İçeriğe atla

Rubûbiyyet niçin Hûdiyye Fassı'nda anlaşılır kılınır?

Kavram-Fass Eşleşmesi2 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Rubûbiyyet, yani Hakk'ın terbiye edicilik ve yetiştiricilik sıfatı, Fusûsu'l-Hikem'in Hûdiyye Fassı'nda "ahadiyyet-i rubûbiyyet" (Rablık birliği) olarak açıklanır. İbn Arabî, Yûsuf Fassı'nda zikrettiği "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"den (ilâhî isimler birliği) sonra, rubûbiyyetin birliğini Hûd (a.s.)'ın hikmetiyle ilişkilendirir. Bu, her bir varlığın özel bir Rabbi olduğunu ve mutlak Rablık'tan nasibinin o özel isimle gerçekleştiğini gösterir; böylece varlıkların kendi özel Rablerinin doğru yolu üzerinde nasıl yürüdükleri Hûd Fassı'nda anlaşılır kılınır¹·².

Detaylı cevap

Rubûbiyyet, tasavvufta Hakk'ın "er-Rabb" isminin tezâhürü olup, kâinatı terbiye eden, yetiştiren ve ihtiyaçları gideren vechesini ifade eder. Bu kavram, Fâtiha Sûresi'ndeki "el-hamdu lillâhi rabbi'l-âlemîn" (hamd âlemlerin Rabb'i Allah'ındır) ayetinde temel mesnedini bulur ve "terbiye eden tek varlık" anlamını taşır. İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserinde, her peygamberin bir hikmeti temsil ettiği 27 Fass bulunur. Hûdiyye Fassı, bu eser içinde "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i, yani Rablık birliğini içeren "Hikmet-i Hûdiyye"yi açıklar¹.

Şeyh-i Ekber, Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliği) zikrettikten sonra, "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i Hûdiyye Fassı'nda ele alır³·⁴·³. Bu sıralama, Hakk'ın Zât birliği ve isimler birliğinden sonra, terbiye edicilik birliğinin idrak edilmesinin önemini vurgular. Her bir varlığın özel bir Rabbi olduğu ve mutlak Rablık'tan nasibinin o özel isimle gerçekleştiği belirtilir². Dolayısıyla, varlıkların kendi özel Rablerinin doğru yolu üzerinde nasıl yürüdükleri, yani rubûbiyyetin tecellîleri ve işleyişi, Hûd Fassı'nda açıklanır². Bu bağlamda, "ahadiyyet-i rubûbiyyet", varlıkta gözün ancak Hakk'a bakması ve hükmün ancak Hak üzerine gerçekleşmesi hakikatini ifade eder⁵. Rubûbiyyet ve ubûdiyyet deryaları, Cenâb-ı Hakk'ın kendi Zâtından âleme yaydığı iki özellik olup, âlemin faaliyet sahasını meydana getirir⁶·⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Hûdiyye · s.10Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)Oku
  2. 2Kelime-i İsmâiliyye · s.15İmdi Cenâb-ı Şeyh (r.a.) bâlâda her bir mevcûdun bir Rabb-i hâssı olup, o mevcûdun rubûbiyyet-i mutlakadan nasîbi, ancak o ism-i hâs olduğunu beyân eylemiş idi.Oku
  3. 3Kelime-i Hûdiyye · s.9Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)Oku
  4. 4A'yân-ı Sâbite · s.384Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan mukaddem olan bundan evvel olan Fass-ı Yûsufî'nin âhirinde, sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyOku
  5. 5Kelime-i Hûdiyye · s.11Cenâb-ı Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan mukaddem olanFass-ı Yûsufî’nin âhirinde “ahadiyyet-i zâtiyye” ile “ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye”yi zikretmiş olduğundan, Oku
  6. 6Kur'ân-ı Kerîm'de Yolculuk — 53. Âyetler ve Terzi Baba · s.142Niçin birbirlerine geçmez karışmazlar? İşte bu deryaların bir tanesi “Abdiyyet – Ubudiyyet” , diğeri ise “Rabb – Rububiyyet” deryalarıdır. Cenâb-ı Hak kendi zatOku
  7. 7Er-Rahmân · s.41Niçin birbirlerine geçmez karışmazlar? İşte bu deryaların bir tanesi “Abdiyyet – Ubudiyyet” , diğeri ise “Rabb – Rububiyyet” deryalarıdır. Cenab-ı Hak kendi zatOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.