Risâlet hangi aşamalardan geçer?
Risâlet, Hak'tan insanlığa şer'î ahkâm ve kitap getirme makâmı olup, tasavvufta nübüvvetin üst mertebesi ve vücudî bir kanal olarak tanımlanır. Risâletin tahakkuku, diğer tasavvufî hakikatler gibi dört temel aşamadan geçer: ilim (ilme'l-yakîn), hâl, makam (ayne'l-yakîn) ve tahakkuk (hakke'l-yakîn). Bu aşamalar, sâlikin risâletin hakikatini önce aklen bilmesi, sonra kalben tatması, ardından bu hâlin sabitlenmesi ve nihayetinde o hakikatle bütünleşmesi sürecini ifade eder. Özellikle "fenâ fir'rasûl" mertebesinde, sâlik risâlet hakikatini idrak etmeye başlar ve bu, bir kişinin evvelâ tarikat düzeyinde şeyhlik hakikatini, sonra risâlet hakikatini idrak etmesiyle gerçekleşir¹.
Detaylı cevap
Risâlet, Allah'ın peygamberlerine bilgi indirmesi olan vahyin (Vahiy) insanlığa tebliğ edilmesi vazifesidir ve nübüvvetten daha özel bir mertebedir; her resûl nebîdir, ancak her nebî resûl değildir. Tasavvufî bir hakikat olan risâletin sâlikte tahakkuku, dört temel aşamadan oluşan mertebeli bir sülûk ile gerçekleşir.
Birinci aşama: İlim (İlme'l-yakîn). Bu aşamada sâlik, risâlet kavramının tanımını, hududunu ve kaynağını okuyarak veya dinleyerek akıl seviyesinde bilir. Risâletin "elçilik, mesaj götürme, tebliğ" anlamlarını ve Hak'tan şer'î ahkâm ve kitap getirme makâmı olduğunu bu düzeyde öğrenir. Örneğin, bir sâlik risâletin peygamberlik mânâsında değil, "haberci, ulaştıran" anlamında olduğunu kitaplardan öğrenir¹.
İkinci aşama: Hâl. Bu, kalbin risâlet hakikatini geçici olarak tatmasıdır. Sâlik, bir zikir meclisinde veya mürşid huzurunda risâletin bir parıltısını yaşar. Bu hâl, şimşek gibi gelip geçici bir bârika olabilir. Hz. Peygamber'in Hz. Bilâl'in nağmeleriyle kendinden geçip vahdet denizine dalması gibi durumlar, risâlet makamındaki bir zatın dahi hâl yaşamasına örnek teşkil edebilir².
Üçüncü aşama: Makam (Ayne'l-yakîn). Hâlin sâbitlenmesi ve yerleşmesiyle makam oluşur. Bu aşamada sâlik, risâlet hakikatini sadece bilmekle kalmaz, aynı zamanda onu müşahede eder ve yaşar. Bu, "fenâ fir'rasûl" mertebesinin açılmaya ve anlaşılmaya başladığı yerdir; sâlik, risâlet hakikatini kendi varlığında idrak etmeye başlar¹. Hâlin yerleşmesi, tertîb-i sülûk, edep ve sohbet gibi unsurlarla mümkündür.
Dördüncü aşama: Tahakkuk (Hakke'l-yakîn). Bu son aşamada sâlik, risâlet hakikatiyle tamamen bütünleşir ve o hakikatin kendisi olur. Risâlet, artık onun için bir bilgi veya hâl olmaktan çıkıp, varlığının ayrılmaz bir parçası haline gelir. Bu, sâlikin risâletin vücudî bir mertebe olduğunu tam anlamıyla idrak ettiği ve Hak'ın kâinata mesaj iletme kanalının bir parçası haline geldiği en yüksek mertebedir.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Reşahât — Aynü'l-Hayât · s.141“Burada birinci aşamada kendini yok ettiğinde “fenâ fir’rasûl” mertebesi kendisinde açılmaya ve anlaşılmaya başladığında, o zaman eyvah aynı kişiymiş bu gibi. Yâ”Oku
- 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2 · s.327“Bu kıymetli beyte göre Risâlet-penâh Efendimiz de Hz. Bilâl'in latîf nağmelerinin etkisiyle kendinden geçer ve vahdet denizine dalardı. Bu hâlin defalarca yaşan”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.