Nübüvvet kelimesinin tasavvuftaki anlamı nedir?
Tasavvufta nübüvvet, Allah'tan özel haber alma ve vahy iletilme makamı olup, peygamberlik anlamına gelir. Bu makam, Hak'ın kâinatla iletişim kanalıdır ve Hz. Muhammed ile "Hatm-i Nübüvvet" (peygamberliğin sonu) gerçekleşerek kapalı hale gelmiştir. Ancak tasavvufta nübüvvetin iki çeşidi olduğu belirtilir: "nübüvvet-i teşrîiyye" (şeriat getiren peygamberlik) ve "nübüvvet-i ta'rîfiyye" (tanımlayıcı peygamberlik). Nübüvvet-i teşrîiyye kapalı olsa da, "ümmetimin âlimleri Benî İsrâîl'in nebîleri gibidir" hadîs-i şerîfiyle işaret edilen nübüvvet-i ta'rîfiyye, şeriatı güçlendiren ve destekleyen bir mertebe olarak âlimler için açıktır¹.
Detaylı cevap
Nübüvvet, tasavvuf ve akâid ilminin kesişim noktasında yer alan, Allah'ın peygamberlerine bilgi indirmesi (vahiy) yoluyla gerçekleşen bir makamdır². Bu makam, Hak'tan kuluna özel haber verme ve vahy iletilme işlevini görür. Nübüvvetin temelinde, peygamberin kendi hevasından konuşmayıp, yalnızca kendisine vahyedileni söylemesi esası vardır (Necm 3-4, K1-306). Tasavvufta nübüvvet, "nübüvvet-i teşrîiyye" ve "nübüvvet-i ta'rîfiyye" olmak üzere ikiye ayrılır. Nübüvvet-i teşrîiyye, şeriat sahibi olan peygamberlerin nübüvvetidir ve Hz. Muhammed ile sona ermiştir¹. Hz. Muhammed'in "hâtemu'n-nebiyyîn" (peygamberlerin sonu) olmasıyla nübüvvet kapısı kapanmıştır (Ahzâb 40, K1-306). Ancak "nübüvvet-i ta'rîfiyye", şeriatı güçlendiren ve destekleyen bir peygamberlik türüdür. Bu mertebe, "ümmetimin âlimleri Benî İsrâîl'in nebîleri gibidir" hadîs-i şerîfiyle işaret edilen, âlimlerin halkı doğru yola iletme vazifesini ifade eder¹.
Tasavvufta nübüvvet, velayetle de yakından ilişkilidir. Nübüvvet, velayetin zahiri (dış görünüşü), velayet ise nübüvvetin bâtını (iç yüzü) olarak kabul edilir³·⁴. Peygamberlerin nübüvvetleri ve şeriatları bile velayetleri aracılığıyla alınır; bu durum, velayetin bir bakıma nübüvvetten daha üstün olduğunu gösterir, zira özde çalışan velayettir, nübüvvet ise dışarıdaki ahkamıdır⁵·⁶. Risâlet ise nübüvvetten daha üstün bir makamdır, çünkü risâlette nübüvvet üzerine özel bir fazlalık bulunur⁷·⁸. Velayet ise nübüvvet ve risâletten daha genel bir kavramdır⁷. Nübüvvetin velayetten istimdat ettiği ve eserlerinin nübüvvetle zuhur ettiği belirtilir³.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.527“Bu şerefli beyitte "nübüvvet" ifadesiyle nübüvvet-i ta'rîfiyyeye (tanımlayıcı peygamberliğe) işaret edilir. Çünkü nübüvvet iki çeşittir. Birisi, "nübüvvet-i teş”Oku
- 2Vahiy,
- 3TB. Kelime-i Şîsiyye · s.163“Nübüvvet velayetin zahiri ve velayet dahi nübüvvetin batını olduğunu nübüvvette müteayyin olan zatın yani hatem-i enbiya ve onun batını olan velayette müteayyin”Oku
- 4A'yân-ı Sâbite · s.266“Ve kezâ enbiya meratib-i nübüvvete a’yân-ı sâbitelerin iktizadadı muktezatınca ulum ahkâm ve marifte diğerinin üzerine tefazul ederler, çünkü nübüvvet velâyetin”Oku
- 5Şûrâ Sûresi · s.86“Cihet-i nübüvvetleri ile almazlar. Yani nübüvvet yoluyla almazlar velayet yoluyla alırlar. Hatta her bir peygamber nübüvvetini ve şeriatını ahkamını bile velaye”Oku
- 6TB. Kelime-i Şîsiyye · s.136“Cihet-i nübüvvetleri ile almazlar. Yani nübüvvet yoluyla almazlar velayet yoluyla alırlar. Hatta her bir peygamber nübüvvetini ve şeriatını ahkamını bile velaye”Oku
- 7Kelime-i Üzeyriyye · s.164“Çünkü nübüvvette özel bir fazlalık vardır; ve risâlet de nübüvvetten daha üstündür. Zira risâlette de nübüvvet üzerine başka bir özel fazlalık vardır. Ve "velây”Oku
- 8TB. Kelime-i Lûtiyye & Üzeyriyye · s.171“Paragraf: İmdi o, indinde nübüvvet-i teşri' ve risâlet-i teşrî' olmayan velîden a'lâ olduğunu bilir (44). ---------------- Ya'nî Üzeyr (a.s.), azarlama suretind”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.