöyle ifade edilmiştir. وَمَنْ اَحْسَنُ دِينًOku
  6. 6Bürûc Sûresi · s.29Çünkü gerçekten İbrâhîmiyyet “Halîl-hullet” dostluk mertebesidir ve seyr-ü sülûk ta yaşanacak bir metebedir. Gelecek Âyet-i Kerîmelerde onu göreceğiz.Oku
  7. 7Enbiyâ Sûresi · s.147Çünkü gerçekten İbrâhîmiyyet “Halîl-hullet” dostluk mertebesidir ve seyr-ü sülûk ta yaşanacak bir metebedir. Gelecek Âyet-i Kerîmelerde onu göreceğiz.Oku
  8. 8Sâffât Sûresi · s.66Çünkü gerçekten İbrâhîmiyyet “Halîl-hullet” dostluk mertebesidir ve seyr-ü sülûk ta yaşanacak bir metebedir. Gelecek Âyet-i Kerîmelerde onu göreceğiz.Oku
  9. 9Sohbet Arası Sohbetler CD 21 · s.116Nuh aleyhisselam da suyun üstünde kaldı, ne yaptı ilm-i necat buldu. Su ilimdi aynı zamanda. Dördüncü necat, Nemrut İbrahim’e çok eziyet etti ve sonunda ateşe aOku
  10. 10Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.788Gönülden sözün kaynaması dostluk nişanıdır. Sözün bağlanması ülfetsizliktendir. Yani, gönülde konuşma isteği iki kişi arasında dostluk işaretidir. Sözün bağlanmOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.